Dostlarım;

Çok partili hayata geçtikten sonra en büyük ekonomik krizi yaşamaya hazır olunuz. Yıllardır tek haneye indirilemeyen yüksek enflasyonun uzun süreli olmasının üstüne Fon ve benzeri yolsuzluklar da gelince bedel yine bizlerin sırtına yüklenecek.

Hani Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın rakibi İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ile ilgili iddiaları kürsüden açıklarken söylediği “… turpun büyüğü heybede” sözü anımsadım. Savcıların yazdığı iddianamede 560 milyon TL yolsuzluk var denilmesine rağmen mahkemede bu iddia belgeleriyle ortaya konulamadı ama Külliye ve AK Parti çevresinde kümelenmiş bir oligarşik yapı resmi olmayan verilere göre yaklaşık 50 milyar doları iç etmişler.

Yaklaşık diyorum çünkü, her geçen gün yurt dışına kaçırılan milyar dolar rakamları açıklanıyor.

Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan “ucu nereye dokunursa dokunsun üstüne gidilecek” açıklamasıyla gönlümüzü biraz ferahlattı ama kaçırılan paraların İngiltere’den, Fransa’dan, Almanya’dan, İsviçre’den, ABD’den getirilmesi o kadar zor ki…

Siyaset tarihimizin en önemli isimlerinden biri olan Süleyman Demirel’in de akrabaları nedeniyle başı yolsuzluk belasından hiç kurtulamadı.

Türkiye’yi hayali ihracatla tanıştıran ilk kişi Demirel’in yeğeni merhum Yahya Demirel’di. Ama ne akrabalarını kolladı ne de yargıya talimat verdi. (O dönem erkler ayrılığı vardı. Hatta basın çok güçlüydü. Yahya Demirel’in hayali mobilya ihracatı yapıp devleti dolandırdığını basın ortaya çıkarmıştı)

Devamı için tıklayınız.