Aralık, Ocak, Şubat derken Mart'a ulaştık nihayet…

Kara kışı geride bıraktık sayılır…

Ne demişler, Mart'ın yarısı kış, yarısı yaz…

İyi ki de demişler…

Pandemi yetmiyormuş gibi kış aylarının olumsuz şartları da kendini gösterince insanların gözü takvim yapraklarından ayrılmaz oldu…

Mevsimsel olumsuzlukların yol açtığı ekonomik zorluklardan korunmak için maske de işe yaramıyor.

İstediğin kadar maske tak…

Etiketlerin üzerindeki rakamların yol açtığı korku yakasını bırakmıyor ki vatandaşların…

Mahalle esnafı da maskenin dışında kalmış kaçamak bakışlı gözlerden anlıyor borç takanları…

Yaşam yükü ağır…

Hele kış koşullarında daha da ağır…

Öyle olunca, korkulu ''Mart rüyası'' moral verir oldu şimdilerde…

Mart ayı, hastalık ayı olarak da bilinir.

Zaman zaman sıcak, zaman zaman da soğuk geçen mart ayında insanlar bu değişimden korunmakta zorluk çeker…

Özellikle de grip olma riski artar…

Eh… O kadar da olacak…

Maskeyi boş verip, pandemiye kafa tutmuş milletiz…

Öyle grip, nezle korkutmaz gözümüzü…

Hele bir havalar ısınmaya başlasın…

İnsanların yakasını bıraksın gelirin neredeyse yarısını götüren ısınma giderleri…

Yok olsun kışlık giyim-kuşam masrafları…

Sebze-meyve fiyatlarına yansısın havaların sıcak yüzü…

Tanımı bile değişir:

''Mart ayı, umut ayı''

Bence yakıştı da bu ad…

Yılmıştık zira pandemiden,

Usanmıştık eli boş dönmelerden…