Menopoz, kadınların yaşamında doğal bir biyolojik geçiş dönemi olsa da beraberinde getirdiği belirtiler günlük yaşamı, sosyal ilişkileri, uyku düzenini ve iş performansını önemli ölçüde etkileyebiliyor. Menopozun en yaygın belirtileri arasında yer alan sıcak basmaları ve gece terlemeleri, vazomotor semptomlar (VMS) olarak tanımlanıyor.
Araştırmalar, menopoz geçişi ve menopoz sonrası dönemde kadınların büyük bölümünün yaşamlarının bir döneminde bu belirtileri yaşadığını ortaya koyuyor. Sıcak basmaları ve gece terlemeleri yalnızca fiziksel rahatsızlığa neden olmakla kalmıyor; uyku düzeninin bozulmasına, yorgunluğa, konsantrasyon güçlüğüne ve günlük aktivitelerin zorlaşmasına da yol açabiliyor.
Her 2 kadından 1'inde orta veya şiddetli belirtiler görülüyor
Türkiye'de gerçekleştirilen çalışmalar, menopoz dönemindeki kadınların önemli bir bölümünün orta veya şiddetli düzeyde semptomlarla karşı karşıya olduğunu gösteriyor.
Menopoz Derecelendirme Ölçeği (MRS) kullanılarak yapılan çalışmalarda kadınların önemli bir bölümünde menopoz belirtilerinin orta, şiddetli veya çok şiddetli düzeyde olduğu belirlendi. Başka bir araştırmada ise kadınların yaklaşık yarısında orta veya şiddetli menopoz semptomları tespit edildi.
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Ebru Zülfikaroğlu, sıcak basmalarının genellikle ani sıcaklık hissi, yüzde kızarma ve terleme ile ortaya çıktığını belirtti.
Gece terlemelerinin ise uykuyu bölerek kişinin yeterince dinlenmesini engelleyebileceğini ifade eden Zülfikaroğlu, belirtilerin süresinin kişiden kişiye değişebildiğini söyledi.
“Belirtiler 7 yıldan uzun sürebiliyor”
Doç. Dr. Zülfikaroğlu, menopoz belirtilerinin sanılandan daha uzun sürebildiğine dikkat çekerek, “Bu semptomlar bazı kadınlarda birkaç yıl sürerken, bazılarında menopoz sonrasında uzun yıllar devam edebilir. Uzun dönemli gözlemsel çalışmalar, vazomotor semptomların birçok kadında 7 yıldan daha uzun sürebildiğini göstermektedir” dedi.
Menopozun etkileri yalnızca fiziksel değil
Menopozun etkilerinin sıcak basması ve terleme gibi fiziksel belirtilerle sınırlı olmadığına dikkat çeken uzmanlar, bozulan uyku düzeninin yaşam kalitesinde düşüş, ruh hali değişiklikleri, kaygı belirtileri ve günlük işlevlerde bozulmayla ilişkili olabileceğini belirtiyor.
Zülfikaroğlu, kadınların menopoz döneminde yaşadıkları belirtileri normal kabul ederek sessizce katlanmaları gerektiği düşüncesinin geride bırakılması gerektiğini ifade etti.
“Bugün menopoz belirtilerinin yönetimi konusunda çok daha fazla bilimsel bilgiye sahibiz. Kadınların yaşadıkları şikayetleri doktorlarıyla paylaşması ve kendileri için uygun yaklaşımın belirlenmesi büyük önem taşıyor. Menopoz, kadınların yaşam kalitesinden ödün vermek zorunda oldukları bir dönem değil” diye konuştu.
Hekim desteği önem taşıyor
Menopoz döneminde yaşam kalitesini etkileyen vazomotor semptomların yönetiminde kanıta dayalı farklı tedavi yaklaşımlarının bulunduğu belirtiliyor. Uzmanlar, hangi yaklaşımın uygun olduğunun ise kişinin genel sağlık durumu ve şikayetleri değerlendirilerek hekim tarafından belirlenmesi gerektiğini vurguluyor.
Doç. Dr. Ebru Zülfikaroğlu, kadınların menopoz döneminde yaşadıkları belirtiler nedeniyle destek almaktan çekinmemesi gerektiğini belirterek, “En önemli nokta, kadınların bu dönemde yalnız olmadıklarını bilmeleri ve yaşam kalitelerini etkileyen belirtiler karşısında destek almaktan çekinmemeleri. Menopoz doğal bir yaşam evresi olsa da kadınların bu dönemi daha konforlu geçirmelerine yardımcı olabilecek seçenekler mevcuttur” ifadelerini kullandı.




