Dostlarım,

ABD’nin Irak’ı işgal ettiği günleri hatırlayın.

İskenderun açıklarında Amerikan askerleri limana çıkmak için bekliyordu. Bu bir “iddia” değil, açık bir gerçektir. Mardin–Urfa hattında 65 bin ABD askerine lojistik destek vermeyi taahhüt eden bir iktidar vardı. Bu, işgalin parçası olmaktır. Bunun başka bir adı yoktur.

O gün Türkiye’de garip bir tablo yaşanıyordu. Resmî başbakan Abdullah Gül, fakat ülkeyi fiilen yöneten Recep Tayyip Erdoğan idi. Yani perde önünde biri, perde arkasında diğeri… Seçimler yapıldı, sandık kuruldu; ama millet iradesi daha baştan ipotek altına alındı.

Aynı dönemde tesadüf denilen ama asla tesadüf olmayan şeyler oldu. PKK sahaya sürüldü. Derik’te eylemler, karakol baskınları, dağa çıkarılan gençler… Bu ülkenin evlatları ya toprağa düştü ya da emperyalizmin taşeron örgütlerinin elinde tüketildi.

Devamı için tıklayınız.