Suriye'nin başkenti Şam'da, Türkiye'nin Şam Büyükelçiliği tarafından Cumhuriyet'in 103. yılı dolayısıyla resepsiyon düzenlendi.

Sheraton Otel'de düzenlenen resepsiyona, Türkiye'nin Şam Büyükelçisi Nuh Yılmaz, askeri ataşe, ekonomi, eğitim, din ve iletişim müşavirleri ile TİKA temsilcisi ve büyükelçilik personeli ev sahipliği yaptı.

Programa, yabancı diplomatik misyon temsilcilerinin yanı sıra Dışişleri Bakanlığı Türkiye Daire işleri Sorumlusu, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Ahmed Muvaffak Zeydan, Yükseköğretim Bakanı Mervan el-Halebi, Enformasyon Bakanı Halit Zarur, Turizm Bakanı Mazen es-Salhani, Ulaştırma Bakanı Yarub Bedir, çok sayıda milletvekili, Emevi Camii yetkilileri, Hristiyan toplumunun dini liderleri, azınlıkların temsilcileri ile eğitim, sağlık, iş dünyası, kültür, sanat ve spor camiasından çok sayıda davetli katıldı.

Fotoğraf : Izz Aldien Alqasem/AA

Davetlileri, elçi ile birlikte Birinci Müsteşar Özgür Şahin ile Askeri Ataşe Albay Hasan Göz karşıladı.

Program, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı.

Büyükelçi Yılmaz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı mesajını okudu.

Suriye Acil Durum ve Afet Yönetimi Bakanı Raid Salih da yaptığı konuşmada, Türk halkının Cumhuriyet Bayramı'nı kutlayarak, Türkiye Cumhuriyeti'nin gelişmesi ve kalkınması temennisinde bulundu.

Devrim boyunca Suriye halkına Türkiye'nin başta ekonomi ve sanayi alanları olmak üzere olumlu katkılarda bulunduğunu ifade eden Bakan Salih, şunları kaydetti:

"Türkiye ile Suriye toplumları arasındaki ilişkiler sadece iki devlet arasındaki ilişkiler değildir. Halklar ve toplumlar arasında ilişkilerimiz var. Türkiye'nin istikrarını ve kalkınmasını desteklemek sadece Suriye'nin istikrarı ve kalkınması değil, bütün bölgenin istikrarı ve kalkınması demektir."

Büyükelçi Yılmaz, programa katılan bakanlar ve davetlilerle sohbet etti.

Resepsiyonun sonunda, davetliler büyükelçi Yılmaz ile hatıra fotoğrafı çektirdi.

Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla başkentin en kalabalık noktalarından Emevi Meydanı'ndaki dev ekranda Türkiye'nin turizm ve kültür tanıtım videosu da gösterildi.

Katar

Katar’ın başkenti Doha’da, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 103. yıl dönümü dolayısıyla 29 Ekim Milli Gün Diplomatik Resepsiyonu düzenlendi.

Türkiye’nin Doha Büyükelçisi Yakup Caymazoğlu’nun ev sahipliğinde büyükelçilik yerleşkesinde gerçekleştirilen resepsiyona, Katar Evkaf ve İslami İşler Bakanı Ganim bin Şahin el-Ganim, Katar Belediye Bakanı Abdullah bin Hamad el-Atiyye, Katar Dışişlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Sultan bin Saad el-Mureyhi, Katar Halk Sağlığı Bakanı Mansur bin İbrahim el-Mahmud ve Katar Ulaştırma Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdullah Al Sani katıldı.

Resepsiyonda ayrıca Katar Başbakan Yardımcısı ve Katar Ulusal Kütüphanesi Başkanı Dr. Hamad bin Abdulaziz Al Kuwari, Katar Dışişleri Bakanlığı Protokol Müdürü Büyükelçi İbrahim Yusuf Fakhru’nun yanı sıra kordiplomatik temsilciler, Katar Türk Müşterek Kuvvetler Komutanlığından askeri yetkililer, askeri ataşeler, Katar’da bulunan Türk kurumlarının temsilcileri, Türk iş insanları, büyükelçilik çalışanları, basın mensupları ve davetliler yer aldı.

Kırmızı-beyaz renklerle ışıklandırılan ve misafirlerin kırmızı halılarla karşılandığı büyükelçilik konutundaki resepsiyon, iki ülkenin milli marşlarının okunması ve şehitler için saygı duruşunda bulunulmasıyla başladı.

Programda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı mesajı da izletildi.

Resepsiyonda konuşan Büyükelçi Caymazoğlu, Cumhuriyet’in ilanının Türk milletinin özgürlük ve bağımsızlık içinde yaşama, kendi kaderini belirleme ve daha iyi bir gelecek inşa etme kararlılığının simgesi olduğunu belirtti.

Cumhuriyet’in kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını saygı ve minnetle andığını ifade eden Caymazoğlu, Kurtuluş Savaşı’nın kahramanları ile şehitlere de şükranlarını sundu.

“Türkiye ile Katar arasındaki kardeşlik zor zamanlarda daha da anlam kazanıyor”

Türkiye ile Katar arasındaki ilişkilerin güçlü ve köklü bağlara dayandığını vurgulayan Caymazoğlu, iki ülke arasındaki işbirliğinin ortak vizyon ve bölgesel sorunlara yönelik dinamik yaklaşımla stratejik ortaklığa dönüştüğünü söyledi.

Caymazoğlu, bu ortaklığın en somut göstergelerinden birinin Türkiye-Katar Yüksek Stratejik Komitesi olduğunu belirterek, komitenin bu yıl Türkiye’de yapılması planlanan 12. toplantısının ikili ilişkilere yeni bir ivme kazandıracağına inandığını ifade etti.

İki ülke arasındaki dostluğun yalnızca imzalanan anlaşmalarla ölçülemeyeceğine dikkati çeken Caymazoğlu, ilişkilerin gerçek değerinin zor dönemlerde gösterilen dayanışmada ortaya çıktığını kaydetti.

Caymazoğlu, iki ülkenin her zaman birbirinin yanında olduğunu, 6 Şubat 2023’te Türkiye’de meydana gelen yıkıcı depremlerin ardından Katar’ın sağladığı yardımların unutulmayacağını vurguladı.

Türkiye’nin de Katar’ın egemenliğini ve güvenliğini koruma çabalarında her zaman yanında durduğunu belirten Caymazoğlu, "Türk ve Katar halkları için kardeşlik, yalnızca refah zamanlarında söylenen bir söz değil, zor zamanlarda daha da anlam kazanan gerçek bir sorumluluktur." dedi.

“Türkiye ve Katar, diyalog ve diplomasi için birlikte çalışmayı sürdürecek”

Büyükelçi Caymazoğlu, Katar’ın başta Gazze’deki durum ve İran’ın dahil olduğu savaş olmak üzere bölgesel krizlerin çözümüne yönelik arabuluculuk çabalarında üstlendiği yapıcı rolü takdir ettiklerini belirtti.

Türkiye’nin de Gazze ve Ukrayna’dan Afrika Boynuzu’na kadar farklı bölgelerdeki krizlerde diyalog ve diplomasiyi desteklemek amacıyla yoğun çaba gösterdiğini ifade eden Caymazoğlu, iki ülkenin bu doğrultuda birlikte çalışmayı sürdüreceğini vurguladı.

Filistin meselesine de değinen Caymazoğlu, sorunun ancak iki devletli çözüm temelinde çözülebileceğine inandıklarını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Katar Emiri Şeyh Temim’in Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun 81. oturumundaki konuşmalarında bu yaklaşımı bir kez daha teyit ettiklerini hatırlatan Caymazoğlu, liderlerin askeri ve ekonomik gücün adaletin önüne geçtiği bir dünyada uluslararası hukuk, adalet ve diplomasinin korunmasının önemini vurguladıklarını aktardı.

Caymazoğlu, konuşmasının sonunda resepsiyonun düzenlenmesine katkı sağlayan Katara Kültür Köyü, Katar Filarmoni Orkestrası, sponsorlar ve büyükelçilik çalışanlarına teşekkür etti.

Türkiye’nin tarihi ve turistik yörelerine ilişkin görsellerin sergilendiği resepsiyonda davetliler, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığınca "Türkiye Yüzyılı" temasıyla hazırlanan tanıtım filmlerini izledi.

Katar Filarmoni Orkestrasının Türk musikisinden eserleri konukların beğenisine sunduğu resepsiyon, katılımcılara Türk mutfağından yemeklerin ikram edilmesiyle sona erdi.

Vatikan

Roma'daki Parco dei Principi Oteli'ndeki resepsiyonda Türkiye'nin Vatikan Büyükelçisi Prof. Dr. Fahrettin Altun ve eşi Fatmanur Altun, Büyükelçilik Müsteşarı Elif Okutucu ile Büyükelçilik Başkatibi Hazal Yaz, konuklarını kapıda karşıladı.

Resepsiyona, Vatikan Devletlerle ve Uluslararası Kuruluşlarla İlişkiler Bakanlığı'ndan Müsteşar Mihaita Blaj, Türkiye'nin Roma Büyükelçisi Elif Çomoğlu Ülgen ve eşi Sinan Ülgen, Azerbaycan'ın Roma Büyükelçisi Elçin Hüseyinli, Azerbaycan'ın Vatikan Büyükelçisi Ilgar Muhtarov, Filistin'in Vatikan Büyükelçisi Issa Kassissieh, KKTC Roma Temsilcisi Mustafa Kemal Beyazbayram ve Türkiye Ermeni Katolik Cemaati Ruhani Reisi Başepiskopos Levon Zekiyan'ın aralarında olduğu çok sayıda kişi katıldı.

Türkiye ve Vatikan'ın milli marşlarının okunmasıyla başlayan resepsiyonda konuşan Büyükelçi Altun, "Bugün sadece bir cumhuriyetin kuruluşunu değil, aynı zamanda bir ulusun kendi geleceğini şekillendirme konusundaki kararlılığını da kutluyoruz. Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü ve bağımsızlığımız ile özgürlüğümüz uğruna hayatlarını feda eden herkesi derin bir saygıyla anıyoruz." dedi.

Cumhuriyetin ulusal egemenlik mücadelesinden doğduğunu ifade eden Altun, "Kuruluş ilkesi çok netti. Bir ulus, kendi kaderini tayin edebilmelidir. Türkiye'yi anlamak için alışılagelmiş tanımların ötesine bakmamız gerekir. Türkiye, olağanüstü kültürel zenginliğe, tarihsel derinliğe ve jeostratejik öneme sahip bir ülkedir." diye konuştu.

Altun, Türkiye'nin, bugün çevresindeki bölgelerde bir istikrar alanı oluşturmayı ve uluslararası barışa katkıda bulunmayı hedeflediğini ve bunu da diplomasi, diyalog ve yapıcı angajmanla yaptığını dile getirdi.

Bugün dünyanın ve insanlığın, savaşlar, jeopolitik rekabetler, teknolojik dönüşümler ve insani krizler gibi ciddi sınamalarla karşı karşıya olduğunu dile getiren Büyükelçi Altun, şöyle devam etti:

“Sorun, sadece uluslararası sistemin değişiyor olması değildir. Asıl sorun, bu değişimi yönetmek üzere tasarlanmış kurumların, güven tesis etmekte ve somut sonuçlar üretmekte zorlanmalarıdır. İnsanlık olarak önümüzdeki sınama, daha kapsayıcı, daha temsil kabiliyeti yüksek ve daha adil bir sistem inşa etmektir. Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan, bu arzuyu basit ama güçlü bir çağrıyla dile getirmiştir: 'Daha Adil Bir Dünya Mümkün.' Bu, güç, adalet ve sorumluluk arasındaki ilişkinin yeniden değerlendirilmesine yönelik bir çağrıdır. Birleşmiş Milletler, yalnızca en güçlü olanlara değil, tüm uluslara hizmet etmek amacıyla kurulmuştur. Ne var ki, mevcut uluslararası sistem günümüz dünyasının gerçeklerini adil bir şekilde yansıtmamaktadır. Uluslararası kurumların reforma ihtiyacı vardır.”

Altun, Gazze'den Ukrayna'ya kadar sivillerin korunması ve de uluslararası insancıl hukukun istisnasız bir şekilde uygulanması gerektiğini söyledi.

Yapay zekanın da ulusların ve uluslararası düzenin geleceğini şekillendirecek başka bir unsur olduğuna dikkati çeken Altun, Vatikan Devlet Başkanı Papa 14. Leo'nun yapay zekaya yönelik yazdığı "Magnifica Humanitas" genelgesine atıf yaparak, uluslararası işbirliği, şeffaflık, etkin düzenlemeler ve insan denetimi olmadan hiçbir ülkenin bu zorlukla tek başına başa çıkamayacağını belirtti.

Türkiye ile Vatikan ilişkilerinin de karşılıklı saygı, diyalog ve barışa, insan onuruna ve savunmasız olanların korunmasına duyulan ortak bağlılık temelinde şekillendiğini aktaran Altun, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türkiye ve Vatikan, uluslararası meseleleri farklı gelenekler ve bakış açıları doğrultusunda ele alabilir ancak diplomasinin nihayetinde insanlığa hizmet etmesi gerektiği konusunda ortak bir anlayışı paylaşıyoruz. Çatışma ve bölünmelerle dolu bir dünyada, dini ve kültürel diyalog, güvenin yeniden tesis edilmesine yardımcı olabilir. Bu anlamlı yıl dönümünde, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunu kutlamak için bizlere katılan tüm dostlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Vatikan ile olan diyalog ve işbirliğimizin, barışa, karşılıklı anlayışa ve insan onuruna katkı sağlamaya devam etmesini temenni ediyorum."

Vatikan'dan Türkiye ile işbirliğinin önemine vurgu

Vatikan Devletlerle ve Uluslararası Kuruluşlarla İlişkiler Bakanlığı'ndan Müsteşar Blaj da "Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunun 103. yıl dönümü vesilesiyle düzenlenen bu kutlamaya katılmaktan memnuniyet duyuyorum." dedi.

Türkiye'de Cumhuriyet Bayramı'nın kutlandığı bu günde, bayram sevincini paylaştığını belirten Blaj, "Bu yıl dönümü, bana, Vatikan ile Türkiye arasındaki dostluk ve takdir duygularını bir kez daha ifade etme fırsatı veriyor. Türkiye ile olan olumlu ikili ilişkiler, samimiyet ve saygı temelinde şekillenmekte olup, hem üst düzey ziyaretler hem de çeşitli alanlardaki işbirliğiyle açıkça kendini göstermektedir." diye konuştu.

Türkiye-Vatikan ilişkilerinin 1960 yılında dönemin Papası 23. Ioannes'in çabalarıyla başladığını anlatan Blaj, o tarihten bu yana göreve gelen Papa 6. Paulus, Papa 2. Ioannes Paulus, Papa 16. Benediktus, Papa Franciscus ve son olarak Papa 14. Leo'nun Türkiye'yi ziyaret ettiğini, bunun da iki ülke arasında iyi ilişkilerin kanıtı olduğunu söyledi.

Blaj, şöyle devam etti:

"Vatikan, Türkiye ile yalnızca iyi ilişkileri sürdürmeyi değil aynı zamanda, Doğu ile Batı, Asya ile Avrupa arasında bir köprü ve kültürler ile dinlerin bir kavşak noktası olan Türkiye'nin katkılarıyla daha iyi bir dünya inşa etmek için işbirliği yapmayı arzulamaktadır."

Resepsiyonda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'na ilişkin mesajı da konuklarla paylaşıldı.

Altun'un konuşmasının ardından İtalya'da eğitimlerini sürdüren genç Türk müzisyenler, piyanist Batuhan Meriçtan ve flüt sanatçısı Feyza Nur Sağlıksever, Türk sanat müziği eserlerini seslendirdi. Meriçtan ve Sağlıksever'in mini konseri, davetlilerin büyük beğenisini topladı.

Konuklara resepsiyonda Türk ve İtalyan mutfağının öne çıkan lezzetleri ikram edildi.

Azerbaycan

Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de, Türkiye Cumhuriyeti'nin 103. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla Türk Şehitliği'nde tören düzenlendi.

Törende, Türkiye'nin Bakü Büyükelçisi Birol Akgün, KKTC Bakü Temsilcisi Ufuk Turganer, Türk kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, büyükelçilik çalışanları, iş insanları ve vatandaşlar yer aldı.

Büyükelçi Akgün’ün Şehitlik Anıtı'na çelenk sunduğu törende, şehitler anısına saygı duruşunda bulunuldu ve ardından Azerbaycan Savunma Bakanlığı Askeri Bandosu tarafından İstiklal Marşı ile Azerbaycan Milli Marşı seslendirildi.

Törenin ardından Akgün, Şehitlik Anıt Defteri'ni imzaladı.

Akgün, deftere yazdığı mesajda, Kafkas İslam Ordusu'nun Azerbaycanlılarla omuz omuza verdiği mücadelenin iki ülkenin ortak kaderinin ve geleceğinin somut göstergesi olduğunu kaydederek, bu ortak hafızanın Mustafa Kemal Atatürk'ün "Azerbaycan'ın sevinci sevincimiz, kederi kederimizdir" anlayışında karşılığını bulduğunu belirtti.

Atatürk'ün önderliğinde Milli Mücadele'yi taçlandıran Cumhuriyet idealinin barışın, çağdaşlaşmanın ve bağımsızlığın yanı sıra Türkiye ve Azerbaycan'ın ortak geleceğinin de teminatı olduğunu vurgulayan Akgün, "'Bir millet, iki devlet' anlayışı, bugün sivil toplumumuzun, kültürümüzün ve ortak değerlerimizin her alanında yaşayan canlı bir gerçektir." dedi.

Akgün, "Bugün, Türkiye ve Azerbaycan arasındaki dostluk ve işbirliği, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ile Sayın Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in ortaya koyduğu güçlü siyasi irade ve Şuşa Beyannamesi'nin çizdiği vizyon çerçevesinde, her zamankinden daha derin ve sağlam temeller üzerinde yükselmektedir. Karabağ'da kazanılan haklı zafer, bu coğrafyada barışın, adaletin ve halkların iradesinin ne kadar güçlü olduğunu tüm dünyaya ilanıdır." ifadelerini kullandı.

Temsili şehit mezarlarına karanfil bırakan Akgün ve beraberindekiler daha sonra 20 Ocak şehitlerinin defnedildiği Şehitler Hıyabanı'nı ziyaret etti.

İran

Türkiye'nin Tahran Büyükelçiliği tarafından 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla resepsiyon düzenlendi.

Tahran Büyükelçisi Ahmet Aydın Doğan ev sahipliğindeki resepsiyonda, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunun 103'üncü yıl dönümü kutlandı.

Elçilik rezidansındaki resepsiyona İran Yol ve Şehircilik Bakanı Ferzane Sadık, büyükelçiler, yabancı diplomatik misyon temsilcileri, İranlı siyasi ve askeri yetkililer ile Türk kurumlarının temsilcileri ve İran’da bulunan Türk iş insanları katıldı.

Saygı duruşunda bulunulması ve iki ülkenin milli marşlarının okunmasıyla başlayan resepsiyonda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından yayımlanan Cumhuriyet Bayramı mesajı okundu.

Büyükelçi Doğan resepsiyonda yaptığı konuşmada, iş insanı, öğrenci veya akademisyen olarak İran'da Türkiye’yi temsil edenlerin Cumhuriyet Bayramı'nı kutladığını ifade etti.

İran ile Türkiye arasındaki tarih, kültürel ve toplumsal yakınlığa dikkati çeken Doğan, "Türkler ile İranlılar, bazen bunun tam olarak farkında dahi olmaksızın, bu ortak zenginliği günlük yaşamlarında doğal bir şekilde deneyimlemekte ve paylaşmaktadır." dedi.

Bölgede yaşanan zorluklara rağmen Türkiye ve İran arasındaki ilişkilerin her alanda gelişmeye devam ettiğini vurgulayan Doğan, şu ifadeleri kullandı:

"Bu gelişme yalnızca kültür ve eğitim alanlarında değil, ekonomi, turizm ve sınır işbirliği alanlarında da geçerlidir. Ayrıca Birleşmiş Milletler, İslam İşbirliği Teşkilatı, Ekonomik İşbirliği Teşkilatı ve D-8 Teşkilatı gibi bölgesel ve uluslararası platformlarda birlikte çalışmaya devam etmekteyiz."

İran'ın zorlu bir dönemden geçtiğine işaret eden Doğan, "Son iki yıl içerisinde İran, toplumsal bir hareketlilik ve kendisine dayatılan iki savaşa tanıklık etmiştir." dedi.

Büyükelçi Doğan, şunları kaydetti:

"Bu süreç boyunca Büyükelçiliğimiz Tahran'daki faaliyetlerini sürdürmüş ve İran halkının direncine ve kararlılığına bizzat tanıklık etmiştir. Bu vesileyle, özellikle Minab İlkokulu ve Lamerd Spor Kompleksi'nde hayatını kaybeden çocuklar ve diğer siviller başta olmak üzere, İran'da ve bölgedeki diğer ülkelerde yaşamını yitiren kardeşlerimiz için taziyelerimizi bir kez daha iletiyoruz."

"Arabuluculuk çabalarının sonuç vermesini ümit ediyoruz"

Büyükelçi Doğan, Türkiye'nin diplomasi ve diyaloğun krizlerin çözümünde tek yol olduğuna inandığını ve İran'a yönelik askeri operasyonların tekrar başlatılmasını desteklemediklerini belirtti.

Doğan, "Türkiye, bölgemizde ve ötesinde istikrarsızlaştırıcı etkilere yol açacak savaşın daha fazla yayılmasına karşı çıkmaktadır. 26 Ekim tarihinde Mekke Anlaşması'na taraf ülkelerin heyetlerinin gerçekleştirdiği ziyaret de yukarıda belirtilen tutumlarımızı yeniden teyit etmeyi ve bölgesel işbirliğinin önemini vurgulamayı amaçlamıştır. Arabuluculuk çabalarının sonuç vermesini ümit ediyoruz." şeklinde konuştu.

Büyükelçi Doğan ayrıca resepsiyona gösterilen ilgi ve katılımlarından dolayı tüm misafirlere Tahran Büyükelçiliği adına teşekkür etti.

İran Yol ve Şehircilik Bakanı Sadık ise 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla Türk hükümeti ve halkını içtenlikle tebrik ettiklerini belirterek, Türk halkına huzur ve mutluluk dilediğini ifade etti.

Milli günlerin, milletlerin tarihini ve kimliğini hatırlayarak, geleceklerini inşa etmek için gösterdikleri çabalara değer vermek için bir fırsat olduğunu dile getiren Sadık, İran ve Türkiye'nin köklü tarihe sahip iki komşu ülke olarak tarih boyunca kültür ve medeniyet anlamında önemli bağları bulunduğunu vurguladı.

Sadık, iki ülke halkının coğrafi sınırların çok ötesinde, toplumsal ilişkilerinin ve kültürel zenginliğinin zamanla daha da güçlendiğine işaret ederek, şunları kaydetti:

“İki ülke arasındaki ekonomik ve ticari iş birliği, bu ilişkilerin önemli unsurlarından biridir. İran ve Türkiye, çeşitlilik gösteren ve birbirini tamamlayan ekonomik potansiyelleri sayesinde ilişkilerini geliştirmek ve karşılıklı imkanlardan yararlanmak için önemli fırsatlara sahiptir. İran ve Türkiye’nin coğrafi konumu, iki ülke arasındaki ulaştırma ve iletişim alanlarındaki iş birliğine özel bir önem kazandırmaktadır.”

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) başkenti Lefkoşa'da Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunun 103'üncü yıl dönümü nedeniyle tören düzenlendi.

Türk Ajansı Kıbrıs'ın (TAK) haberine göre, Lefkoşa'daki Atatürk Anıtı'nda düzenlenen törene, KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, KKTC Meclis Başkanı Ziya Öztürkler, KKTC Başbakanı Ünal Üstel, Yüksek Mahkeme Başkanı Bertan Özerdağ, 2'nci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, 5'nci Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Türkiye'nin Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı (KTBK) Korgeneral Ertan İnaltekin, Güvenlik Kuvvetleri Komutanı (GKK) Tümgeneral Şükrü Bilir, ana muhalefet Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Sıla Usar İncirli'nin yanı sıra bakanlar, milletvekilleri, belediye başkanları, sivil ve askeri yetkililer, dernek, kurum ve kuruluş temsilcileriyle vatandaşlar katıldı.

Protokol sırasına göre anıta çelenklerin sunulmasıyla başlayan tören, saygı duruşu ve İstiklal Marşı eşliğinde bayrakların göndere çekilmesiyle devam etti.

KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman imzaladığı Anıt Özel Defteri'ne yazdığı mesajda, "Aziz Mustafa Kemal Atatürk, büyük mücadeleler sonucunda kurduğunuz Türkiye Cumhuriyeti'nin 103'üncü yıl dönümünde, huzurunuzda bulunmanın gururunu yaşıyorum. Türk milletinin varoluş mücadelesine önderlik ederken sergilediğiniz büyük kararlılık, cesaret ve ileri görüşlülük, bugün de bizlere yol göstermeye devam etmektedir. İlke ve devrimlerinizle kurduğunuz Cumhuriyet'in bizlere emanet ettiği çağdaş değerler, bir asrı aşkın süredir yolumuzu aydınlatmaktadır." ifadelerini kullandı.

Erhürman, Kıbrıs Türk halkı olarak Türkiye Cumhuriyeti'nin açtığı aydınlık yolda ilerlemeye devam ettiklerini belirterek şunları kaydetti:

"Halkımızın huzurunu, güvenliğini ve refahını her şeyin üzerinde tutarak ülkemizi muasır medeniyetler seviyesine ulaştırma kararlılığımızı, bugün bir kez daha aziz hatıranız huzurunda ifade etmek istiyoruz. En büyük hedefimiz, bizlere miras bıraktığınız çağdaş değerleri yaşatmak, daha da ileriye taşımak ve emanetinize layık olmaktır. Bu gurur gününde sizi derin bir minnet, saygı ve rahmetle anıyor, aziz hatıranız önünde saygıyla eğiliyorum. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlu olsun."

Türkiye'nin Lefkoşa Büyükelçisi Başçeri de imzaladığı Anıt Özel Defteri'ne yazdığı mesajında, "Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyetimizin kuruluşunun 103'üncü yıl dönümünde Türkiye Cumhuriyeti'nin KKTC nezdindeki Büyükelçisi olarak manevi huzurunuzda bulunmaktan dolayı onur duyuyorum. En büyük eseriniz olan Türkiye Cumhuriyeti muasır medeniyet seviyesinin ilerisini hedefleyerek yoluna devam ederken, bölgemizde güvenlik ve barışın tesis edilmesi için gayretlerini sürdürmektedir." ifadelerine yer verdi.

Bu anlamlı günü kendi bayramları olarak kutlayan Kıbrıs Türkleriyle birlik ve beraberliğin, ortak refah ve güvenlik bakımından her geçen gün daha da önem kazandığını vurgulayan Başçeri, şunları aktardı:

"Ülkemiz, Doğu Akdeniz’de de yüce Türk milletinin haklarını savunmayı sürdürecektir. Bu kutlu günde, aziz hatıranız önünde ülkemizin bağımsızlığı ve Cumhuriyetimizin bekası için canlarını feda eden tüm şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyor, kahraman gazilerimize sağlıklı ömürler diliyoruz. Ruhunuz şad olsun."

Kaynak: AA