Bahçeli, fon soruşturmalarına ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca sermaye piyasasındaki işlemlere ilişkin soruşturma kapsamında çok sayıda gözaltı ve tutuklama işlemi yapıldığını anımsattı.

Ekonomi yetkililerinin, gelişmeleri fon piyasasının sınırlı bölümünde meydana gelen ve finansal sisteme sirayet eden herhangi bir riskin mevzubahis olmadığı şeklinde değerlendirdiğini belirten Bahçeli, "Piyasa bozucu işlemlere karıştığı değerlendirilen kişiler hakkındaki hukuki sürecin devam ettiği, bu faaliyetlerle ilgisi bulunmayan kişi ve şirketlere yönelik ise herhangi bir işlemin yapılmayacağı vurgulanmıştır." açıklamasında bulundu.

Bahçeli, Finansal İstikrar Komitesinin gelişmelerin finansal sisteme ve reel ekonomiye olumsuz yansımaması için başta piyasanın ihtiyaç duyduğu likidite olmak üzere gereken tedbirlerin alındığını açıkladığını hatırlatarak, şöyle devam etti:

"Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan da 28 Eylül günü yapılan kabine toplantısı sonrasındaki açıklamasında, fon krizine dair gerekli soruşturmaların yapıldığını belirterek, benzer bir sorunun tekrar yaşanmasının önüne geçmek için gerekli çalışmaların yapıldığını vurgulamış, ister piyasa manipülasyonu ile ister borsa oyunları ile ister belediyelerde yaşandığı gibi apaçık yolsuzluk yaparak olsun, her kim milletin hakkına, malına, hukukuna el uzatırsa karşısında bizi bulur, devleti bulur diyerek, söz konusu olanın ülkenin ekonomik güvenliği, refahı ise bunda en küçük bir tereddüt gösterilmeyeceğini kararlılıkla ifade etmiştir.

Bugün de ilgili ekonomi kurumlarıyla yapılan toplantı sonrası Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan tarafından yapılan açıklamada aynı kararlılık vurgulanmış, 'devletin, milletin malına el uzatanlarla işimiz olmaz, hükümetimiz gündemine hakimdir, önemli kararlar aldık ve tüm kurumlarımızla meselenin üzerine gidiyoruz' denilmiştir."

“SORUMLULAR HUKUK ÖNÜNDE HESABINI VERMELİDİR”

Bahçeli, finansal piyasaların istikrarının devamı ile piyasa bozucu işlemlere girişenlerden hukuk önünde hesap sorulmasının önemini vurgulayarak, mağdur edilen özellikle küçük yatırımcıların bu ve benzeri bir durumla karşılaşmaması için gerekli tedbirlerin alınması gerektiğini dile getirdi.

Yapılan açıklamaların bunları dikkate alan bir çerçevede olduğunu belirten Bahçeli, Türkiye'nin ekonomide, diplomaside, siyasette ve en önemlisi 'Terörsüz Türkiye' yolunda milli birlik ve bütünleşmede ivme kaydettiği bir dönemde, Türkiye'nin huzuruna kastetmek isteyenlerin devrede olduğunu ifade etti.

Türkiye ekonomisine güvenin arttığı iklimi sabote etme, bu gelişmeleri hükümeti ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı yıpratmaya dönük bir kampanyaya çevirme çabasının gözden kaçmadığı değerlendirmesini yapan Bahçeli, şunları kaydetti:

"Sayın Erdoğan'ın Birleşmiş Milletler 81'inci Genel Kurulunda milletçe göğsümüzü kabartan, tüm dünyanın hayranlığını uyandıran, hakkı adaleti savunan konuşması, akabinde de parti sözcüsü tarafından Cumhurbaşkanı adaylığının açıklanmasıyla saldırı süreci hızlanmıştır. Belediyelerdeki yolsuzluk ve ahlaksızlıklar diz boyuna çıktığı halde sesini çıkarmayanlar, bugün üzerine kararlı şekilde gidilen ve gerekli tedbirler alınarak, Türkiye ekonomisinin istikrarsızlaştırılmasına fırsat verilmeyeceği belirtilen bir konuyu sürekli gündem yapmaları, piyasaları karıştırmak suretiyle Cumhur İttifakı'na yönelik açık bir saldırı girişimidir.

Hukuksuzluğa tevessül eden, kamu malına, yetim hakkına el uzatan kim veya kimler varsa kuşkusuz hesabını hukuk önünde vermelidir. Bu gelişmeler karşısında, hükümetimizce olayın üzerine kararlılıkla gidilmesinden memnuniyet duyuyoruz. Alınan kararları destekliyoruz. Bu yönüyle Cumhurbaşkanımızın ve hükümetimizin arkasındayız."

Bahçeli, fonlar üzerinden toplumsal kutuplaşma ve ekonomik bölünme yaratmak isteyenlere fırsat verilmemesi gerektiğinin altını çizerek, "Bu olayın Cumhurbaşkanımıza ve Cumhur İttifakı'na yönelik bir saldırıya ve iftiraya dönüşmesi önlenmelidir. Defaatle söylediğimiz gibi siyasette aklanma ve arınma sağlanmalı, kimse töhmet altında kalmamalı, diğer yandan da sorumlular hukuk önünde hesabını vermelidir. MHP milletimizin hak ve hukukunu sonuna kadar korumaya kararlıdır. Milletimiz emin olsun, ekonomimiz güvende, kurumlarımız görevinin başındadır ve endişeye de gerek bulunmamaktadır." açıklamasını yaptı.

Kaynak: AA