Önce okkalı bir zam yap…
Ardından da yaptığın artıştan daha düşük oranlarda fiyat indirimine git…
Buna bir de ad bul…
''Kara Cuma'' olmasın…
Bize uymaz…
Mesela ''Efsane Cuma'' de.
Tekno Cuma'' de…
''Şahane Cuma'' de…
Sonra da TV'lere, gazetelere boy boy çarşaf çarşaf reklam ver…
Millet, kredi kartının son damlasıyla satış mağazalarında tozlu raflarda ömür tüketmiş birkaç parça eşya almak için birbirinin üstüne çıkarken, sen hesap makinesinin başında keyifle kahveni yudumla…
Biraz da düşkünüzdür ya avantaya, lavantaya…
Albenili reklamlar karşısında hatırı sayılır ülke zenginlerinin damadı ya da gelini sanırız kendimizi.
Gerçeğin öyle olmadığı ekstreler gelmeye başlayınca anlaşılır.
Aslında ''Kara'' tanımlaması, haftanın öteki günlerine daha çok yakışıyor…
Ama onun da uygulamada sıkıntıları olur.
Farz edelim ki, marketlerdeki, çarşı- pazarlardaki malların her geçen gün artan fiyatlarına bakıp, haftanın ilk gününe ''Kara Pazartesi'' dedin…
Salı'yı, Çarşamba'yı, Perşembe'yi hangi isimle anacaksın?
Tabii Cumartesi'yi, Pazarı da….
Etiketler ortada…
''Pembe'' diyecek değilsin herhalde.
İşin bu yanı zor…
''Şahane'', ''Süper'' gibi isimler takmaya kalksan, üzerine yönelen bakışlardan bir ton dayak yemiş gibi olursun…
Orijinal adı Türk kültürü ile uyuşmadığından ''Kara'nın yerini ''Şahane'', ''Efsane'' gibi tanımlamalar aldı.
Böylece Black Friday (Kara Cuma) için formül bulundu.
Diğer günler beklemede…
Bir değil, iki değil, tam altı gün...
Etiketler ortadayken…
Onlara ad bulmak zor…
Hem de çok zor…