Biyoçözüm çalışmaları yapan Novonesis, Türkiye’nin yerli biyolojik ve tarımsal potansiyelini harekete geçirerek enerji ithalatını 10-15 milyar dolar azaltabileceğini ve 100 binin üzerinde yeni istihdam alanı oluşturabileceğini açıkladı.

Hürmüz Boğazı, Kızıldeniz ve Babülmendep hattında yaşanan jeopolitik gerilimler ile nakliye ve sigorta maliyetlerindeki artış, küresel enerji koridorlarının kırılganlığını bir kez daha gözler önüne serdi.

Novonesis Türkiye Ülke Müdürü Pınar Tunçkol, enerjisinin büyük bölümünü ithal eden Türkiye için biyolojik kaynaklara dayalı yerli üretim kapasitesinin geliştirilmesinin stratejik bir gereklilik haline geldiğini vurguladı.

KÜRESEL ENERJİ KORİDORLARINDA YERLİ KAPASİTE DÖNEMİ

Türkiye ham petrolünün yüzde 75’ini, LPG’nin yüzde 80’ini ve gübre girdisinin yüzde 70-80’ini ithal ediyor. Dış kaynak çeşitliliğinin yanı sıra yerli kapasitenin güçlendirilmesi gerektiğini belirten Tunçkol, belirsizliklerin kalıcı hale geldiği dünyada dayanıklılığın içeride oluşturulan kapasiteyle ölçüldüğünü ifade etti. Tunçkol, Türkiye’nin 2026 yılında ev sahipliği yapacağı COP31 zirvesinin, bu yerli kapasite vizyonunu ve yeşil dönüşüm hamlesini uluslararası ölçekte aktarmak adına kritik bir platform olacağını kaydetti.

Novonesis Turkiye Ulke Muduru Pinar Tunckol 2

TARIMSAL GÜÇ BİYOENERJİYE DÖNÜŞMEYE HAZIR

Dünyanın en büyük yedinci, Avrupa’nın ise en büyük tarım üreticisi konumunda yer alan Türkiye; yılda yaklaşık 9 milyon ton mısır ve 19-20 milyon ton buğday üretirken, 45 milyon tonluk dönüştürülebilir biyokütle kapasitesine sahip bulunuyor. Biyoetanol, biyodizel ve biyogaz gibi çözümler gıda güvenliğini riske atmadan enerji dönüşümünü destekliyor. Ayrıca Türkiye’deki araç parkının büyük altyapı yatırımları gerektirmeden E10 ve B5 gibi biyoyakıt harmanlama oranlarına teknik olarak uyumlu olması, bu dönüşümün düşük maliyetle hızla uygulanabilmesine imkân sağlıyor.

SÜRDÜRÜLEBİLİR HAVACILIK YAKITINDA BÖLGESEL MERKEZ POTANSİYELİ

Havacılık sektörünün karbonsuzlaşmasında kilit rol oynayan Sürdürülebilir Havacılık Yakıtı (SAF), Türkiye için hem enerji güvenliği hem de yeşil sanayi açısından önemli bir fırsat sunuyor. Tarımsal ve ormancılık atıkları ile kullanılmış yağların yüksek katma değerli yakıta dönüştürülebileceğini belirten uzmanlar; Türkiye’nin güçlü tarım kapasitesi, gelişmiş rafineri ağı ve lojistik altyapısıyla bölgesinde SAF üreten ve ihraç eden bir merkez haline gelebileceğini öngörüyor.

MİLYARLARCA DOLARLIK İTHALAT TASARRUFU VE İSTİHDAM KAPISI

Novonesis tarafından paylaşılan analizlere göre, yerli biyolojik çözümlerin ve biyoyakıt uygulamalarının yaygınlaştırılması Türkiye’nin enerji faturasında yıllık 10-15 milyar dolarlık bir azalma potansiyeli barındırıyor. Bu dönüşüm hamlesi aynı zamanda tarım ve sanayi değer zincirlerinde 100 binden fazla yeni istihdam imkânı sunarken, yıllık 2,5-3 milyon ton karbondioksit emisyon azaltımı sağlama gücüne sahip.

Muhabir: Cemil Cahit SARAÇOĞLU