İs
tanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Şile Belediyesine yönelik 'suç işlemek amacıyla örgüt kurma', 'irtikap', 'rüşvet' ve 'ihaleye fesat karıştırma' suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan, görevinden uzaklaştırılan Şile Belediye Başkanı Özgür Kabadayı ve Haluk Levent'in kardeşi Berkant Acil'in de aralarında bulunduğu 53 sanığın yargılandığı davanın ilk duruşması Anadolu 27’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nce adliyenin konferans salonunda saat 12.00'da başladı. Duruşmada, görevinden uzaklaştırılan Şile Belediye Başkanı Özgür Kabadayı ve Haluk Levent’in kardeşi Berkant Acil'in de aralarında bulunduğu 12 tutuklu sanık salonda hazır bulundu. Bazı tutuksuz sanıklar ile sanık avukatları da duruşmaya katıldı.
'İSNAT EDİLEN EYLEMLERİN TARİHLERİNDE DE ORADA DEĞİLDİM'
İmar Danışmanı tutuksuz sanık Durmuş Gümüş savunmasında, “Şile Belediyesi'nde 3 aylık bir görev sürecim oldu. 2024 seçimlerinin ardından Mayıs ayında başlayıp Ağustos ayında biten bir süreç. İmardan sorumlu danışman olarak çalışıyordum. Özgür Kabadayı beni danışman olarak istedi. Sadece imar konusunda danışmanlık yapıyordum onun dışında hiçbir idari yetkim yoktur. İsnat edilen eylemlerin tarihlerinde de orada değildim. Yönetimdekilerle bazı anlaşmazlıklarımız sebebiyle istifa ettim. 6 numaralı eylemde mimarlık ve inşaat işleriyle uğraşıyorum. Danışmanlık yaptığım dönemde İ.Ö. geldi. İskanla ilgili bir sıkıntısı olduğunu ve bunu nasıl çözebileceğini sordu. İki yolu olduğunu, tadilat ruhsatı alınabileceğini ya da yıkılıp düzeltme yapılabileceğini söyledim. Ne kadar tutacağını sordu, ben de bin ile bin 500 arasında olacağını söyledim. Daha sonra belediye başkanımız sorduğunda, tadilat ruhsatı alınması gerektiğini ilettim.
Daha sonra belediye binasında İ.Ö.’yü tesadüfen gördüm. İşini hallettiğini söyledi. Nasıl hallettiğini sorduğumda, ‘Hallettim bir şekilde’ dedi. İstifa ettiğim gün İ.Ö.’yle aramızda geçen bir Whatsapp konuşması var. İ.Ö.'ye 35 bin dolar iddiasını sordum. 'Böyle bir şey söyleniyor parayı Başkan'a mı verdin Oğuz'a mı verdin?' dedim. İ.Ö., 'Yemin ederim Oğuz Kaçmaz'a 15 bin dolar verdim' dedi. Ben de Oğuz Kaçmaz'ı seçimden 2 ay önce kadar tanıdım. Seçim çalışmasında gördüm sonra da arkadaş gölge başkan gibi sağ olsun kimseyi tanımayan biri gibi devam etti. Bütün yetkiler ondaydı. İstifa etmemde etkisi var" dedi.
'VATANDAŞLARDAN MUVAFAKATNAME ALINARAK RUHSAT VERİLMESİ KONUSU GÜNDEME GELDİ'
Tutuksuz sanık Vedat Vural Durmuş, "“Bu süreçte vatandaşlardan muvafakatname alınarak ruhsat verilmesi konusu gündeme geldi, biz de bunu kendi aramızda görüştük. Oğuz Kaçmaz masaya vurarak ‘Bu iş bugün bitecek’ dedi. Aynı gün S.Ö.‘nün ekranına muvafakatnameye ilişkin yazı düştü. Daha sonra otele bu şekilde işletme ruhsatı verildi. Muvafakatname yazısı İBB’de ortaya çıkınca konu gündeme geldi ancak yazıyı kimin sızdırdığını bilmiyorum. Bunun sebebi de Oğuz Kaçmaz’ın bana söylediğine göre yaz festivali için sponsorluk adı altında yardım alınmasıydı" dedi.
‘OĞUZ KAÇMAZ 'BEN ALDIM' DEDİ’
Oğuz Kaçmaz ve Özgür Kabadayı’nın da katıldığı bir toplantıya çağrıldığını anlatan Durmuş, “Ben de buradan birilerinin 30 bin dolar para aldığını, Sinan Bey’in de parayı kim aldıysa iskanı onun vermesi gerektiği şeklindeki yanıtını kendisine söyledim. Oğuz Kaçmaz da ‘Ben aldım’ dedi. Bunun üzerine Özgür Kabadayı bana ‘Tamam abi, sen çıkabilirsin’ dedi. Ben de oradan ayrıldım” dedi.
‘1,5 MİLYON LİRAYI POŞET İÇİNDE VERDİĞİNİ SÖYLEDİ’
Abdulhamit Kanmaz’la Kartal Adliyesi nezarethanesinde aralarında geçen konuşmaya da değinen Durmuş, “Abdulhamit Kanmaz, Kartal Adliyesi’nde nezarethanedeyken 1,5 milyon lirayı poşet içinde kendisine gelen bir kişiye verdiğini söyledi ama ben kime, ne için verildiğini bilmiyorum” dedi.
‘PARÇALARI BİRLEŞTİRİNCE RÜŞVET OLDUĞUNU ANLADIM’
Tutuksuz sanık Sercan Taşkaya, “2024 seçimlerinde seçim kampanyalarına katıldım. Herkesi orada tanıdım. Seçimi kazandıktan sonra Özgür Kabadayı bana özel kalemde teklifte bulundu, ben de kabul ettim. Benim ilk baştaki görevim vatandaşlardan şikayetlerini ilgili yerlere aktarmaktı, karşılama personeliydim aynı zamanda da. Oğuz Kaçmaz’ın ehliyeti yoktu, onun şoförlüğünü de yaptım. Birkaç olaya şahit oldum, ilk başta bunun rüşvet olduğunu bilmiyordum. Parçaları birleştirince rüşvet olduğunu anladım” dedi.
‘ÖZGÜR BAŞKAN BENİ TEHDİT ETTİ’
Taşkaya, “Ağustos ayının sonlarına doğru Özgür Kabadayı Gönen Otel’e gidip Suzan’ı bulmamı söyledi. Ben gittim, Suzan Hanım’ı buldum. Odasına gittik, biraz sohbet ettikten sonra masasının altından kraft kağıt çıkarıp bana doğru uzatarak ‘İstersen say’ dedi. Para olduğunu fark ettim, para dolardı. ‘Siz saydıysanız gerek yok, ben ellemek istemiyorum’ dedim. Aldım, çıktım, Özgür Kabadayı’ya verdim. Rüşvet olduğunu anladıktan sonra Özgür Başkan’la tartıştım, bu tarz işlerin içinde olmak istemediğimi söyledim. Beni tehdit etti, ‘Artık bu işlerin içindesin, yapacak bir şeyin yok’ dedi” ifadelerini kullandı.
‘BERNA BAŞKAN’A TELEFON ALMAMI SÖYLEDİ’
Taşkaya, “Hamit Kanbaz bir gün elinde bir çantayla Başkan Bey’in odasına geldi. Geri çıktığında elinde çantası yoktu. Daha sonra Özgür Başkan beni odasına çağırdı, ‘Bu çantayı arabaya koy’ dedi. İçinden de bir deste para vererek ‘Berna Başkan’a doğum günü hediyesi telefon al’ dedi. Ben de telefonu aldım” diye konuştu.
DURUŞMA ERTELENDİ
Duruşma, 7 sanığın dinlenmesinin ardından diğer sanıkların savunmalarının alınmasıyla 21 Ekim Çarşamba günü saat 10.00'da görülmeye devam edecek.





