Yeni Parti İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, Türkiye ekonomisinde yaşanan yüksek enflasyon, yüksek faiz ve finansal belirsizliklerin şirketler üzerindeki etkilerine ilişkin açıklamalarda bulundu. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine dikkat çeken Karabat, takipteki kredilerdeki artışın özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler (KOBİ) açısından endişe verici boyutlara ulaştığını ifade etti.

Karabat, bankaların takipteki alacaklarının 24 Ekim 2025’te 519 milyar lira seviyesinde olduğunu, 23 Ekim 2026’da ise 965,1 milyar liraya yükseldiğini belirtti. Bir yıllık dönemde takipteki alacakların 446 milyar lira arttığını ve artış oranının yüzde 86’ya ulaştığını kaydeden Karabat, ödenemediği için takibe düşen kredilerin toplamının 1 trilyon lira sınırına dayandığını söyledi.

Takipteki krediler sekiz haftada 120 milyar lira arttı

Fon krizine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Karabat, 28 Ağustos’ta bankaların takipteki alacaklarının 844,9 milyar lira olduğunu, 23 Ekim’de bu rakamın 965,1 milyar liraya yükseldiğini aktardı.

Karabat, yalnızca sekiz haftada takipteki alacaklarda yaklaşık 120 milyar liralık artış yaşandığını belirterek, 17 Eylül’de 131 yatırım fonunun tasfiye sürecine alınmasının ardından krizin derinleştiğini savundu.

Karabat’ın paylaştığı verilere göre, 28 Ağustos-18 Eylül döneminde takipteki alacaklar haftalık ortalama 10,5 milyar lira artarken, 18 Eylül-23 Ekim döneminde bu artış 17,7 milyar liraya yükseldi.

Artış hızının yaklaşık yüzde 68 yükseldiğini belirten Karabat, yaşanan gelişmelerin fon kriziyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

“KOBİ’lerin borç yükü görmezden gelinemez”

KOBİ’lerin takipteki kredi borçlarındaki artışa dikkat çeken Karabat, şu ifadeleri kullandı:

“Türkiye ekonomisinin omurgası olan KOBİ'ler çöküyor. Bir yıl önce KOBİ'lerin takipteki kredileri 176,5 milyar TL'ydi. Şimdi 335,4 milyar TL. Tam yüzde 90 artış. Daha vahimi, son sekiz haftada 42,7 milyar TL'lik yükseliş yaşandı.”

KOBİ’lerdeki kredi bozulmasının hızlandığını belirten Karabat, 28 Ağustos-18 Eylül döneminde haftalık ortalama 1,6 milyar lira olan takipteki KOBİ alacaklarındaki artışın, 18 Eylül-23 Ekim döneminde 7,6 milyar liraya yükseldiğini kaydetti.

Bu artışın yaklaşık 4,7 katına ulaştığını ifade eden Karabat, üretim, istihdam ve ticaretin önemli bir bölümünü üstlenen küçük ve orta ölçekli işletmelerin kredi borçlarındaki bozulmanın göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi.

Karabat, açıklanan rakamların sorunun tamamını yansıtmadığını da savunarak, yeniden yapılandırıldığı için henüz takibe aktarılmayan krediler ile varlık yönetim şirketlerine devredilen alacakların mevcut verilerin dışında kaldığını belirtti.

Karabat’tan Mehmet Şimşek’e fon krizi soruları

Fon krizinin ekonomi yönetimi tarafından önceden bilindiğini öne süren Karabat, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in 4 Kasım 2025’te yaptığı açıklamayı hatırlattı.

Şimşek’in “Bazı fonlar üzerinden manipülasyonların yapıldığını biliyoruz” ifadelerini kullandığını belirten Karabat, Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) açıklamasına göre konunun 2 Aralık 2025’te Şimşek başkanlığındaki Finansal İstikrar Komitesi’nde de görüşüldüğünü söyledi.

Karabat, ekonomi yönetiminin risklerden haberdar olduğunu savunarak, fon piyasasında yaşanan gelişmelerin neden daha etkili önlemlerle engellenmediğini sorguladı.

“Her yer yangın yeri ancak Sayın Şimşek ortalarda yok. Susarak görünmez olmaya çalışıyor. Ama sorumluluklarını unutturamazsın. Her fırsatta sana hatırlatacağız” diyen Karabat, fon krizinin siyasi sorumluluğunun tartışılması gerektiğini ifade etti.

“Türkiye ekonomisi bir günde bu hale gelmedi”

Türkiye ekonomisindeki sorunların yıllar içinde biriktiğini belirten Karabat, fon krizinin mevcut ekonomik kırılganlıkların üzerine geldiğini savundu.

Finansal piyasalarda güven kaybının yalnızca yatırımcıları değil, üreticileri, esnafı ve KOBİ’leri de etkilediğini dile getiren Karabat, ekonomi yönetimine şu soruları yöneltti:

“Bir yıl önce manipülasyon riskini bildiğiniz halde neden daha etkili önlem alamadınız? 131 fon tasfiyeye giderken neden bu kadar büyük bir güven sorunu oluştu? KOBİ kredilerindeki bozulma neden hızlanıyor? Takipteki alacaklar 1 trilyon TL'ye dayanmışken neden hâlâ her şey kontrol altındaymış gibi konuşuluyor?”

Karabat, Türkiye ekonomisinin yüksek enflasyon, yanlış politikalar, yetersiz denetim ve güven kaybı nedeniyle ağır bir süreçten geçtiğini ileri sürerek, ekonomik sorunların yalnızca faiz kararlarıyla çözülemeyeceğini belirtti.

Ekonomide güvenin yeniden tesis edilmesi gerektiğini savunan Karabat, “Bu ülkenin ihtiyacı yeni bir iyimserlik hikâyesi değil, hesap verebilen bir ekonomi yönetimidir” dedi.

Muhabir: Hatice GÜREL