AK Parti Sözcüsü Çelik, genel merkezde devam eden MYK toplantısı sırasında açıklamada bulundu. Çelik, ‘’İç politikada ve dış politika da bir sürü gündem maddesi var. Hassasiyetle takip ediyoruz. Tabi Suriye’nin kuzeyindeki aktiviteleri, bir takım terörist faaliyetleri çok yakından takip ettiğimizi ifade etmek isterim. Burada Suriye PKK’sı olan PYD-YPG unsurlarının bir yerel seçim gerçekleştirme arayışı vardı. Buna biz şiddetle karşı çıkmıştık. Halen de ertelenen bu yerel seçimin tekrar gerçekleştirilmesi yönünde çeşitli arayışlar olduğunu görüyoruz. Bunlara karşı sert ve net tutumumuzu sürdüreceğimizi ifade etmek isterim. Burada ‘DEAŞ ile mücadele’ bahanesi adı altında bir terör örgütünün orada yaptığı faaliyetleri dünyaya ‘demokrasi’ diye pazarlaması hiçbir şekilde kabul edilemez. Burada bir seçim faaliyeti, PKK’nın güdümündeki, bir terör örgütünün güdümündeki bir seçim faaliyeti esasında ‘teröristan’ kurulması anlamına gelir. Bu bir seçim de değildir zaten. Orada bir terör devletçiği kurmak için, bir ‘teröristan’ meydana getirmek için sadece bir yöntemin istismar edilmesidir. Buna hiçbir şekilde göz yumulmayacağını ifade etmek isterim. Bu, bölgede daha büyük kaosa sebep olabilecek, daha büyük etnik çatışmalara, mezhep çatışmalarına yol açabilecek aynı zamanda da Suriye’nin toprak bütünlüğü ile Türkiye Cumhuriyeti’nin milli güvenliğini tehdit eden bir gelişme olarak değerlendirilecektir ve buna anında cevap verilecektir” dedi.

‘ŞURAYA BURAYA VERGİ GELECEK’ GİBİSİNDEN AÇIKLAMALARIN ÇOĞU SPEKÜLATİFTİR’

Çelik, MYK gündemine ilişkin, “Bugün 2 tane genel başkan yardımcılığımızın sunumları var. Bir tanesi ekonomi işlerinden sorumlu genel başkan yardımcımız sunum yapacak. Diğeri de insan haklarından sorumlu genel başkan yardımcımız kapsamlı bir sunum yapacak. Bu çerçevede geçtiğimiz dönemde ekonomi işlerinden sorumlu genel başkan yardımcımız, milletvekillerimizle bir araya gelerek ekonomi gündemini değerlendirmişti, onunla ilgili bilgi verecekler. Tabi Orta Vadeli Program kapsamında vergi adaletinin sağlanması için çeşitli konular görüşülüyor. Burada şunu söylemek isterim ki çeşitli şekillerde sosyal medyaya ya da başka yerlere sızan ‘işte şuraya da vergi gelecek, buraya da vergi gelecek’ gibisinden açıklamaların çoğu spekülatiftir. Bunlar vatandaşımıza yük getirmek için değil, herhangi bir şekilde vergi adaletsizliğinin söz konusu olduğu yerlerde vergi adaletinin sağlanması için yapılan çalışmalardır. Tabi bir taslak söz konusu olduğunda bir taslakta uygun görülen uygun görülmeyen her şey o taslağa yazılır ama son kararı siyasi irade verir. Dolayısıyla herhangi bir şekilde resmi olarak açıklanmamış bu tip spekülasyonlara itibar edilmemesi gerektiğine belirtmek isterim" ifadelerini kullandı.

ERMENİSTAN’IN FİLİSTİN’İ TANIMA KARARINDAN MEMNUNİYET DUYDUK

Sarıbal'dan ÖMK değerlendirmesi: Rejime göre okul müfredat öğrenci öğretmen Sarıbal'dan ÖMK değerlendirmesi: Rejime göre okul müfredat öğrenci öğretmen

Çelik, Filistin ve Gazze konusunun herkesin birinci dereceden gündemi olduğuna değinerek konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Son zamanlarda yaptığı saldırılarla soykırımda yeni bir aşamaya geçmiş bulunuyor Netanyahu yönetimi. Artık bütün dünyada ister çekimser cümleler kursunlar ister daha pasifist davransınlar herkesin bildiği şey şu; bunlar Netanyahu ve ekibi insanlık suçu işleyen ve doğrudan soykırıma imza atan bir yapıdır. Bu çerçevede baktığımızda Uluslararası Adalet Divanı’nın, Birleşmiş Milletler’in (BM), Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin ortaya koyduğu tavrın etkisiz kalması dünya sistemi açısından büyük bir yırtılmaya, büyük bir çöküşe işaret etmektedir. En son İsrail hapishanelerinde esirlerin yaşadığı felaketin çok vahim boyutlara ulaştığı görüldü. Tabi İspanya, İrlanda, Norveç, Slovenya gibi Ermenistan da Filistin devletini tanıma kararı aldı. Bundan da memnuniyet duyduk. Ama şimdi çok daha büyük bir tehlike ile karşı karşıyayız. Herkesin bildiği şey şu; Netanyahu ve ekibi artık biraz da kendi kişisel ikballerini garantiye almak için bu soykırım siyasetini yürütmektedir ve başlarına gelebilecek hukuki yüzleşmeden kurtulabilmek için bölge savaşı çıkarmaya çalışıyorlar. Bunun yeni bir aşaması olarak savaşın Lübnan’a sıçratılmaya çalışıldığını açık ve net bir şekilde görüyoruz. Baştan beri zaten bunu ifade ediyorduk; Savaşın bir bölge savaşına dönüştürülmesi ihtimalinin çok daha büyük acılara yol açacağını ifade ediyorduk."

‘TEMMUZ AYININ BAŞINDA BELEDİYE BAŞKANLARIMIZLA BİR TOPLANTI GERÇEKLEŞTİRECEĞİZ’

Çelik, AK Parti’nin pazar günü başlaması beklenen Yerel Yönetimler İstişare ve Değerlendirme Toplantısına ilişkin ise, “Cumhurbaşkanımız, genel başkanımız; biliyorsunuz temmuz ayının başında belediye başkanlarımızla bir toplantı gerçekleştireceğiz. Oraya da katılacaklar. Bütün AK Parti Genel Merkezi olarak belediye başkanlarımızla birlikte olacağız. Dolayısıyla yerel seçimlerden sonra da yerel siyasetin değerlendirilmesi bakımından ve yerelde yapılacak işlerin değerlendirilmesi, vatandaşımıza en kaliteli hizmetin götürülmesi bakımından ne yapmamızın gerektiğini de bu kampta değerlendirmiş olacağız’’ dedi.

BAKAN ŞİMŞEK VE CHP HEYETİNİN GÖRÜŞMESİ

Çelik, ‘Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, CHP heyeti ile bir araya geldi. Bu görüşmeyi nasıl değerlendiriyorsunuz, normalleşme süreci kapsamında bu tür görüşmeler devam edecek mi?’ sorusuna şöyle yanıt verdi:

“Burada konu; biz özgüvenli bir hükümete sahibiz. Dolayısıyla ekonomi konusunda uyguladığımız Orta Vadeli Program’da bu çerçevede hem Türkiye’nin doğru kazanımlar elde etmesi için hem de dünyaya Türkiye ekonomisiyle ilgili doğru mesajlar verilmesi ve doğru sonuçlara ulaşılması için gereken sonuçları üretiyor. Bununla ilgili bilgi almak isteyen olursa tabi ki bakanlarımız bu bilgileri verirler. Burada gündeme getirilen konular aslında ben netice itibariyle size açıkça söyleyeyim; bunlar hükümetin zaten bildiği, bakanlığın zaten bildiği, bakanlığın zaten üzerinde çalıştığı konular. Ama burada şöyle bir şey oluyor tabi; bir şey gündeme getiriliyor muhalefet tarafından. Zaten gündemde olup ta yapılırsa ‘biz gündeme getirdik de yapıldı’ deniliyor. Eğer onlar gündeme getirmişte yapılmamışsa işte ‘biz söyledik yapılmadı’ deniyor. Halbuki bugün ki görüşmede değerli bakanımız Mehmet Şimşek Bey bütün bu basına kulis olarak verilen konularda hükümet olarak ne yaptığımızı, hangi adımlarımızı attığımızı hem Türkiye’nin geçmişteki uygulamalarıyla mukayeseli bir biçimde hem de dünya örnekleriyle mukayeseli bir biçimde paylaşmış oldu. Onlar bir açıklama yapmışlar, ‘biz bir öneri getirdik ama çok kabul görmedi’ diye. Herkes öneri getirebilir. Herkes önerisini sunabilir. Sonuçta gündemine hakim bir hükümet var. Ekonomi yönetimimiz ne yaptığını biliyor. Ve ön gördükleri takvim kusursuz bir şekilde işliyor.”

YURT DIŞI ÇIKIŞ HARÇ PULUNUN 3 BİN LİRAYA YÜKSELTİLECEĞİNE DAİR İDDİALAR

Çelik, ‘Yurt dışı çıkış harcı çok tartışılan bir konu. Gelir İdaresi Başkanlığı 3 bin liraya yükseltilmesini teklif etti. AK Parti’nin buna itiraz ettiğini biliyoruz. Bin-bin 500 lira olması teklif edilmiş AK Parti tarafından. Harç, 3 bin liraya yükseltilir mi?’ sorusuna, “Bu konuşulan her şey bir taslak düzeyinde bir şeye yazılır, yani işte ‘1 lira olsun’dan, ‘10 lira olsun’a kadar yazılır, ama bu son karar verileceğine kadar bunların hiçbiri geçerli değildir. Dolayısıyla o son kararların verileceği toplantılar yapılmadı. Onlar verildiği zaman ne olmuş olduğu ortaya çıkacak. Bazen şöyle de oluyor; bir sunum yapılır. Orada bir taslak vardır. Aslında taslakta aynı konuyla ilgili 10 tane alternatif vardır. Fakat onlardan bir tanesi sızar bir şekilde. O bir spekülasyon konusu olur. Yani burada esas amaç birincisi gelir dağılımındaki adaletsizliği giderebilecek şekilde düzenlemeler yapmak, esas siyasi amaç bu. 2’ncisi de vergi adaletini yapmak. Dolayısıyla o toplantılar yapılıp, kararlar verilip, netice açıklanana kadar bunların hepsinin bir taslaktan ibaret olduğunu, bir spekülasyondan ibaret olduğunu ifade etmiş olayım’’ diye yanıt verdi.

Kaynak: DHA