Önceki yazımızda 2006 yılında Ordu'da yapılan yüzbinin üzerinde üreticinin katıldığı fındık mitinginin ardından Türkiye Ziraatçılar Derneği'nin (TZD) o zamanki Başkanı İbrahim Yetkin'in yaptığı '2007 seçimlerinde Karadeniz'de AKP oyları düşecek' tahmininin nasıl tutmadığını...

Bunun üzerine bu durumun sebeplerinin tartışılması için TZD tarafından kamuoyu araştırmacısı Erhan Göksel, Ordu Ziraat Odası Başkanı Onur Şahin ve ODTÜ Sosyoloji bölümünden bir doçentin konuşmacı olarak katıldığı bir panel düzenleme kararı alındığını söylemiştik...

TZD tarafından düzenlenen panel, seçimlerden yaklaşık bir ay sonra Ankara Ticaret Odası toplantı salonunda kalabalık bir izleyici kitlesi önünde yapıldı... Panelde, daha sonra Ergenekon soruşturmalarına dahil edilmeye kalbi dayanmadığı için vefat eden kamuoyu araştırmacısı Erhan Göksel, kitle davranışlarının kimi zaman öngörülemez olduğuna ilişkin bir sunum yaptı. Ama en önemli saptama, o seçime MHP'den Ordu milletvekili adayı olarak katılan ama seçilemeyen Ordu Ziraat Odası Başkanı Onur Şahin'den geldi.

***

Şahin, paneldeki konuşmasının büyük bölümünü mitingden sonra Ordu'ya yönelen sosyal yardımların analizine ayırdı...

Hızla artan yardımların seçmenin tavrını AKP lehine nasıl etkilediğini sayısal verilerle ortaya koydu...

Ve seçim çalışmaları sırasında bu karşılıksız yardımların cari açığı artıracağını dolayısıyla Türkiye'nin yabancılara borçlanmak zorunda kalacağını savunduğunda bir köylünün kendisine 'Ben babama sordum, 'Devletin borcundan dolayı senin kapına icra geldi mi?' diye... Gelmemiş' sözleriyle karşı çıktığını aktardı.

***

Gelişmeler, 2007 seçimleri öncesinde Ordu'da yaşanan gelişmelerin 2023 seçimleri öncesinde Türkiye'de yaşanmakta olduğunu gösteriyor...

Yıllardan beri artan gelir dağılımındaki bozukluk, yüksek enflasyon ve artan işsizlik nedeniyle Türkiye nüfusunun yaklaşık yüzde 32'si sosyal yardımlarla ayakta durabiliyor... 2021 yılında 27 milyon 189 bin 433 kişinin sosyal yardımlardan yararlandığı, 2 milyon 476 bin 457 hanenin düzenli yardım, 5 milyon 276 bin 998 hanenin süreli yardım aldığı, 1 milyon 849 bin 940 hanenin ise hem düzenli hem de süreli yardımlardan faydalandığı biliniyor...

2021'de 2 milyon 830 bin 5370 hanede yaşayan 11 milyon 369 bin 761 kişinin gıda yardımı aldığı, gıda yardımı alan kişi sayısının 2020'ye göre yüzde 157 arttığı düşünüldüğünde AKP iktidarı tarafından etkin bir biçimde kullanılan bu yardımların seçimlerde önemli bir faktör olacağı kesin görünüyor.

***

Bu rakamlar, İzmir Tabip Odası üyesi Dr. Ergün Demir ve İstanbul Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Güray Kılıç tarafından yapılan bir araştırmadan alındı. 'Türkiye'de Rakamlarla Yoksulluk, Muhtaçlık Durumu/ Sosyal Yardımlar 2021' başlıklı araştırmada Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın 2019-2020-2021 faaliyet raporlarından derlenen veriler kullanılmış...

Bu verilere göre 2021'de tüm kamu kurumları tarafından yapılan sosyal yardım harcaması 97.8 milyar TL olurken sosyal yardımların GSYH içindeki oranı yüzde 1.74 olarak gerçekleşmiş...

Ayrıca sigortalı bir işte çalışmayan veya herhangi bir kapsamda sosyal güvencesi olmayan kişilerin ve ortalama aylık gelirlerinin kişi başı asgari ücretin 1/3'nün altında olan vatandaşların genel sağlık sigortası (GSS) primi genel bütçeden ödenmiş. GSS primi devlet tarafından ödenenlerin sayısı 2020'de 7 milyon 810 bin 588 kişi iken 2021'de bu rakam 9 milyon 482 bin 940 kişiye yükselmiş.

***

Dr. Kılıç ve Dr. Demir'in yaptığı saptamalar arasında sosyal yardımların aslında bir lütuf değil devletin karşılaması gereken yasal bir hak olduğu, buna karşın 'oy' kazanmak için kullanıldığı da var...

Kısacası, ekonomik sorunların büyümesine mekanik determinist bir açıdan yaklaşarak 'yoksulluk ve pahalılık ne kadar artarsa iktidar o kadar oy kaybeder' diye düşünmek yanlış...

Muhalefet, yardımların AKP'nin değil devletin bütçesinden çıktığını ve kendilerinin iktidara gelmesi durumunda artırılarak devam edeceğini açıklasa da, sonuçta insanlar halen bu yardımlara ulaşmak için AKP'den referans alıyor ve olaya 'cepteki teklik havadaki keklikten iyidir' diyerek yaklaşıyor.

(Devam edecek)