Dijital pazarlara yönelik rekabet politikaları dünya genelinde yeniden şekillenirken, Türkiye’de de büyük teknoloji platformlarına yönelik denetimler hız kazanıyor. Rekabet Kurumu bünyesindeki Rekabet Kurulu tarafından Google hakkında başlatılan yeni soruşturma, dijital rekabet hukuku açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

Süreci değerlendiren Rekabet Kurumu Eski Baş Uzmanı ve Avukat Mert Karamustafaoğlu, soruşturmanın yalnızca teknik bir inceleme olmadığını belirtti.

2018 Kararının Etkileri Devam Ediyor

Karamustafaoğlu, yeni sürecin 2018 yılında Android’e ilişkin verilen kararın devamı niteliğinde olduğunu ifade ederek, “Burada mesele sadece geçmişteki ihlaller değil, önceki kararların fiilen uygulanıp uygulanmadığıdır. Kurum artık sözleşme metinleri değişse bile rekabeti sınırlayıcı sonuçların devam edip etmediğine bakıyor” dedi.

Rekabet Kurumu, 2018’de Google’ın lisanslanabilir mobil işletim sistemleri pazarında hâkim durumda olduğuna karar vermiş; şirketin cihaz üreticileriyle yaptığı sözleşmeler yoluyla kendi arama motorunu varsayılan olarak atadığı, ana ekranda konumlandırdığı ve gelir paylaşımı anlaşmalarıyla rakipleri dışladığını tespit etmişti. Bu uygulamaların pazara giriş engeli yarattığı belirtilmişti.

“Şekilden Çok Sonuç Önemli”

Karamustafaoğlu, o dönemde yalnızca para cezası verilmediğini, aynı zamanda yapısal yükümlülükler getirildiğini hatırlatarak, Google’dan sözleşmelerin değiştirilmesinin ve varsayılan atamaların kaldırılmasının istendiğini aktardı. Ayrıca açık zorlamaların ötesinde dolaylı teşviklerin de kullanılmaması gerektiğinin özellikle vurgulandığını ifade etti.

Yeni soruşturmanın merkezinde ise zorunlu hükümler yerine mali teşviklerle benzer sonuçlara ulaşılıp ulaşılmadığı sorusu yer alıyor. Karamustafaoğlu, “Google artık ‘zorunlu’ demiyor olabilir; ancak mali teşviklerle cihaz üreticilerini aynı davranışa yönlendiriyor mu, buna bakılıyor” değerlendirmesinde bulundu.

İddialara göre Google’ın, Google Arama Parçacığı Yerleştirme Sözleşmesi (GSPA) ve Türkiye için Gelir Paylaşım Sözleşmesi kapsamında üreticileri Google’ı ana ekrana yerleştirmeye ve varsayılan arama motoru olarak atamaya teşvik ettiği öne sürülüyor.

Uzmanlara göre soruşturmada belirleyici olacak unsur, sözleşmelerin şeklen isteğe bağlı görünmesine rağmen fiiliyatta tüm üreticilerin bu anlaşmalara taraf olup olmadığı ve alternatif arama motorlarına alan bırakılıp bırakılmadığı olacak. Rekabet Kurumu’nun değerlendirmesinde “şekilden çok sonuç” ilkesinin belirleyici olması bekleniyor.

Kaynak: Haber Merkezi