Kozack, düzenlediği basın toplantısında küresel ekonomideki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Son aylarda gelişmiş ve bazı gelişmekte olan ekonomilerde tahvil faizlerinde artış görüldüğüne işaret eden Kozack, bu artışın kısa ve uzun vadeli getirilerde yaşandığını söyledi.

Kısa vadeli tahvil faizlerindeki yükselişin enerji fiyatlarındaki artışlardan kaynaklandığını belirten Kozack, enerji fiyatlarındaki yükselişin piyasalarda para politikasının izleyeceği seyre ilişkin beklentileri değiştirdiğini ifade etti.

Kozack, bazı merkez bankalarının enflasyonist baskılara para politikasını sıkılaştırarak karşılık verdiğini, bunun kısa vadeli tahvil faizlerindeki yükselişte etkili olduğunu dile getirdi.

Uzun vadeli tahvil getirilerinin ise merkez bankalarının politika seyrindeki değişimin yanı sıra yüksek borç seviyelerine ilişkin endişelerden de etkilendiğini kaydeden Kozack, "Küresel ölçekte tahvil piyasalarının düzenli bir şekilde işlemeye devam ettiğini görüyoruz." dedi.

"MANŞET ENFLASYONU BESLEYEN ENERJİ ŞOKU HENÜZ BİTMEDİ"

Enflasyona da adeğinen Julie Kozack, bu ay yayımlanacak Dünya Ekonomik Görünüm Raporu'nda yeni enflasyon tahminlerinin yer alacağını belirtti.

Kozack, manşet enflasyonu besleyen enerji şokunun henüz bitmediğini belirterek, petrol ve gaz fiyatlarının yüksek kalmaya devam ettiğini aktardı.

Rafine ürün fiyatlarının da oldukça yüksek olduğunu kaydeden Kozack, enerji talebinde de yapay zeka gibi nedenlerden artış görüldüğünü ifade etti.

Kozack, bu durumun birçok ülkede enflasyonun kalıcı olmasına neden olduğunu belirterek, bazı ülkelerde dezenflasyon sürecinin duraksadığını kaydetti.

"DİZEL, BENZİN VE JET YAKITI FİYATLARI ÇATIŞMA ÖNCESİNE GÖRE YÜZDE 60 İLA 97 ARTTI"

Yükselen dizel fiyatları karşısında gündeme gelen ihracat yasaklarına dair bir soru üzerine IMF Sözcüsü Kozack, olası politikalara ilişkin spekülasyon yapmak istemediğini söyledi.

Kozack, rafine ürünlerin önemine dikkati çekerek, hanehalkları ve şirketlerin ham petrol yerine rafine ürünleri tükettiğini belirtti.

Dizel, benzin ve jet yakıtı fiyatlarının çatışma öncesi seviyelere göre yüzde 60 ila 97 arttığına işaret eden Kozack, bunun sınırlı rafinaj kapasitesini yansıttığını ifade etti.

Kozack, yaşanan şokun tüketiciler ve işletmeler açısından yalnızca Hürmüz Boğazı üzerinden ham petrol ve doğal gaz arzıyla sınırlı olmadığını, aynı zamanda Körfez'deki bazı rafinaj kapasitesinin kaybedilmesinin de tüketiciler açısından önemli olan rafine ürünler üzerinde etkisi olduğunu dile getirdi.

"ABD VE ÇİN ARASINDAKİ YAPICI İLETİŞİMİ MEMNUNİYETLE KARŞILIYORUZ"

ABD ve Çin arasındaki ticari gelişmelere de değinen Julie Kozack, iki ülke arasında Ekim 2025'te varılan Busan mutabakatının 10 Ocak'a kadar uzatılmasını ve iki ülke makamları arasındaki yapıcı iletişimi memnuniyetle karşıladıklarını söyledi.

Kozack, "Bu önemli çünkü ticaret ortamının öngörülebilirliğini artırmaya yardımcı oluyor ve önemli bir kazanım." değerlendirmesinde bulundu.

Varılan uzlaşının belirli ürünler için daha elverişli tarife uygulamasının değerlendirilmesine yönelik bir çerçeve oluşturduğunu belirten Kozack, gelişmeleri izlemeye devam edeceklerini kaydetti.

Kaynak: AA