Ali Öz, 45 yılı aşkın meslek hayatında savaşlardan grevlere, işçi direnişlerinden Cumartesi Anneleri’ne, Newroz’dan Gezi’ye kadar Türkiye’nin yakın tarihine tanıklık etti. Fotoğrafçı Ali Öz, bu kez objektifini Tarlabaşı’nın kaybolan hafızasına çeviriyor. Öz’ün yaklaşık 10 yıl boyunca çektiği 50 bin kareden oluşan “Tarlabaşı – Kayıp Şehir”, yıllar sonra yeniden okurla buluştu.
Türkiye’nin toplumsal ve siyasal tarihine objektifiyle tanıklık eden fotoğrafçı Ali Öz, yıllar boyunca savaşlardan grevlere, işçi direnişlerinden zorunlu göçlere, yoksulluk hikâyelerinden toplumsal hareketlere kadar pek çok önemli anı fotoğraflarıyla kayıt tuttu.
Öz’ün fotoğraf anlayışının merkezinde ise her zaman insan vardı. Fotoğrafı yalnızca bir görüntüyü kaydetme aracı olarak görmedi. Objektifini insanların hayatlarına, mücadelelerine ve gündelik yaşamlarına çevirdi. Bu anlayışın izleri aslında çocukluk döneminde atıldı. Çocukluk yıllarında annesinin Adana’daki pamuk tarlalarında çalışmasına tanıklık eden Öz, emek ve insan hikâyelerine duyduğu ilgiyi bu deneyimlerle geliştirdi. Yıllar sonra Adana’ya giderek tarım işçilerini fotoğraflaması da bu kişisel hafızanın devamıydı.

TARLABAŞI İLE YOLLARI YILLAR ÖNCE KESİŞTİ
Ali Öz’ün Tarlabaşı ile ilişkisi ise gazeteciliğinin ilk yıllarına kadar uzanıyor. 1983-1985 yılları arasında Tarlabaşı’nda yaşayan Öz, sonraki yıllarda toplumsal olayları takip ederken de semtle bağını sürdürdü. Tarlabaşı Bulvarı’nın açılması, yıkımlar ve kentsel dönüşüm süreciyle birlikte semtin değişimine tanıklık etti. Öz, yaklaşık 10 yıl boyunca Tarlabaşı sokaklarında fotoğraf çekti. Sabahın ilk ışıklarından gecenin ilerleyen saatlerine kadar semtin gündelik yaşamını izledi. Düğünler, cenazeler, çocukların oyunları, kadınların gündelik emeği, kahvehaneler, birahaneler, barlar, pavyonlar, midye dolmacılar, göçlerle semte gelen insanlar ve yıkılan evler onun objektifinden geçti. Böylece Tarlabaşı yalnızca binalarıyla değil, insanları ve gündelik yaşamıyla da fotoğraf karelerine taşındı.

Whatsapp Image 2026 08 24 At 09.58.04

50 BİN KARELİK GÖRSEL HAFIZA
Öz’ün Tarlabaşı çalışması yaklaşık 50 bin fotoğraflık dev bir arşive dönüştü. Bu karelerin bir bölümü daha sonra “Tarlabaşı – Kayıp Şehir” adlı kitapta bir araya getirildi.
İlk baskısı kısa sürede tükenen kitap, yıllar sonra yenilenen baskısıyla yeniden okur karşısına çıktı. Eser, yalnızca bir fotoğraf albümü değil; kentsel dönüşümle büyük ölçüde değişen bir semtin sosyal ve kültürel hafızasını kayıt altına alan görsel bir belge niteliği taşıyor. Öz’ün fotoğraflarında Tarlabaşı, yalnızca yoksulluk veya suç kavramları üzerinden anlatılmıyor. Mahallede yaşayan insanların sevinçleri, üzüntüleri, ilişkileri, dayanışmaları ve hayata tutunma biçimleri de görünür hale geliyor.

DEĞİŞEN SEMTİN KAYBOLAN HİKÂYELERİ
Tarlabaşı, tarih boyunca farklı toplulukların bir arada yaşadığı kozmopolit bir semt olarak İstanbul’un kültürel dokusunun önemli parçalarından birini oluşturdu.
Rum, Ermeni ve Yahudi nüfusunun bölgeden kopmasının ardından farklı göç dalgalarıyla şekillenen semt; Romanlar, Kürtler ve farklı toplulukların yaşam alanına dönüştü.
Bugün ise kentsel dönüşüm nedeniyle Tarlabaşı’nın hem mimari dokusu hem de sosyal yapısı önemli ölçüde değişmiş durumda. Bu nedenle Ali Öz’ün fotoğrafları, yalnızca geçmişe ait görüntüler olmaktan çıkıyor; İstanbul’un yakın tarihine ilişkin görsel bir arşiv niteliği kazanıyor.

Whatsapp Image 2026 08 24 At 09.58.05

“FOTOĞRAF BENİM İÇİN TANIKLIK”
Ali Öz, fotoğraf anlayışını “Ben fotoğraf çekmedim, yaşadığım döneme tanıklık ettim; fotoğraf makinem ise o tanıklığın dili oldu” sözleriyle aktarıyor. Bu yaklaşım, “Tarlabaşı – Kayıp Şehir” çalışmasının da temelini oluşturuyor. Kitap, bugün büyük ölçüde değişmiş olan bir semtin geçmişine bakarken yalnızca binaları göstermiyor. O binaların içinde yaşayan insanların hikâyelerini de geleceğe taşıyor.

YENİ BASKI YENİDEN OKURLA BULUŞTU
Yaklaşık 10 yıl önce yayımlanan ve kısa sürede tükenen “Tarlabaşı – Kayıp Şehir”, 188 sayfalık yeni baskısıyla yeniden hazırlandı. Yeni baskının tasarımını Cenk Erdoğan üstlendi.
Kitap, Mast Enerji’nin desteğiyle 2 bin adet basıldı. Baskının 1500 adedi Mast Enerji bünyesine dahil edilirken, 500 adetlik bölüm ise doğrudan Ali Öz tarafından okurlara ulaştırılıyor.
Kitabın yeni baskısına gösterilen ilginin de dikkat çekici olduğu belirtiliyor. Güncel haberlerde, sınırlı sayıdaki kitabın önemli bölümünün kısa sürede okurlarla buluştuğu aktarılıyor.

Whatsapp Image 2026 08 24 At 09.58.04 (2)
BİR KİTABIN GELİRİ BAŞKA BİR KİTABIN HAFIZASINI OLUŞTURACAK
“Tarlabaşı – Kayıp Şehir”in hikâyesi ise yalnızca geçmişe bakmakla sınırlı kalmıyor. Kitabın satışından elde edilecek gelir, Ali Öz’ün yaklaşık 45 yıllık meslek hayatında oluşturduğu arşivden yararlanılarak hazırlanacak 1980’ler Türkiye’sinin siyah-beyaz fotoğraflarından oluşan yeni bir kitabın basımında kullanılacak. Böylece Tarlabaşı’nın kaybolan hafızasını koruyan bir kitap, Türkiye’nin başka bir dönemine ait görsel hafızanın da geleceğe aktarılmasına katkı sağlayacak. Ali Öz’ün objektifinden geriye kalan ise yalnızca fotoğraflar değil. Bir mahallenin insanları, sokakları, sevinçleri, acıları ve değişen hayatları…
“Tarlabaşı – Kayıp Şehir”, bugün artık büyük ölçüde değişmiş bir semte bakarken, İstanbul’un dönüşüm sürecinde nelerin kaybedildiğini ve geride nasıl bir hafıza kaldığını hatırlatıyor. Çünkü bazı fotoğraflar yalnızca geçmişi göstermez. Geçmişin unutulmasına da izin vermez.

Muhabir: Nursel DİLEK MANAVBAŞI