Özel Haber

Kitle hareketleri felsefi yönüyle tuvalde

Ankara Kalesi’nde Emin Antik Sanat Merkezi, toplumsal olayları, politik imgeleri ve yoğun figüratif kompozisyonları, yağlı boya ile tuvale yansıtan çağdaş bir ressam ve akademisyen Doç. Dr. Hakan Arıkan’ın çalışmalarını sanatseverlerin ilgisine sunuyor. Arıkan’ın 5 Mayıs tarihine kadar sürecek sergisinde omniptikon, yığınlar ve persona olarak, 3 farklı seriden eserleri yer alıyor.

Emin Antik Sanat Merkezi’nde 14’üncü kişisel sergisini gerçekleştirdiğini belirten Arıkan, www.baskentgazete.com.tr’ye çalışmalarını anlattı.

CANETTİ VE HOFFER’İN FELSEFESİ TUVALDE

Sanatçı yığın serisinde Elias Canetti, Eric Hoffer gibi felsefede kitle hareketlerini, bireyleri kendi kimliklerinden soyutlayıp ortak bir amaca bağlayan fanatik bağlılık ve fedakarlık talep eden toplumsal olaylardan yola çıkarak tuvale taşıdığını anlatıyor.

Çalışmaları Türkiye’deki yaşanan önemli kitle hareketleri ile bağlantılar kurarak, onları biraz belgeye de çevirme niteliği de taşıyor.

Sanatçı, bu kapsamda yığınlar serilerinin hikayeleri, iktidar politikaları ve halk üzerindeki etkilerini yansıttığını, toplumsal dışavurumlar yığın serisinin içeriğini oluşturduğunu dile getiriyor. Arıkan, “İçerikler sadece felsefi ya da ülkenin politik durumu ile alakalı değil. Benim de içerisinde olduğu, bir dönem yaşadığı maruz kaldığı süreçleri ide içeriyor. Özetle herkesin söyleyecek bir sözü var. Kişisel ve toplumsal taleplerin hepsi de bu yığın serisinde var” diyor.

CARL GUSTAV JUNG’UN ETKİSİ

Analitik psikolojinin kurucusu Carl Gustav Jung’un persona kavramı üzerinden hareket ederek ürettiği resimlerini de sergilediğini anlatan sanatçı Arıkan, “Persona tiyatroda maske anlamında kullanılan bir sözcük. Jung bundan bahsederken, insanın görünen görünmeyen yüzü, insanın ikiyüzlülüğünü vurgulayan bir mesajı vardır. Resimlerimde de ona vurgu yapıyorum. Bir bedende ortaya çıkan, bizim doğrudan gördüğümüz, gerçeklikle görüntü arasındaki bizim de iç ve dış dünyamızla yansıttığımız o farklılıkları dile getiren o kavram üzerinden ürettiğim işler bunlar” sözleriyle anlatıyor.

BENTHAM’İN İZLEMELERİ DE TUVALDE

Sanatçı Arıkan, sergisinin adını da taşıyan omniptikon örneklerini anlatırken, bu serinin altyapısının öncelikli panoptikon’dan yola çıktığını dile getiriyor. Jeremy Bentham’ın 18. yüzyıl sonlarında tasarladığı, mahkumların her an izlenebildiği ama kimin izlediğini bilmediği dairesel bir hapishane modeli panoptikona vurgu yaptığı anlatan Arıkan, “Sonra sosyal medyanın dijitalleşme ile birlikte sinoptikona daha sonra omniptikon olarak bilinen rıza kültürü üzerinden iktidarın ve geniş kitlelerin karşılıklı birbirini rıza kültürü üzerinden gözetlemeye başladığı, aslında gönüllülük esasına dayanmış gibi gözükse de bazı o topluma sunulan özgürlük alanlarını aslında toplumun ayağına vurulan bir prangaya dönüşmesini içeriyor. İktidarın sürekli insanı ne yaparsanız yapın gözetleyen yapısını vurguluyorum” değerlendirmesi yapıyor.

HAKAN ARIKAN KİMDİR?

İstanbul’da Devrim Erbil’in 5 yıl boyunca özel asistanlığını da yapan 1980 Malatya doğumlu Hakan Arıkan, toplumsal olayları, politik imgeleri ve yoğun figüratif kompozisyonları yağlı boya ile tuvale yansıtan çağdaş bir ressam ve akademisyen. Süleyman Demirel Üniversitesi SDÜ Güzel Sanatlar Fakültesi mezunu olan, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi sanat tasarım politik imge başlığı ile doktorasını tamamlayan, sonra da İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümünü de bitiren sanatçı, 2022'de doçent unvanı aldı. Arıkan, sanatsal çalışmalarını Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi ve Ankara'daki atölyesinde sürdürüyor.