Venezuela'da petrolün ülke tarihinde nasıl önemli bir rol oynadığını anlattığımız yazılarımızın sonuncusunda ABD'nin uyguladığı petrol ambargosunun muhtemel sonuçları üzerinde durmuş ve Ekonomist Prof. Dr. Korkut Boratav'ın şu görüşünü aktarmıştık:

'Maduro hükümeti ve PDVSA, şimdi, alternatif ve deniz-aşırı petrol alıcıları aramaktadır. Bu arayışın ne kadar karşılanabileceğini, konunun uzmanlarına sormak gerekir. Venezuela ekonomisinin bu ek baskıların üstesinden gelmesi çok güçtür.'

Bu noktada, ABD ile Venezuela arasındaki 'karmaşık' petrol ilişkisine biraz daha yakından bakmakta yarar var.

***

ABD ile Venezuela arasındaki gerginliğin tarihi bir hayli eskiye uzanmasına karşın Trump'ın Venezuela'nın petrol gelirlerine el konulacağını açıklamasına kadar bu gerginlikten etkilenmeyen bir şirket vardı: Citgo.

Citgo, Venezuela milli petrol şirketi PDVSA'nın ABD'de faaliyet gösteren şubesi...

Bu şirket yakın zamana kadar Venezuela'nın ABD'ye ihraç ettiği petrolü sahibi olduğu üç rafineride işliyor ve buradan elde edilen ürünleri lisanslı 5 bin servis istasyonuna dağıtıyordu.

***

Citgo'nun ABD ve Venezuela arasındaki siyasal ve ekonomik gerginliklerden yakın zamana kadar etkilenmemesinin en önemli nedeni bu kuruluş aracılığıyla sağlanan gelirin iki ülkenin de yararına olmasıydı...

Öyle ki, 2006 yılında gerginliğin arttığı bir ortamda bu şirketin faaliyetini durdurabileceği duyurulduğunda ABD petrol lobisi telaşa kapılmış ve senatör Lugar, Condolezza Rice'a bir mektup yazarak şirketin faaliyetini durdurmasının yaratacağı olumsuzluklara dikkat çekerek bir 'olasılık planı' hazırlanmasını istemişti... Bu mektup üzerine iki ülke arasında daimi arabulucu olarak görev yapan Venezuela yetkilisi Bernardo Alvarez, bir açıklama yapmış ve 'Hükümetim adına kategorik olarak açıklayabilirim ki, hiçbir şekilde Venezuela'nın böyle bir durdurma kararı alma tehlikesi yoktur' demişti...

Şirketin faaliyetinin durdurulması her iki ülke açısından da önem taşıyan bir gelirin kesilmesi anlamına geliyor, çünkü Venezuela'nın çıkardığı 'ağır' petrolün yüzde 65'i Maracaibo Gölü üzerinden ABD'ye taşınıyor ve bir kısmı ABD rafinerilerinde dizel yakıt üretiminde kullanılıyor.

***

Citgo'nun kuruluş ve gelişme öyküsü, iki ülke arasındaki petrol ilişkisinin önemini ortaya çıkarmaya yeter...

Şirket, 1910 yılında Henry L. Doherty adlı bir Amerikalı tarafından kuruldu... O tarihte adı Cities Service Co. idi...

1965 yılında şirketin adı Citgo olarak değiştirildi. 1980'li yıllara gelindiğinde Citgo, Amerika'nın en büyük petrol şirketlerinden biri haline geldi... Ancak 1986 yılında petrol piyasasındaki dalgalanmalar nedeniyle şirket hisseleri satışa çıkarıldı ve hisselerin yüzde 50'si Venezuela milli petrol şirketi PDVSA tarafından satın alındı. 1990 yılında kalan yüzde 50 hissenin de devir alınmasıyla şirket PDVSA'nın Amerika'daki şubesine dönüştü.

***

1998 yılında Chavez'in başkan seçilince iki ülke arasındaki ilişkiler gerildi; ne var ki şirketin faaliyetleri bu gerginlikten etkilenmedi...

Ta ki, geçtiğimiz günlerde Trump, Venezuela'nın ABD içinde elde ettiği petrol gelirlerinin dondurulacağını ve bunların ileride 'kurulacak demokratik yönetime' (yani ABD tarafından başkan olarak kabul edilen Guaido'nun emrine) verileceğini açıklayana kadar...

Beyaz Saray güvenlik danışmanı John Bolton'un yaptığı açıklamaya göre halihazırda 'dondurulacak' olan para miktarı 7 milyar doların üzerinde... Bunun üzerine gelecek yıl elde edilmesi planlanan 11 milyar dolarlık miktar da eklendiğinde Venezuela'nın uğrayacağı kaybın ne kadar önemli olduğu açıkça görülebiliyor.

***

Peki Venezuela, ABD'ye ihraç ettiği petrolü Rusya ve Çin'e yönlendirerek bu açığı kapatabilir mi?..

Bu bir ölçüde mümkün... Ancak ABD'ye ihraç edilen petrolün maliyeti ile Rusya ve Çin'e ihraç edilecek petrolün maliyetleri arasında önemli bir fark var... Hiç kuşkusuz bu fark Venezuela tarafından karşılanacak...

Bu alışverişin Venezuela'nın sıkıntılarına çare olabilmesi için bir başka koşul da ödeme koşulları... Halihazırda Venezuela hükümetinin her iki ülkeye de ödemesi gereken oldukça kabarık bir borç faturası var... Çin ve Rusya satın aldıkları petrol karşılığında ödeyecekleri parayı Venezuela'ya nakit olarak ödemeyip de alacaklarından düşerlerse, bu alışveriş Venezuela'nın ekonomik sıkıntılarına çare olamaz.

(Devam edecek)