İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Genel

Ankara'da üreticilere tohum desteği

Genel

Ankara'ya 3 yılda 16 adet köprülü kavşak yapıldı

Genel

Yenimahalle'de yaz akşamlarına “Bergen” damga vurdu

Genel

Çankaya'ya “27 Aralık Kızılca Gün” parkı

Genel

"Pati dostları Yenimahalle'de bir araya geldi”

Kültür-Sanat

Gordion Antik Kenti'nin isminin geçtiği ilk yazıt bulundu

Genel

Çocuk Trafik Eğitim Parklarında 254 bin çocuğa trafik bilinci aşılandı

Genel

Kahramankazan “1. Grup Belediye” statüsüne yükseldi

Genel

Kadınlar işaret dili öğreniyor

Genel

Minik işçiler çevre ve ağaç sevgisiyle sahaya indi

Kültür-Sanat

Operanın "rockçı" tenorundan yeni albüm

Genel

Başkan Taşdelen: Halk Kart'ı bin lira yaptık

Genel

Genel Haberleri

“Üretici çekildi, gıdaya ulaşım zorlaştı”

Makbule AKGÜL AKKUŞ 4.04.2022 09:47
“Üretici çekildi, gıdaya ulaşım zorlaştı”

Tarım Platformu kuruluşunu TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Konferans Salonunda basın toplantısıyla ilan etti. Platform, tarım ve gıda sektöründe yaşanan sorunların çözülmesine ve doğayı korumaya yönelik çalışmalar yürütecek. Kurumlar adına ortak açıklamayı yapan Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Remzi Suiçmez, kamu kurumlarının işlevsizleştirildiğini, küçük üreticilerin büyük şirketler karşısında korumasız bırakıldığını ve alanın tümüyle kâr mantığıyla çalışan özel sektörün insafına terk edildiğini ifade etti.

Tarım, hayvancılık ve gıda alanında faaliyet yürüten sendikalar, meslek odaları ve çeşitli kuruluşlar Tarım Platformu’nu kurdu. Sermaye lehine politikalar sonucunda, pandemi ve kuraklık döneminde tarım ve hayvancılığın bitme noktasına geldiği uyarısında bulunan sivil toplum kuruluşları, “Üretemezsek tüketemeyiz” diyerek dışa bağımlılığın ve emek düşmanı politikaların son bulmasını istedi. 21 kurumun bir araya geldiği platformun kuruluş açıklamasında konuşan dönem sözcüsü ve Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Remzi Suiçmez, “1980’li yıllarda ülkemizde de uygulanmaya başlanan ve günümüzde de devam eden neoliberal tarım politikaları sonucu; piyasayı düzenleyen tarımsal KİT’ler özelleştirildi kamu kurumları işlevsizleştirildi, üretici kooperatifleri güçsüzleştirildi, tarımsal destekler azaltıldı, küçük üreticiler büyük şirketler karşısında korumasız bırakıldı, girdilerde ve ürünlerde dışarıya bağımlılık arttı, alan tümüyle kâr mantığıyla çalışan özel sektörün insafına terk edildi, üreticiler ve tüketiciler sürekli kaybeden taraf oldu” dedi. Tarımda sermaye lehine yapılan her düzenlemenin yetersiz ve dengesiz beslenmeden yüksek gıda enflasyonuna, çarpık kentleşmeden çevre felaketlerine, toplumsal tahribattan kültürel yozlaşmaya kadar çok çeşitli alanlarda sorunlara neden olduğunu dile getiren Suiçmez, tarım, gıda, hayvancılık, orman ve çevre alanında faaliyet yürüten meslek, emek örgütleri ve demokratik kitle örgütleri olarak ortak mücadele yürütmek amacıyla bu platformu kurduklarını belirtti.

“GIDAYA ULAŞILMIYOR”

Son yıllarda ise pandemi, kuraklık, ekonomik kriz, döviz kuru baskısı, Rusya-Ukrayna savaşının etkilerinin tarımı çok boyutlu bir kriz ortamına sürüklediğini belirten Suiçmez, bu süreçte üretim ekonomisi yerine rant ve faiz ekonomisinde ısrar edilmesinin, girdi ve ürünlerde dışa bağımlılığın kesintisiz sürdürülmesi sonucunda üreticinin alandan çekildiğini ifade etti. Bu nedenle sektör dışı piyasa aktörlerinin sektörü daha fazla etkiler hale geldiğini kaydeden Suiçmez, kronikleşen gıda enflasyonunun tüketicinin yeterli gıdaya ulaşmasını engellediğini söyledi. Suiçmez, kamu kurumlarının işlevsizleştirildiğini, küçük üreticilerin büyük şirketler karşısında korumasız bırakıldığını ve alanın tümüyle kâr mantığıyla çalışan özel sektörün insafına terk edildiğini vurgulayarak, üreticiler ve tüketicilerin sürekli kaybeden taraf olduğunu dile getirdi.

“ÖNEMLİ VE STRATEJİK BİR SEKTÖR”

Tarımın, doğa koşullarına bağlı, mutlaka korunması ve uzun vadeli planlanması gereken bir sektör olduğunu ifade eden Suiçmez, “Tüm dünyada özellikle küresel salgının ilk çıktığı günlerden bugüne kadar geçen sürede tarımın ve gıdanın yaşamsal önemi herkes tarafından kabul edilirken, tarım ve gıda sektörü 'milli güvenlik sorunu' olarak görülmüş, gelişmiş ülkeler dahil ek ekonomik tarımsal destek paketleri ile korumacı politikalar uygulamaya konularak sektörün tümüyle serbest piyasaya bırakılamayacak kadar önemli ve stratejik bir sektör olduğu anlaşılmıştır” dedi. Suiçmez, tarım politikasında sermaye lehine yapılan her düzenlemenin; yetersiz ve dengesiz beslenmeden yüksek gıda enflasyonuna, çarpık kentleşmeden yozlaşmaya kadar çeşitli alanlarda sorunlara neden olduğunu vurguladı. Küresel iklim değişikliğini anımsatan Suiçmez, “Ranta dayalı ve sermaye çıkarı öncelikli uygulamalar yüzünden yaşanan iklime dayalı doğal afet ve felaketlerin sorumluluğunu 'iklim değişikliği' kavramına yüklemek haksızlıktır. Yapılması gereken doğal dengemizi bozan, başta su ve toprak olmak üzere doğal kaynaklarımızı yok eden ve kirletenlere karşı somut yaptırımların ayrımsız derhal uygulanmasıdır” diye belirtti. Suiçmez, devamında şunları söyledi: “Bizler; tarım, gıda, hayvancılık, orman ve çevre alanında faaliyet yürüten meslek ve emek örgütleri, demokratik kitle örgütleri, tüketici örgütleri olarak ülkemizin tarım politikalarının hayati önem arz ettiğini, tarım ve gıda sektörlerinin kamu yararını ve toplum çıkarını esas alarak ekolojiye duyarlı ve halkın refahına dayalı olması gerektiği düşüncesiyle Tarım Platformu oluşturmuş bulunmaktayız. İmzası bulunan kurum ve kuruluşlar olarak ortak mücadele yürütmek amacıyla kurduğumuz Tarım Platfomu bileşenleri olarak, ülke düzeyinde eşzamanlı etkinliklerle sesimizi daha gür duyurmayı ve doğru tarım politikalarının yaşama geçirilmesini amaçlıyoruz.”

“YERLİ ÜRETİM ARTIRILMALIDIR”

Suiçmez’in ortak açıklamada paylaştığı başlıca talepler şöyle oldu:

• Tarım alanları, çayır ve meralar, zeytinlikler ve diğer dikili alanlar koşulsuz korunmalı, rant amaçlı mevzuat düzenlemelerine izin verilmemeli, üretim alanlarımız amacı dışında kullanılmamalıdır.

• Girdi ve ürünlerde dışa bağımlı politikalardan vazgeçilmeli, AR-GE çalışmalarına daha fazla pay ayrılarak girdilerde, tarımsal üretim planlaması ile temel ürünlerde kendimize yeterli duruma gelinmelidir.

• Tarımsal destekler yeterli olmalı ve yılı içinde ödenmeli, tarımsal girdi maliyetleri somut olarak düşürülmeli, tarımsal kredi ihtiyaçları çiftçi lehine düzenlenmeli, bitkisel ve hayvansal üretimde öngörülebilirlik sağlanarak üretimde devamlılık ortamı oluşturulmalıdır.

• Yem-süt-et bütününde hayvancılığımız geliştirilmeli ve yerli üretim artırılmalıdır.

• Tarımsal KİT’ler yeniden açılarak kamunun piyasayı etkin düzenlemesi sağlanmalıdır. Üretim, işleme, pazarlama aşamalarında demokratik kooperatifçilik desteklenmelidir.

• Tarımda emek sömürüsü önlenmeli, mevsimlik işçilerin sorunları çözülmeli, kadın ve çocuk emeği istismarı önlenmeli, üreten emek hakkını almalıdır.

• Gıda tedarik zinciri demokratik kooperatifler temelinde kısaltılarak tüketiciler yeterli, sağlıklı ve ucuz gıdaya sürekli erişebilmelidir.

• İklim değişikliğinin kısa ve uzun vadeli senaryoları dikkate alınarak su kaynaklarına yönelik uzun vadeli planlamalar ile gerekli önlemler somut olarak zamanında uygulanmalıdır. Tarım Platformu’nda yer alan kurumlar şöyle: Birleşik Tarım Orman İşçileri Sendikası, Türkiye Gıda Sanayii İşçileri Sendikası,Tarım Orkam-Sen, Su Ürünleri Kooperatifleri Merkez Birliği, Tarım ve Gıda Etiği Derneği, Tarımsal Gelişme Eğitim ve Sosyal Dayanışma Vakfı, TMMOB’ye bağlı Gıda, Kimya, Ziraat Mühendisleri Odaları, Tüketici Hakları Derneği, Tüketici Dernekleri Federasyonu, Tüketiciyi Koruma Derneği, Tüm Üretici Köylü Sendikası, Türkiye Biyologlar Derneği, Türkiye Hayvancılık Kooperatifleri Merkez Birliği, Türkiye Tohumcular Birliği, Türkiye Ormancılar Derneği, Türkiye Sulama Kooperatifleri Merkez Birliği, Türkiye Ziraatçılar Derneği, Türk-İş Türkiye Gıda ve Yardımcı İşçileri Sendikası, Veteriner Hekimler Derneği.