Her salı sabahı erken saatlerde kurulan ve akşam saatlerinde toplanarak caddenin yeniden araç trafiğine açıldığı pazarda, Ankara Hali'nden getirilen taze ürünler mahalleliyle buluşurken fiyatlar ürünün kalitesine ve piyasa koşullarına göre değişiyor.
Esnaf ise alışverişin dürüstlük üzerine kurulduğunu belirtiyor. Bölgedeki öğrenci nüfusu ve mahalle sakinlerinin sıklıkla tercih ettiği tezgâhlar, bütçeye uygun seçenekler sunuyor.
Değişen alışveriş alışkanlıkları ve gıda kaygılarının sektörü zorladığına dikkat çeken esnaf ve mahalleli, bu köklü geleneğin mahalle kültürünü ve komşuluk ilişkilerini yaşatan önemli unsurlardan biri olduğunu vurguluyor.
GAZİ PAZARI MAHALLENİN EN ESKİ GELENEKLERİNDEN BİRİ
40 yıldır pazarda esnaflık yapan İsmail Zenit, Gazi Mahallesi Pazarı'nın mahallenin kuruluşundan bu yana varlığını sürdürdüğünü söyledi. Zenit, pazarın yıllar içinde yeri değişse de her salı kurulmaya devam ettiğini, özellikle öğrencilerin ve mahalle sakinlerinin pazara geldiğini belirterek şunları söyledi:
"Ben kendimi bildim bileli bu pazar var. Babamın zamanında da vardı. Gazi Mahallesi kurulduğundan beri var. Daha önce yeri burası değildi, aşağı taraftaydı ama sürekli yeri değişti. Her salı kuruluyor. İnsanlar değişiyor, öğrenci çok geliyor. Buranın halkı az ama onlar da geliyor.”
FİYATLAR KALİTEYE GÖRE DEĞİŞİYOR
İsmail Zenit, pazardaki ürünlerin Ankara Hali'nden temin edildiğini ve fiyatların sadece Gazi Mahallesi Pazarı'na özgü olmadığını belirtti. Ürün fiyatlarının kalitesine ve üretim durumuna göre değiştiğini belirten Zenit,şu ifadeleri kullandı:
"Ankara Halinden geliyor zaten bütün ürünler. Köylüsü de oraya geliyor, şehirlisi de oraya geliyor. Pazarların ürünleri de marketlerdeki ürünler de oradan geliyor. Fiyatlar sadece bu pazar için değil, tüm pazarlarda aynı. Parana göre domates, parana göre patates, parana göre yeşillik var. Meyvenin oluşuna göre fiyat değişiyor. Geçen sene kiraz 1.000 liraydı, bu sene 100 lira. Mal olur veya olmaz, fiyatlar ona göre değişiyor."
MÜŞTERİ ESNAFA GÜVENMEK İSTİYOR
Esnaf Zenit, alışverişte ürün kadar esnafın yaklaşımının da önemli olduğunu belirtti. Bağırıp çağıran satıcıların müşteriyi pazardan uzaklaştırdığını söyleyen Zenit, insanların güven duyduğu esnaftan alışveriş yapmayı tercih ettiğini vurgulayarak şöyle devam etti:
"Zaten pazardan anlayacak bir şey yok. Önce esnafa bakacaksın, sonra mala bakacaksın. Konuşma tipine bakacaksın. Adam sana kibarca konuşuyorsa bakacaksın. Bağırmak çağırmak yüzünden müşterilerin yüzde 80'i marketi tercih ediyor.”
PAZARIN EN BÜYÜK EKSİĞİ KAPALI ALAN
Esnaf Zenit, Gazi Mahallesi Pazarı'nın en büyük sorununun fiziki şartlar olduğunu söyledi. Kapalı pazar alanlarının hem esnaf hem de vatandaş için daha uygun olacağını belirten Zenit, mevcut konumun ulaşım açısından da yetersiz kaldığını ifade etti. Zenit şunları söyledi:
"O eksikliği tamamlayamazlar. O eksiklik her zaman var. Aslında Ulus'taki gibi kapalı bir alan olsa olmaz mı? Ankara'da bu kural. Ya Ankara pazarlarını güzel yerlere sabit yapacaklar ya da böyle devam edecek. Bak buraya araba girmiyor. Şuradan araba gelse müşteri gelecek, arabasını çekecek. Adam burada pazar olduğunu bilmiyor ki yoldan geçiyor."
PAZAR KÜLTÜRÜ KUŞAKTAN KUŞAĞA YAŞATILIYOR
Esnaf İsmail Zenit, Gazi Mahallesi Pazarı'nda yıllardır aynı ailelerin tezgâh açtığını belirterek pazar kültürünün kuşaktan kuşağa aktarıldığını söyledi. Ankara'da semt pazarlarının önemli bir yere sahip olduğunu ifade eden Zenit, şöyle devam etti:
"Geneli aynıdır, değişmez. Babadan oğula geçiyor. Bunlar hep eski esnaf, 30-40 senelik esnaf. Biz bu pazarın ekmeğini yiyoruz, çocukluğumuz bu pazarda geçti. Ankara'da pazar çok. Zaten Ankara'nın temel şeyi pazarcılık. Pazara geliyorsun, ürün de değişik, insan da değişik. O yüzden pazar kültürü olan kişiler her zaman temiz ürün yemeğe bakıyor.”
PAZAR KÜLTÜRÜNÜN TEMELİ DÜRÜSTLÜK
40 yıllık esnaf İsmail Zenit, pazar kültürünün ayakta kalmasının en önemli unsurunun dürüstlük olduğunu belirterek, müşteriyle güven ilişkisi kurulması gerektiğini söyledi. Zenit, pazarcılığın sadece ürün satmak değil, güven kazanmak olduğunu ifade etti. Zenit, "Bir kere konuştun mu doğru konuşacaksın. Bir daha gelirsin. Müşteri de öyle bak. Eğer yalan söylersen sana gelmez. Dürüst olacaksın. Kandırmayacaksın kimseyi, terazinin hakkını yemeyeceksin. Biz bunu babamızdan, atamızdan böyle gördük. Çalmak, çırpmak, müşteriyi kandırmak çok kolay. Ama önemli olan güveni kaybetmemek.” diye konuştu.
MAHALLELİ PAZARI BENİMSEMİŞ DURUMDA
8 yıldır esnaflık yapan Emirhan Yıldız ise Gazi Mahallesi Pazarı'nın mahalle sakinleri tarafından benimsendiğini belirterek, ürün fiyatlarının kaliteye ve bölgeye göre değiştiğini söyledi. Yıldız şöyle devam etti: "Yeşillik, sebze ve ot tarzı ürünler satıyoruz. Bazı marketlere göre uygun, bazılarına göre pahalı ama buradaki marketlere göre daha ucuz. Yeşilliklerin demeti 15 liradan başlıyor. Ben de yaklaşık 10 yıldır bu pazara geliyorum. Buranın halkı pazarı seviyor. Bir salı kurulmasa tepki gösterirler. Fiyatlar da kalitesine göre değişiyor. Çankaya'da daha pahalı, Altındağ ve Mamak taraflarında daha ucuz oluyor. Müşterilerin tepkisi de kişiden kişiye değişiyor; bazıları pahalı diyor, bazıları da ürünleri çok beğeniyor."
“PAZARCI EMEĞİ YETERİNCE DEĞER GÖRMÜYOR “
30 yıldır Gazi Mahallesi Pazarı'nda esnaflık yapan Gürbüz Baynal ise geçmiş yıllara göre pazarın daha sakin olduğunu belirterek, müşteri alışkanlıklarının değiştiğini ve pazarcıların emeğinin yeterince karşılık bulmadığını söyledi. Baynal konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Ben 30 yıldır bu pazardayım. Çocukluğumdan beri buradayım. Babamızın mesleğini devraldık, şimdi biz devam ediyoruz. Öncesinde bu pazar çok kalabalıktı, şimdilerde bayağı sakin. Öğrenci kesim sürekli değişiyor, mahallede daha çok yaşlı nüfus kaldı. İnsanlar artık tane tane alışveriş yapıyor. Markette ezik çürük ürünü alıyor ama pazardan daha kaliteli ürünü almıyor. Pazarcıyı ikinci sınıf insan görüyorlar. Biz her gün dükkân kurup dükkân kapatıyoruz. Gecenin 3-4'ünde kalkıyoruz, akşam 10-11'de eve gidiyoruz. Çoluğumuzu çocuğumuzu doğru düzgün göremiyoruz ama kimseye de kendimizi beğendiremiyoruz.”
GEÇİM DERDİ PAZAR ESNAFINI DA ETKİLİYOR
25 yıldır Gazi Mahallesi Pazarı'nda esnaflık yapan Ömer Ataş, son yıllarda artan maliyetler ve düşen alım gücü nedeniyle hem esnafın hem de vatandaşın zor günler geçirdiğini söyledi. Ataş, ürün fiyatlarının yükselmesinde artan giderlerin etkili olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "Ben 25 yıldır bu pazardayım. Bundan 5-6 sene öncesine kadar hayat daha kolaydı. Pandemiden sonra her şey inanılmaz yükseldi. İnsanların alım gücü yok, herkes geçim kaygısı içinde. Bu saatten sonra yeni evlenecek insanlara Allah yardım etsin. Gerçekten zenginin zengin olduğu, orta kesimin bittiği bir dünyadayız. Yaz meyvesi satıyorum ama ürünü bedavaya alsan bile maliyeti yüksek. Nakliyesi, mazotu, poşeti derken masraf ağır. Eskiden her şey daha ucuzdu. Şimdi her şeye ulaşmak zor. Müşteriler de pazara geldiğinde 'Her şey pahalı' diyor."
EMEKLİLER GEÇİM SIKINTISINI DİLE GETİRDİ
Pazarda alışveriş yapan 81 yaşındaki bir vatandaş ise artan fiyatlar nedeniyle emeklilerin temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını belirterek geçim sıkıntısına dikkat çekerek, "Ben 81 yaşındayım, böyle kepazelik, böyle rezillik görmedik. Emekli adamı yaşatmıyorlar. Biz de ölmeme mücadelesi veriyoruz ama ölemiyoruz. İyi kötü yine 3-5 kuruşluk alışveriş yapıyoruz ama çoğu kişi pazara gelemiyor. Çok perişanız. Hiç vatandaşa, emekliye bakan yok.” ifadelerini kullandı.
"PAZARDAKİ ÜRÜNLE MARKETTEKİ ÜRÜNÜ KIYASLAYAMAM"
Pazardan alışveriş yapan vatandaşlardan biri ise pazardaki ürünlerin market ürünleriyle kıyaslanamayacağını belirterek "Yaklaşık 7-8 aydır buradayız. Bu pazarı beğeniyoruz. Özellikle ürünler daha taze. Pazarcının müşterisi ayrıdır, marketin müşterisi ayrıdır. Pazardaki ürünle marketteki ürünü kıyaslayamam. Yeşillikler burada daha canlı. Marketteki ürünlerin tadı tuzu olmuyor. Patates, soğan gibi ürünler markette gün boyu araçların egzozuna, insanların sürekli dokunmasına maruz kalıyor. Buradaki ürünler ise daha doğal ve daha taze görünüyor." dedi.