Zülfü Livaneli Kültür Merkezi, görsel sanatlar ile edebiyatın iç içe geçtiği özel bir seçkiye kapılarını açtı. 8 Nisan'da gerçekleşen açılışla sanatseverlerle buluşan sergi, illüstrasyon dünyasından 14 farklı sanatçıyı bir araya getiriyor. Eserlerin ortak noktası, her birinin izleyiciye bir hikâye anlatması ve illüstrasyonun sadece metne eşlik eden bir çizim değil, başlı başına bir anlatı dili olduğunu kanıtlaması. Sergi, ziyaretçilere çocukluktan yetişkinliğe uzanan geniş bir hayal dünyasının kapılarını aralıyor.

"BU BENİM RÜYAMDI"
Serginin kreatif direktörlüğünü üstlenen Atilla Güllü, açılış töreninde yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı:
"Çocukların hayal dünyasını beslemek, onlara esin olmak, güzellik ile çirkinlik arasındaki seçimlerini geliştirebilecekleri bir ortam sunmak... İşte bu benim rüyamdı. İllüstrasyon sanatını 'öykü yüklü resimler' olarak tanımlıyorum ve bir resmin bin sözcüğe bedel olduğuna inanıyorum. Bizlerin çocuklara her zaman güzeli, aydınlığı ve doğruyu aktarma sorumluluğu var. İnsanlar güzel şeyler görürlerse, güzel şeyler düşünürler ve ileriye de umutla bakarlar; dolayısıyla davranışları ve hareketleri de ona göre güzelleşir. Bu sergi; son yıllarda çevremizde hissettiğimiz donmuş kalıplara karşı; çocuksu, çok renkli ve sevinç dolu bir sanatsal duruştur. Tüm sanatseverleri 16 Nisan’a kadar sergimize bekliyoruz."

"İLLÜSTRASYON METNİN ÖTESİNDE BAĞIMSIZ BİR DİL"
Sergide eserleri yer alan illüstratör Uğur Altun, uluslararası yayınevleriyle yürüttüğü çalışmaların yanı sıra kazandığı ödüllerle biliniyor. Bilkent Üniversitesi Grafik Tasarım Bölümü mezunu olan sanatçının çalışmaları; GMK, Bologna Çocuk Kitapları Fuarı, American Illustration ve 3x3 Uluslararası İllüstrasyon seçkisi gibi platformlarda yer alıyor. Altun, sergi alanında yaptığı değerlendirmede üretim sürecini şu sözlerle aktardı:

"Benim çalışmalarım genellikle bir derdi olan, bir meseleyi kurcalayan ve izleyicisiyle sessiz bir bağ kuran eserlerdir. İllüstrasyonu, metnin ötesine geçen ve kendi hikâyesini anlatan bağımsız bir dil olarak görüyorum. Bu sergi için seçtiğimiz parçalarda da insanın o bazen naif bazen de karmaşık olan kırılganlığını ve sessizliğini yansıtmaya çalıştım. Burada asıl amaç, her yaştan ziyaretçinin bu görsel hikâyelere kendi pencerelerinden bakmalarını sağlamak."
ESERLER SANATSEVERLERLE BULUŞUYOR
Ankaralıların katılımıyla açılan sergide, sergilenen eserlerin büyük bir bölümü satın alınabiliyor. İsteyen ziyaretçiler beğendikleri çalışmaları koleksiyonlarına katma fırsatına sahip olacak. Sergi, 16 Nisan tarihine kadar Zülfü Livaneli Kültür Merkezi’nde ziyarete açık kalacak.






