TEÇSEN Genel Başkan Ümit Demirel, çalışmanın bir açlık veya yoksulluk sınırı araştırması olmadığını belirterek, “Büyükşehir koşullarında borçlanmadan ve sosyal hayattan kopmadan yaşayabilmenin maliyetini çıkardık” dedi.
Tüm Eğitim Çalışanları Sendikası (TEÇ-SEN), çalışanların gelir seviyesini ve yaşam standartlarını ele alan İnsani Yaşam Endeksi 2026 araştırmasını basın toplantısıyla duyurdu. TEÇ-SEN Genel Başkanı Ümit Demirel, Türkiye’de yıllardır süregelen ücret tartışmalarının odağındaki açlık ve yoksulluk sınırlarının ötesinde bir pencere açtıklarını vurguladı.
Tek başına yaşayan biri sadece kiraya çalışıyor
Araştırma; barınma, sağlıklı beslenme, ulaşım, sağlık, giyim, eğitim, sosyal yaşam, tatil, beklenmedik giderler ve gelecek güvencesi gibi temel kriterler dikkate alınarak 3 farklı hane yapısına göre hesaplandı:
Tek Kişilik Bütçe: 125.000 TL
2 Kişilik Aile Bütçesi: 193.500 TL
5 Kişilik Aile Bütçesi (2 Yetişkin, 3 Çocuk): 377.000 TL
Rapor detaylarında, tek başına yaşayan bir çalışanın bütçesinin yaklaşık dörtte birinin yalnızca kira giderine gittiği, gıda ve faturalar eklendiğinde maaşın sosyal hayata sıra gelmeden tükendiği belirtildi.
Çocuklu Ailelerde Eğitim Maliyeti 55 Bin TL’ye Ulaştı
Beş kişilik aileler için hesaplanan 377 bin TL'lik bütçenin en kritik kalemlerinden birini çocuk harcamaları oluşturdu. Üç çocuğun eğitim, kurs, kırtasiye, okul yemeği, harçlık ve sosyal gelişim giderlerinin aylık toplam 55 bin TL’ye ulaştığına dikkat çekildi.
Demirel, “Çocuk yetiştirmek sadece karnını doyurmak değildir. Sanatla, sporla ilgilenmesi ve arkadaşlarıyla sosyalleşmesi her çocuğun hakkıdır. Gelir yetersiz kaldığında aileler ilk olarak tatilden, sosyal hayattan ve eğitim kurslarından vazgeçmek zorunda kalıyor” ifadelerini kullandı.
"Tatil ve Birikim Yapmak Lüks Değil, Normal Hayatın Parçasıdır"
Tatil, sosyal yaşam, araç gideri ve tasarruf payının rapordan bilerek çıkarılmadığını ifade eden Demirel konuyla ilgili şunları söyledi: "Bir insanın ailesiyle yılda bir iki hafta tatil yapabilmesi, çocuğunu spora gönderebilmesi, ayda bir kez dışarıda yemek yiyebilmesi zenginlik değildir. Beklenmedik bir sağlık harcamasında borç aramaması ve geleceğe birikim yapabilmesi normal hayatın gereğidir. Asıl düşünmemiz gereken, bunların ne zamandan beri çalışanlar için ulaşılması imkânsız lüksler hâline geldiğidir."
"10 Yıl Öncenin Orta Sınıfı Bugün Yaşam Standardını Koruyamıyor"
Bundan 10 yıl önce iki kamu çalışanının bulunduğu bir hanenin orta sınıf yaşam standardını rahatlıkla sürdürebildiğini hatırlatan Demirel, gelinen noktada beklentilerin değil, hayatın gerçek maliyetinin yükseldiğini belirtti. Çalışanların ay başında maaşını alır almaz borç ödediğini ve hayatını giderek küçültmek zorunda kaldığını vurguladı.
"Maaş Bordrosuna Değil, Gerçek Hayata Bakın"
Ücret politikalarını belirleyen yetkililere ve kamu işverenine çağrıda bulunan TEÇ-SEN Genel Başkanı, taleplerini şu sözlerle tamamladı:
"Sadece enflasyon oranlarına değil; çalışanın kirasına, market harcamasına, çocuğunun okul masrafına ve ay sonunda cebinde ne kaldığına bakın. TEÇ-SEN olarak kamu çalışanlarının satın alma gücünün korunmasını, yaşam maliyetindeki değişimlerin zamanında ücretlere yansıtılmasını ve zorunlu ihtiyaçların ötesinde insanca bir yaşam düzeninin sağlanmasını istiyoruz. Çünkü hayatta kalmak başka, insanca yaşamak başkadır."





