Adana’nın Saimbeyli çevresinde Eylül ve Ekim aylarında kaydedilen depremler, Prof. Dr. Naci Görür’ün bölgeyle ilgili değerlendirmelerini yeniden gündeme taşıdı. Eylül açıklamasında sarsıntının Adana’ya doğru ilerlemesini beklemediğini belirten Görür, Ekim’de ise dikkatli olunması çağrısı yaptı. İki söz arasındaki farkı anlamak için olayların tarihine ve kapsamına bakmak gerekiyor. Özellikle açıklamaların tarihini, hangi

EYLÜL AYINDA NE SÖYLEMIŞTI?
21 Eylül’de Saimbeyli çevresinde meydana gelen deprem sonrası Görür, sarsıntıyı Savrun Fay Zonu ile ilişkilendirdi. Açıklamasında 2023 depremleriyle artmış olabilecek enerji etkisinden söz ederken hareketliliğin Adana’ya doğru ilerleyeceğini düşünmediğini de belirtti. Bu ifade o tarihte incelenen deprem ve fay hareketi hakkındaki uzman görüşüdür. Tüm Adana bölgesinin deprem tehlikesinin ortadan kalktığı şeklinde yorumlanmamalıdır.

EKIM AYINDA NELER YAŞANDI?
AFAD, 4 Ekim’de Saimbeyli çevresinde meydana gelen 4,8, 4,9 ve 5,2 büyüklüğündeki depremler için ön değerlendirme raporları yayımladı. Arka arkaya yaşanan sarsıntılar bölgenin yeniden gündeme gelmesine yol açtı. Olayların farklı tarihlerde yaşanmış olması önemlidir; yeni veriler ortaya çıktığında bir uzmanın vurgusu da değişebilir. Bu durum tek başına bir tahminin doğru veya yanlış olduğuna kesin kanıt oluşturmaz.

GÖRÜR NEDEN DIKKAT ÇAĞRISI YAPTI?
5 Ekim’de basına yansıyan paylaşımında Görür, Savrun Fay Zonu’nun etkin olduğunu ve Adana’nın dikkatli olması gerektiğini ifade etti. Buradaki risk vurgusu, yakın zamanda belirli büyüklükte bir deprem olacağının ilanı değildir. Adana gibi farklı zemin koşullarının bulunduğu bir kentte tehlike ve yapı kırılganlığı beraber değerlendirilir. Güvenli yapılaşma ve hazırlık ihtiyacı yalnızca deprem meydana geldiğinde başlamaz.

İKİ AÇIKLAMADAN HANGI SONUÇ ÇIKIYOR?
Eylül değerlendirmesi belirli bir sarsıntının olası ilerleme yönü üzerineyken Ekim değerlendirmesi bölgede yaşanan yeni hareketlilik sonrasında yapılan daha geniş bir dikkat çağrısıdır. Bunları tarihsiz yan yana paylaşmak okurları yanlış yönlendirebilir. Gelişmeleri takip edenlerin AFAD verilerini, açıklamaların orijinal zamanını ve ifadelerin kapsamını kontrol etmesi gerekir. En güvenilir yaklaşım, tek cümle yerine açıklamanın tamamını okumaktır.



