Önceki yazımızda seçimlerin en geç 18 Haziran 2023'te yapılacağına, dolayısıyla zamanında yapılacak seçimin bile artık bir tür erken seçim sayılabileceğine dikkat çekmiş, siyasi tabloda ekonomik sıkıntıların yol açtığı kaybı telafi edecek bir takım siyasi gelişmeler olduğu takdirde iktidar blokunun resmi seçim tarihinden önce bir baskın seçime gidebileceğini söylemiştik...

Daha sonra muhtemel siyasi gelişmelere değinmiş ve Millet İttifakının ana güçlerinden biri olan İYİ Parti'nin seçmen tabanını bölecek Cumhur İttifakı yanlısı bir 'merkez sağ' partinin kurulmasının bu tür bir gelişmeye yol açabilecek faktörlerden biri olduğunu belirtmiştik...

Bu ihtimalden söz etmemizin nedeni İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Koray Aydın'ın ortaya attığı bir iddiaydı. Sözcü gazetesi yazarı Ruhat Mengi'ye konuşan Aydın, bu söylentilerle ilgili olarak, 'Tansu Çiller, AK Parti'den oy koparan İYİ Parti'nin oylarını kırmaya çalışmak için Erdoğan tarafından görevlendirilmiş. Kuracağı parti de böyle bir projenin partisidir. Ama şu anda parti kuracak zemini inşa edemedi çünkü görüşme yaptığı insanların yüzde 97'sinden karşılık alamıyor.' demişti.

***

Bu sözler üzerine Tansu Çiller'in avukatı Dilek Özaşık, 'Bazı medya organlarında eski Başbakan Prof. Dr. Tansu Çiller'in birtakım amaçlara hizmet etmek için, gizli bir gündemle siyasi parti kuracağına dair yaratılmak istenilen algının gerçekle hiçbir ilgisi yoktur. Kamuoyunun bilgisine saygıyla sunulur.' açıklamasını yapmış...

Hemen ardından Hürriyet'ten Abdulkadir Selvi'ye konuşan Tansu Çiller de bu söylentileri yalanlamış, ancak açıklamasında 'Sayın Cumhurbaşkanı ile bu konularda en ufak bir temasım olmamıştır. Bu iddianın ortaya atılmasının nedeni ise bir algı operasyonudur' dedikten sonra şu ilginç ifadeleri kullanmıştı:

'Ben ayrıldıktan sonraki süreçlerde aktif siyasete dönmem için çok teklifler oldu. Her seçim öncesinde bu tür talepler arttı. (...) Benim siyasetten kopmam mümkün değil. Siyasetin tek kapısı vardır. Siyasete girilir ama çıkılmaz. Türkiye'nin tek bir çakıl taşını tehlikede görürsem harekete geçer, mücadelemi yaparım.'

***

Çiller, açıklamasında 'Öyle bir noktada değilim' dese de, 'Türkiye'nin tek bir çakıl taşını tehlikede görürse harekete geçeceğini' belirtmekten geri kalmamıştı...

Nitekim, olay bu noktada kapanmadı. 7 Şubat'ta yayınlanan bu açıklamadan iki gün sonra MAK Danışmanlık Şirketi'nin Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Kulat, Sözcü gazetesinden Ruhat Mengi'nin sorularını yanıtlarken Tansu Çiller'in parti kurma hazırlıkları içinde olduğu iddiaları konusundaki bir soru üzerine şunları söyledi:

'Eski DYP'li milletvekilleriyle konuştum, bu konuda kesin bilgi veriyorlar. Tansu Çiller Hanımefendi'nin önümüzdeki günlerde parti kurma hazırlığında olduğunu, bu konuda bir çalışma yürüttüklerini, Doğru Yol Partisi'nde siyaset yapmış olan bazı milletvekilleri bana da ifade ettiler. Hatta bunun için il-ilçe teşkilatlarını kurma konusunda gayretleri olduğunu da söylediler. Bazı yerlerde bu konuda gayri resmi olarak şimdilik il-ilçe örgütleri olacak kişileri tespit ettiklerini, Türkiye genelinde sahada çalışmalar yapan eski milletvekilleri olduğunu bizzat bana anlatan birden fazla eski milletvekili oldu.'

***

Bu arada 'Çiller Demokrat Parti'yi istedi' iddiaları gündeme geldi... Halen Millet İtifakı içinde yer alan Demokrat Parti (DP) lideri Gültekin Uysal bu konuda sorulan bir soruya 'Bu bilgiyi yalanlayamam ama şu aşamada detay da veremem' diye cevap verdi...

Sonuçta iddialar ve açıklamalar ne olursa olsun, ortada bu tür girişimlerin gündeme gelmesine yol açabilecek bir tablo var. O da her geçen gün biraz daha kötüye giden ekonomik koşullar altında iktidar blokunun oylarının gerilemekte olması...

Eğer AKP ve MHP önümüzdeki seçimler öncesinde muhalefet saflarında birleşmekte olan partilerin bir bölümünü kendi saflarına çekmeyi ya da onların seçmenlerinden bir bölümünün oyunu kazanmayı başaramazlarsa, 20 yıl sonra ilk kez Türkiye bir iktidar değişikliğinin eşiğine gelmiş görünüyor.