Açıklamada, "Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü'nün son açıklaması üzerine, Ankara'nın içme suyu güvenliğiyle ilgili değerlendirmelerin sağlıklı, hakkaniyetli ve bütüncül biçimde yapılabilmesi için aşağıdaki hususların kamuoyuyla paylaşılması zorunlu hale gelmiştir. Konu yalnızca bugünkü baraj doluluk oranları değildir. Ankara'nın içme suyu güvenliği; yalnızca mevcut doluluk yüzdeleri üzerinden değil, geçmişte yapılan resmi uyarılar, yazılı başvurular ve zamanında atılması gereken adımlar üzerinden değerlendirilmelidir. ASKİ Genel Müdürlüğü, 2054 Su Master Planı çalışmaları kapsamında Ankara'nın orta ve uzun vadede su arz riskiyle karşı karşıya kalabileceğini önceden öngörmüş; bu çerçevede 2024 ve 2025 yılları boyunca Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü'ne çok sayıda resmi yazı ve başvuruda bulunmuştur. Ne yazık ki bu başvuruların önemli bir bölümü yanıtsız kalmış, bazı talepler için ise zamanında ve yeterli aksiyon alınmamıştır. DSİ'nin açıklamasında bahse konu edilen Koyunbaba Barajı'ndan su temini, ASKİ'nin talebiyle gündeme gelmiştir. DSİ tarafından verilen resmi yanıtta; baraj suyunun ağırlıklı olarak sulama amaçlı kullanıldığı, Ankara'ya verilebilecek suyun yaklaşık üç ayla sınırlı olduğu ve günlük verilebilecek su miktarının 100 bin metreküpü aşamayacağı açıkça belirtilmiştir. Bu tablo dahi, Ankara'nın ihtiyacını karşılayacak kalıcı, yüksek kapasiteli ve sürdürülebilir yeni içme suyu kaynaklarının henüz devreye alınamadığını göstermektedir" denildi.

'DEĞİŞTİRİLEN HATTIN FİNANSMANI ASKİ TARAFINDAN SAĞLANDI'

Kesikköprü Barajı'ndan su tahsisi için de benzer şekilde başvuruda bulunulduğu; bu barajdan Ankara'ya toplam 167 milyon metreküp su tahsisi yapılabileceğinin ifade edildiği kaydedilerek, "Ancak bu miktar, Ankara'nın ihtiyaç duyduğu su seviyesinin oldukça altındadır. Bunun gerekçesi olarak, suyun yüzde 91,2'sinin enerji üretimi amacıyla tahsis edilmiş olması gösterilmiştir. Sarıyar Barajı’ndan su tahsisi için ise 2021 yılında başvuru yapılmış; ASKİ'nin bir teknik rapor hazırlaması, bu raporun DSİ tarafından uygun görülmesi halinde yanıt verileceği beyan edilmiştir. Bunun üzerine ASKİ, Sarıyar Barajı'ndan su alınabilmesi amacıyla proje ihalesine çıkmıştır. Çamlıdere'de halihazırda değiştirilmekte olan hattın finansman kaynağı ASKİ tarafından sağlanmış olup, DSİ yalnızca projenin yürütülmesi görevini üstlenmiştir. Bu süreçte projenin DSİ tarafından finanse ediliyormuş gibi bir algı oluşturulması gerçeği yansıtmamaktadır. Proje tamamlandığında ilgili borç ASKİ tarafından ödenecektir" ifadelerine yer verildi.

'DSİ'NİN SÖYLEMİ, KENDİ YATIRIM PROGRAMIYLA ÇELİŞMEKTEDİR'

Açıklamada ayrıca, ASKİ Genel Müdürlüğü'nün, yeterli merkezi destek sağlanamaması nedeniyle pek çok büyük ölçekli projeyi kendi imkanları ile oluşturulduğuna dikkat çekilerek, şöyle denildi:

"ASKİ dış finansman temin etmiş ve bu projeleri başarıyla hayata geçirmiştir. Bu kapsamda; Çamlıdere-İvedik İsale Hattı, İvedik İçme Suyu Arıtma Tesisi Kapasite Artışı, Yenimahalle-Keçiören Ana İsale Hattı, Tatlar Atık Su Arıtma Tesisi Kapasite Artırımı, Macun Havzası Yağmur Suyu ve Atık Su Projeleri dış finansman desteğiyle yürütülmektedir. Ayrıca; 1053 sayılı kanun DSİ'ye 81 ilin içme suyu arzını planlama ve yatırımla güvence altına alma görevini açıkça verirken, 2025 yılında yalnızca 1 içme suyu projesini tamamlayabilen DSİ'nin 'Bu bizim görevimiz değil' söylemi, kendi yatırım programıyla dahi çelişmektedir. 81 ilde de bu konuda birçok proje yapıyor. Eğer böyle bir görevi yoksa neden yapıyor bunları."

Kaynak: DHA