Son yazımızda NATO'nun Ukrayna ile ilgili olarak yaptığı zirveden Zelensky'nin hiç bir talebine 'olur' çıkmadığını belirtmiştik...
NATO Genel Sekreteri Stoltenberg'in yaptığı açıklama ise tam bir 'Silah bizden, başının çaresine bak!' mesajıydı...
Şöyle diyordu, o mesajında Stoltenberg: 'Zelenski'nin duygu dolu mesajını dinledik. Silah, uçakları düşürmelerine yarayan sistemler veriyoruz buna İHA'lar, SİHA'lar da dahil. Müttefikler elinden geleni yapıyor. Zaten bu sayede Rusya işgaline karşı direniyorlar.'
***
Zirve sırasında en çok merak edilen konulardan biri Çin'e verilecek mesajdı...
Bu çok doğaldı, çünkü Çin'in bu çatışmada alacağı tavır savaşın sonucunu belirlemek açısından en az Ukrayna'daki direniş kadar belirleyici olacaktı...
Sonuçta ortak bildiride şu ifade yer aldı:
'Çin de dahil olmak üzere tüm devletleri, BM Şartı'nda yer alan egemenlik ve toprak bütünlüğü ilkeleri de dahil olmak üzere uluslararası düzeni korumaya, Rusya'nın savaş çabalarını desteklemekten kaçınmaya ve Rusya'nın yaptırımları delmesine yardımcı olacak herhangi bir eylemden kaçınmaya çağırıyoruz. Çinli yetkililerinin son zamanlarda yaptığı açıklamalardan endişe duyuyoruz ve Çin'i, Kremlin'in özellikle savaş ve NATO hakkındaki yanlış söylemlerini büyütmeye son vermeye, çatışmaya barışçıl bir çözüm bulmaya davet ediyoruz'.
***
Bu konu ile ilgili yazılarımızın başında 1970'li yıllarda ABD ile Çin'in Rusya'ya karşı kurdukları ittifakın Rusya'daki rejimin yıkılmasında önemli bir rol oynadığını söylemiştik...
Gerçekten de Avrasya'nın bu iki devi arasında dostane ilişkiler olduğu sürece, özellikle de günümüzde Çin'in kazandığı ekonomik güç de düşünüldüğünde, ABD'nin ya da Batılı başka bir ülkenin Rusya'yı ekonomik yaptırımlarla dize getirme şansı yok...
Rusya bunu bildiği için aralarındaki tüm çelişkilere karşın Çin ile dostluk politikasından şaşmıyor.
***
Bunun son örneğini Trump'ın 1970'lerde Rusya'ya karşı uygulanan tecrit politikasını bu kez Çin'e karşı uygulama çabaları sırasında gördük...
Rusya'yı en azından 'nötralize' ederek Çin'i ana hedef alma politikasını uygulamaya çalışan Trump, Rusya'nın dostluğunu kazansa da onu Çin'e karşı tavır almaya ikna edemedi...
Trump sonrasında başkanlık koltuğuna oturan Biden'ın NATOcu Pentagon generallerine ve silah tekellerine dayanarak her iki ülkeyi birden hedef alma politikasının ise başarılı olamayacağı daha işin başından belliydi.
***
Çin de 1970'li yıllarda yaptığı hatayı tekrarlayacak gibi görünmüyor...
Brüksel'de düzenlenen NATO Liderler Zirvesinin ardından yapılan açıklamada Pekin yönetimine gönderilen 'Rusya'ya destek olma' mesajına Çin Dışişleri Bakanlığından sert bir yanıt geldi. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Wang Wenbin Ukrayna çatışmasından Rusya'nın değil NATO'nun, sorumlu olduğunu belirttikten sonra 'NATO'nun tek bir varlık sebebi var o da savaştır' dedi...
Sözcü, Çin'in her zaman barışı savunduğunu söyledikten sonra NATO'nun Rusya'yla yeni bir soğuk savaş yerine diyalog kurması gerektiğini sözlerine ekledi.
***
Zirve ile ilgili olarak Gerçek Gündem'e açıklamalarda bulunan emekli Tuğgeneral Nejat Eslen de benzer bir yorumda bulunarak, 'NATO'nun Ukrayna'daki savaşı 'fırsata çevirdiğini' belirtiyor...
Eslen yorumunun devamında, 'Zirveye katılan liderler Ukrayna'ya daha fazla silah gönderme çağrısı yaptı ancak ateşkesin sağlanması için ciddi bir çağrı yapılmadı' dedikten sonra bir sonraki NATO zirvesinde yeni bir stratejinin benimseneceğine dikkat çekerek şöyle devam ediyor:
'Ukrayna savaşı, ABD'nin arzu ettiği gibi bir NATO stratejisi yani Rusya'yı hedef yapan NATO'ya yeni silah sistemleri öneren üyelerin savunma bütçelerini artırmasını isteyen yani tam ABD'nin istediği gibi bir NATO stratejisi kabul ettirmiş olacak. Bir başka ifadeyle, Rusya'nın Ukrayna savaşı ABD'ne NATO stratejisini istediği gibi tanzim etme fırsatı yaratmış oldu.'
***
Liderler zirvesi sonrasında Stoltenberg tarafından yapılan açıklama da Eslen'in saptamalarını teyit eder nitelikte...
Şöyle deniliyor o açıklamada:
'Mesele Ukrayna'dan daha fazlası... Biz de bu yüzden NATO karşılık gücünü gönderiyoruz. Mesela öncü kuvvet hazırlık gücü Fransa tarafından yönetiliyor. Güçlü bir Alman kuvveti var ve diğer müttefikler de var. Bu gücü iyice artırdık. Yaklaşık 40 bin askerden bahsediyorum burada.'
(Devam edecek)