Yazar Tuğba Sarıünal'ın yeni romanı "Yarını Hatırla", kitap raflarındaki yerini aldı. Ortapia Yayınları tarafından yayımlanan eser, psikolojik roman türüne ilgi duyan okurları hafıza, zaman ve insan zihninin derinliklerinde sıra dışı bir yolculuğa davet ediyor.

"İnsan gerçekten yalnızca geçmişini mi hatırlar?" sorusundan hareketle kurgulanan roman, geçmiş ile gelecek arasındaki sınırların giderek silikleştiği bir anlatı sunuyor. Hikâye ilerledikçe yalnızca karakterlerin yaşamları değil, okurun zaman ve gerçeklik algısı da sorgulanmaya başlıyor.

Zaman ve Hafıza Üzerine Psikolojik Bir Kurgu

Yarını Hatırla, insanın en büyük mücadelesinin zamanla değil, kendi zihni ve seçimleriyle olduğunu vurguluyor. Roman, yaşanmış olaylarla henüz gerçekleşmemiş ihtimaller arasındaki ilişkiyi psikolojik bir bakış açısıyla ele alırken, hafızanın gerçeği nasıl şekillendirdiğini de sorguluyor.

Her bölümde yeni sorular ortaya koyan eser, merak duygusunu son sayfaya kadar canlı tutmayı hedefliyor. Anlatı, okuru yalnızca karakterlerin yaşadıklarını değil, kendi anılarını, korkularını ve verdiği kararları da yeniden değerlendirmeye yönlendiriyor.

"Zaman Dünyanın En Kusursuz İllüzyonisti"

Romanın arka kapak metninde zaman, "dünyanın en kusursuz illüzyonisti" olarak tanımlanıyor. Bir saniyeyi bir ömre, bir ömrü ise tek bir ana dönüştürebilen zamanın; henüz yaşanmamış acıları bugüne taşıdığı, bitmiş hikâyeleri yeniden başlatabildiği vurgulanıyor.

Eserde dikkat çeken ifadeler arasında şu cümleler yer alıyor:

"Işığa çıkmadı. Perde açmadı. Sahne bile kurmadı. Çünkü insanlar, gördüklerine değil; inandıklarına teslim oluyorlardı."

Romanın gerilim unsurunu öne çıkaran bir diğer cümle ise şöyle:

"Bazı suçlular delilleri yok ederdi. 'O' ise zamanı yok ediyordu."

Varoluşu, hafızayı ve insan bilincini geniş bir perspektiften ele alan "Yarını Hatırla", psikolojik kurgu severlere zaman kavramını farklı bir bakış açısıyla sorgulatan, katmanlı ve düşündürücü bir okuma deneyimi vadediyor.

Muhabir: Hatice Gürel