Malumunuz Ankaramız önemli bir uluslararası zirveye hazırlanıyor! Uluslararası zirvelere ev sahipliği yapmak elbette her ülke için önemlidir. Güvenlik önlemleri alınır, diplomatik protokol eksiksiz uygulanır, kamu kurumları koordinasyon içinde çalışır. Bunlar devlet geleneğinin ve uluslararası sorumluluğun doğal gereğidir.

Buna kimsenin itirazı olamaz. Ancak bütün bu hazırlıkları izlerken aklıma takılan başka bir konu var. Uzun zamandır bu ülkede vatandaşın hemen her talebine aynı cevap veriliyor:

“Tasarruf tedbirleri...”

Emekliye zam istenir, bütçe hatırlatılır. Çiftçi destek ister, kaynakların yetersiz olduğu söylenir.

Esnaf nefes almak ister, ekonomik şartlar gerekçe gösterilir. Gençler daha nitelikli eğitim, daha ulaşılabilir barınma imkânı ister, “imkânlar ölçüsünde” denilir. Kısacası vatandaşın önüne sürekli tasarruf tedbirleri konulur. Ama konu uluslararası bir zirve olunca tablo bir anda değişiveriyor… Tasarruf tedbirleri rafa kalkıyor. Kaynak bulunuyor, planlamalar hızlanıyor, kamu kurumları olağanüstü bir koordinasyonla çalışıyor. Uzun zamandır bekleyen bazı düzenlemeler kısa sürede tamamlanabiliyor.

Devamı için tıklayınız.