Türkiye Hazır Beton Birliği’nin (THBB), aylık yayımladığı inşaat ile bağlantılı imalat ve hizmet sektörlerindeki mevcut durum ile beklenen gelişmeleri gösteren “Hazır Beton Endeksi” 2026 Ağustos Ayı Raporu’na göre Faaliyet Endeksi’ndeki düşüş hız kesmesine karşın sektörde güçlü bir toparlanmanın henüz başlamadığı görüldü. Yüksek borçlanma maliyetleri ve krediye erişimdeki sıkı finansal koşullar ise inşaat sektöründeki faaliyeti ve yatırım iştahını kısıtlayan en temel unsur olmaya devam etti.
2026 yılının üçüncü çeyreğinde açıklanan ağustos ayı verileri, sektörün yıllık bazda daralma baskısı altında kalmaya devam ettiğini gösteriyor. Ağustos Ayı Raporu’na göre, endeksler yılın önemli bir bölümünde eşik değerin altında hareket ettiğini gösterdi. Temmuz ve ağustos ayı verileri birlikte değerlendirildiğinde, ağustos ayında sektörün genel görünümünde zayıf gidişatın korunduğu ve endekslerin eşik değerin altında yatay ve dengeli seyretti.
Raporun sonuçlarını değerlendiren Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB) Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Işık, “Hazır Beton Endeksi, ağustos ayı itibarıyla alt endekslerdeki görünüme paralel olarak eşik değerin altındaki yatay seyrini korumuştur. Hazır betonda tüm endeksler yıllık bazda gerilerken sektörde daralma baskısı sürmekte ve güçlü bir toparlanma için piyasa aktörlerinin temkinli bekleyişi devam etmektedir” değerlendirmesi yaptı. Işık şöyle devam etti:
MB’NİN DEZENFLASYON PATİKASI FİNANSMANA ERİŞİME ÖNLÜYOR
“Ağustos 2026 itibarıyla inşaat sektöründeki faaliyeti ve yatırım iştahını kısıtlayan en temel unsur, yüksek borçlanma maliyetleri ve krediye erişimdeki sıkı finansal koşullar olmaya devam etmektedir. TCMB’nin dezenflasyon patikasına sadık kalan kısıtlayıcı para politikası duruşu ve politika faizini yüksek seviyelerde tutması, ipotekli konut satışları ile ticari gayrimenkul projelerinin ihtiyaç duyduğu uygun maliyetli ve uzun vadeli finansmana erişimi engellemektedir. Bu durum, faiz seviyelerinde anlamlı bir gerileme yaşanmadığı sürece inşaat sektöründeki reel hareketliliğin ve özel sektör odaklı yeni projelerin oldukça sınırlı kalacağını açıkça göstermektedir. Bununla birlikte, 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program’da afetlere dirençli yapıların oluşturulması, kentsel dönüşüm çalışmalarının hızlandırılması ve konut ihtiyacının karşılanmasına yönelik politikaların sürdürülmesi, orta vadede sektör açısından destekleyici bir çerçeve sunmaktadır. İstanbul’da uygulanan ‘Yarısı Bizden’ kampanyasının 31 Aralık 2027 tarihine kadar uzatılması da özellikle kentsel dönüşüm kaynaklı inşaat faaliyetleri açısından olumlu bir gelişmedir. Bu uygulamanın, dönüşüm kararını erteleyen hak sahiplerinin sürece dâhil olmasını kolaylaştırarak yapı yenileme faaliyetlerini ve buna bağlı inşaat talebini desteklemesi beklenmektedir.”



