CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, tarım sektöründe üretim artışının çiftçi refahına yansımadığını belirterek üreticinin karşı karşıya olduğu sorunlara dikkat çekti.
Gürer; yüksek girdi maliyetleri, düşük alım fiyatları, artan banka borçları ve yetersiz tarımsal desteklerin çiftçiyi üretim yaparken borçlanmaya mecbur bıraktığını ifade etti.
Üretim arttı, çiftçinin geliri artmadı
2025 yılında kuraklık ve zirai don nedeniyle bitkisel ve bahçe üretiminde 2023'e kıyasla yaklaşık 20 milyon ton ürün kaybı yaşandığını belirten Gürer, 2026 yılında iklim koşullarının daha iyi seyretmesiyle üretimde artış yaşandığını ancak bu artışın üretici gelirlerine yansımadığını söyledi.
Kamu tarafından açıklanan alım fiyatlarının düşük tutulduğunu savunan Gürer, bu durumun üreticiyi tüccara yönelttiğini belirtti. Alım şartlarının da çiftçinin ürününü gerçek değerinin altında satmasına neden olduğunu ifade eden Gürer, kamu alımlarında daha net kurallar uygulanması gerektiğini söyledi.
Çiftçi ürününü satıp banka borcunu ödüyor
Gürer, tarım sektöründeki en önemli sorunlardan birinin borçluluk olduğunu belirterek çiftçinin üretim yapabilmek için kredi kullanmak zorunda kaldığını söyledi.
Temmuz 2026 itibarıyla tarım sektörünün bankalara olan borcunun 1 trilyon 511 milyar liraya yükseldiğini belirten Gürer, borcun son bir yılda 411 milyar 249 milyon lira arttığını ifade etti.
Gürer, çiftçilerin tarladaki ürününü kısa sürede satarak elde ettiği gelirle banka borçlarını ödemek zorunda kaldığını, bazı ürünlerin ise düşük fiyat nedeniyle tarlada kaldığını dile getirdi.
Üretici açıklanan fiyatlardan memnun değil
İncir, üzüm, fındık, buğday, domates, narenciye ve çay gibi birçok üründe açıklanan alım fiyatlarının üreticinin beklentisini karşılamadığını belirten Gürer, özellikle üzümde geçen yılın altında fiyat açıklanmasını eleştirdi.
Gürer, enflasyonun altında kalan alım fiyatlarının çiftçinin gelir beklentisini olumsuz etkilediğini belirterek, karpuzda da turfanda ürünün yüksek fiyat görmesine karşın son hasadın tarlada kaldığını söyledi.
Şeker pancarı üreticisi fiyat bekliyor
Şeker pancarında yeni sezon alım fiyatının henüz açıklanmadığını belirten Gürer, üreticinin kampanya döneminde fiyatın açıklanmasını beklediğini ifade etti.
Türkiye'de geçen yıl yaklaşık 22 milyon ton şeker pancarı üretildiğini, bu yıl da benzer seviyede üretim beklendiğini aktaran Gürer, şeker pancarı üreticisi sayısının yıllar içinde ciddi biçimde azaldığını söyledi.
Gürer'e göre yıllar önce yaklaşık 350 bin olan şeker pancarı üreticisi sayısı 83 binlere kadar gerilerken, bu yıl yaklaşık 90 bin üreticiden söz ediliyor.
Bir dekarın sulama maliyeti 25 bin liraya ulaştı
Şeker pancarı üretimindeki maliyet artışına da dikkat çeken Gürer, Niğde'de bir dekar arazinin sulama maliyetinin yaklaşık 25 bin liraya ulaştığını söyledi.
Şeker pancarının yılda en az 13 kez sulanması gerektiğini belirten Gürer; su, elektrik, tohum, mazot, gübre ve ilaç giderlerindeki artışın üreticinin yükünü daha da artırdığını ifade etti.
Mazot 6 yılda 7,50 liradan 91,30 liraya çıktı
Gürer, çiftçinin en önemli gider kalemlerinden biri olan mazottaki artışa da dikkat çekti.
20 Temmuz 2021'de mazotun litresinin 7,50 lira olduğunu belirten Gürer, bu rakamın 2025 üretim döneminde 55 liraya, bugün ise 91,30 liraya yükseldiğini söyledi.
Mazottaki artışın yalnızca tarla maliyetlerini değil, üretilen ürünlerin nakliye giderlerini de artırdığını belirten Gürer, traktör, kamyon ve tır kullanımındaki yakıt maliyetlerinin ürün fiyatlarına doğrudan yansıdığını ifade etti.
Çiftçiye verilmesi gereken desteğin büyük bölümü verilmedi
Gürer, Tarım Kanunu'nun 21'inci maddesine göre çiftçiye verilmesi gereken destek ile gerçekleşen destek arasında da büyük fark bulunduğunu söyledi.
2026 yılında millî gelirin yüzde 1'i oranında verilmesi gereken toplam desteğin 722 milyar lira olması gerektiğini belirten Gürer, Cumhurbaşkanlığı programında tarım için verilen desteğin 168 milyar lira olarak yer aldığını ifade etti.
Gürer, aradaki farkın yaklaşık 604 milyar lira olduğunu belirterek, tarıma yönelik farklı kaynakların toplamının tarımsal destek olarak gösterilmemesi gerektiğini savundu.
Tarım sektörünün banka borcu 230 kat arttı
Tarım sektörünün bankalara olan borcunun 2006 yılında 6 milyar 475 milyon lira olduğunu hatırlatan Gürer, Temmuz 2026 itibarıyla bu borcun 1 trilyon 511 milyar liraya yükseldiğini söyledi.
Gürer, yaklaşık 20 yıllık süreçte borcun 230 kata yakın arttığını belirterek, çiftçinin yalnızca bankalara değil piyasaya da borçlu olduğunu dile getirdi.
Gürer: “Borçsuz üretim şu anda olası değil”
Çiftçinin giderek icra ve haciz baskısıyla karşı karşıya kaldığını belirten Gürer, mevcut koşullarda borçlanmadan üretim yapmanın mümkün olmadığını savundu.
Gürer, üreticinin artan maliyetler karşısında desteklenmesi gerektiğini belirterek, tarımsal üretimin sürdürülebilmesi için çiftçinin önünü görebilmesi gerektiğini ifade etti.
Tarım sayımı sonuçları açıklanmalı
Tarımda sağlıklı planlama yapılabilmesi için güncel verilere ihtiyaç olduğunu belirten Gürer, 2025 yılında başlatıldığı ifade edilen tarım sayımının sonuçlarının açıklanmasını istedi.
Gürer, Türkiye'de 2001 yılından bu yana tarım sayımı yapılmadığını belirterek, TÜİK ve Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından sonuçların kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini söyledi.
“Çiftçi bir yıl sonrasını görebilmeli”
Tarımsal planlamanın yalnızca hangi ürünün ekileceğinin belirlenmesi anlamına gelmediğini ifade eden Gürer, çiftçinin bir yıl önceden maliyetini ve elde edeceği geliri hesaplayabilmesi gerektiğini söyledi.
Gürer, tohum, gübre, ilaç, elektrik, sulama suyu ve yem gibi temel girdilerdeki artışların dengelenmemesi halinde tarım sektöründeki sorunların daha da büyüyeceğini belirtti.
Kanundaki destek ile gerçekleşen destek arasında 1,6 trilyon liralık fark
Gürer, Tarım Kanunu'nun 21'inci maddesi uyarınca çiftçiye millî gelirin yüzde 1'i oranında destek verilmesi gerektiğini belirterek, 2006-2026 dönemine ilişkin hesaplamalarını paylaştı.
Buna göre söz konusu dönemde çiftçiye toplam 682 milyar 185 milyon lira destek verildiğini belirten Gürer, kanuna göre verilmesi gereken desteğin ise 2 trilyon 312 milyar 780 milyon lira olduğunu söyledi.
Gürer, iki rakam arasındaki farkın 1 trilyon 630 milyar 523 milyon lira olduğunu belirterek, destek açığının çiftçinin artan borçluluğuyla bağlantılı olduğunu savundu.
Gürer, tarımsal üretimin sürdürülebilmesi için çiftçinin emeğinin karşılığını alması, maliyetlerin dengelenmesi ve desteklerin artırılması gerektiğini ifade etti.





