Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, limon ithalatına ilişkin verileri değerlendirerek mevcut tarım politikalarını eleştirdi. Türkiye’nin limon üreten bir ülke olmasına rağmen ithalat yapılmasının doğru olmadığını belirten Gürer, fiyat dalgalanmalarının hem üreticiyi hem de tüketiciyi olumsuz etkilediğini ifade etti.
Türkiye limon için milyonlarca dolar ödedi
Türkiye’nin limon ithalatına ödediği dövize dikkat çeken Ömer Fethi Gürer, ithalat verilerini paylaşarak şu değerlendirmede bulundu:
“Ülkemizde limon ithalatı iki bin yirmi dört yılında iki bin elli dört ton olarak gerçekleşti. Bu ithalat için bir milyon dokuz yüz kırk bir bin altı yüz dokuz dolar yurt dışına ödendi. Ülkemizde ise limon üreticinin elinde kaldı, beş liraya bahçede satılamadı. Rafta ise ürün fiyatı katlandı. İthalat da yapıldı.
İki bin yirmi beş yılında limon ithalatı iki bin yüz otuz ton oldu ve yaklaşık iki milyon üç yüz yetmiş bin dolar döviz yurt dışına gitti. İki bin yirmi beş yılında bu kez tüccar alım yaptı. Ağustos ayında erkenci limon hasadı ile başlayan süreç Ocak iki bin yirmi altıda büyük ölçüde sona erdi. Limon stokta var. Buna rağmen iki bin yirmi altı yılında sadece bir ayda yedi yüz beş ton limon ithalatı yapıldı ve bunun karşılığında beş yüz kırk dokuz bin üç yüz kırk dört dolar ödeme gerçekleştirildi. Stokta limon fiyatı artabileceği düşünülerek Ticaret Bakanlığı gümrük vergisini düşürüp ithalatı kolaylaştırdı.”
“Limon vergisi yüzde elli dörtten yüzde ona düşürüldü”
CHP’li Gürer, limon ithalatına ilişkin yeni düzenlemeye de dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
“İthalatla ilgili yeni bir karar alındı. Limondaki vergi oranı yüzde elli dörtten yüzde ona düşürüldü ve Temmuz ayı sonuna kadar da bu uygulamanın devam edeceği bildirildi. Ülkemizde limonda erkenci hasat Ağustos ayında başlar, Aralık ayı sonu ile Ocak ortalarına kadar devam eder. Hasat edilen limonların bir bölümü de depolanarak piyasaya sunulur. İki bin yirmi beş yılı ürünü depoda var.”
“Depolarda ürün var ama fiyatlar dengesiz”
Depolarda stok bulunduğunu vurgulayan Gürer, fiyat dengesizliğine dikkat çekerek şöyle konuştu:
“Şu anda çiftçinin elinde çok fazla ürün kalmamış olabilir ama depolarda stoklanmış limonlar var. Bu ürünlerin depoya giriş fiyatı yüksekti. İktidar da limon fiyatlarındaki artışı frenlemek için ithalat vergisini düşürdü ve fiyatları dengelemeye çalışıyor.
Ancak bu tür müdahaleler piyasadaki dengeleri etkiliyor. Ürün üreticiden çıkınca tüccar bu işten kazanıyor. Üreten ve tüketen kaybediyor.”
Gürer, üreticinin kazanç sağlayamadığı durumlarda üretimden uzaklaşabileceğini belirterek bu tür uygulamaların piyasa dengesini de bozduğunu ifade etti.
“Raflarda yüz elli lira, üreticide beş lira”
Fiyat dalgalanmalarının ciddi sorunlara yol açtığını belirten Gürer, “Bir bakıyorsunuz limon market rafına yüz–yüz elli liradan giriyor. Bir bakıyorsunuz iki bin yirmi dört yılında olduğu gibi üreticinin elinde beş liradan bile alıcı bulamıyor. Bu sürekli değişkenlik hem üretici hem tüketici açısından ciddi bir sorun yaratıyor” dedi.
“Planlı ve öngörülebilir politika şart”
Fiyatları dengelemek amacıyla yapılan ithalat kararlarının kalıcı çözüm olmadığını vurgulayan Gürer, planlı bir tarım politikasına ihtiyaç olduğunu belirtti.
“Fiyat dengelemek için yapılan bu tür uygulamalarda planlı, öngörülebilir ve dengeli bir politika izlemek gerekiyor. Çünkü bu kez de tüccar zarar ediyor. Tüccar zarar ettiğinde ürün alımında geri duruyor ve bu da tarladaki ürünün sorun yaşamasına yol açıyor. Tüccar geri durduğu yerde kamu alıma girerek stoklanabilir ürünle piyasayı dengeleyebilir. Kooperatifçilik de bu bağlamda geliştirilip üreten ve tüketen korunmalıdır.”
“Üreten korunursa sorun çözülür”
Gürer, çözümün üreticiyi koruyan bir modelden geçtiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu:
“Olması gereken; makul bir kâr hesabı yapılması, girdi maliyetlerinin dikkate alınması ve kamucu bir anlayışla üreticinin zarar etmeyeceği bir sistem kurulmasıdır. Aynı zamanda tüketici de limona uygun fiyatla ulaşabilmelidir.”
“İthalatla oynayarak sorun çözülmez”
İthalat ve ihracat kararlarının sürekli değiştirilmesinin kalıcı çözüm olmayacağını belirten Gürer sözlerini şöyle tamamladı:
“Raftaki ürünün fiyatını düşürmenin yolu ithalat değil, daha çok üretim ve üretenin korunmasıdır. Üretenin girdi maliyetlerini düşürürseniz ve üretimi uygun koşullarda yapmasını sağlarsanız vatandaş da ürüne makul fiyatla ulaşır. Sürekli ithalatla oynayarak, ihracatla oynayarak sorun çözülmez. Narenciye üreticisi bir ülke olarak limon ithal etmek doğru değildir. Önce kendi kendine yeterliliğimizi sağlamalı, ardından katma değerli ürünler üretip dünyaya satacak politikalar geliştirmeliyiz.”





