Duruşma İstanbul Adliyesi 72. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülmesi gerekirken salon kapasitesinin yetersiz olması sebebiyle Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumları yerleşkesinde bulunan 2 no'lu duruşma salonunda yapıldı. Duruşmaya Özgür Çelik, İnan Güney, Rıza Akpolat, başka bir dosyadan tutuklu olup bu dosyada itirafçı olan Beykoz Belediyesi Özel Kalem Müdürü Veli Gümüş ile tutuksuz sanıklar Beykoz Belediyesi bağımsız meclis üyesi Uğur Gökdemir ve Pendik İlçe Başkanı Niyazi Güneri ve çok sayıda partili katıldı.
'SUÇLAMALARI REDDEDİYORUM'
Mahkemede savunma yapan İnan Güney, "Kongreler ve kurultaylar partimizde yaşanır ve kongreyle kurultaylar kongre salonlarında kalır. Ben de İstanbul İl Kongresi sürecinde Büyükşehir Belediyesi meclis üyesiydim. Parti tüzüğümüz gereği meclis üyeleri kurultay delegesi ya da il delegesi olamamaktadır. Dolayısıyla o süreçte benim de il kongresinde ve kurultayda oy hakkım yoktu. İstanbul İl Kongresi’nde Özgür Çelik’i destekledim, kurultayda Özgür Özel’i destekledim. Parti içinde değişim dediğimiz için yargılanmak kabul edilebilir değildir diye düşünüyorum. İstanbul İl Kongremizde yargılama gerektirecek bir durum olduğuna inanmıyorum. Hilenin varlığı ispatlanmamıştır. O ses kaydında benim olduğum ispat edilememiştir. Gerçek bir suç unsurunun varlığı ispat edilememiştir. Varlığı belli olmayan bir şeyin yokluğunu ispat etmemizi istiyorsunuz. İnan Güney ismi yok. Tüm bu yokluklara rağmen ben bu dosyada nasıl varım, anlamış değilim. Şahsımla ilgili tüm suçlamaları reddediyorum. Açılan davaya konu bir suçun olmadığını ifade etmek istiyorum" dedi.
'İDDİANAME ÇELİŞKİLİ '
Özgür Çelik savunmasında "CHP İstanbul İl Kongresi 8 Ekim 2023 tarihinde yapılmıştır. İki aday yarıştık, ben 342 oy aldım, rakibim 310 oy aldı ve il başkanı seçildim. Ertesi gün rakibim Sayın Cemal Canpolat beni arayarak tebrik etmiş. Kongreden sonra yasal süre içinde hiçbir itiraz yapılmamış, seçim kurulu mazbatamızı vermiştir. Yüksek Seçim Kurulu’na da herhangi bir başvuru yapılmamıştır. Buna rağmen 19 Mart 2025’ten itibaren farklı mahkemelerde peş peşe davalar açılmış, tamamı reddedilmiştir. Son olarak İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi’nden tedbir ve kayyum kararı çıkarılmış, il binamıza polisle gelinmiş, ciddi toplumsal ve ekonomik sonuçlar doğmuştur. Bugün de bu ceza davasıyla karşınızdayız. İddianame tutuklu kişilerin cezaevi ortamında verdikleri, çelişkili ve belgelerle çürütülebilen ifadelerle hazırlanmıştır. Sunmuş olduğum belgeler, makbuzlar, üyelik ve tapu kayıtları iddiaların gerçek dışı olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Buna rağmen yargı bir kez daha siyasete alet edilmiştir" dedi.
'SES KAYDIYLA İLGİLİ HİÇBİR BİLGİM YOK'
Çelik, ‘Dinlettiğiniz ses kaydıyla ilgili hiçbir bilgim yoktur. Ses kaydıyla ilgili ne bir bilgim var ne de ilgim var. Üç kişinin iftiraları üzerine iddianame hazırlanmış. O isimlerden Veli Gümüş ve Müslüm Aytaç, rakibim Cemal Canpolat’ın listesinde yönetici adayı. Seçimlere girmiş, aday olmuş, kaybetmiş; kaybettikten sonra bir takım ifadeler vermiş. Kaybedenlerin ifadeleriyle böyle davalar açılırsa, kayyum atanırsa, il binasına 5 bin polisle girilirse ülkemizde yapılan tüm seçimler tartışmalı hale getirilmez mi? iddianamedeki ifadeler kaybeden listedeki adayın ifadeleridir. 38’inci Olağan Kongre’ye kayyum atanınınca oy kullanmış delegeler gidip olağanüstü kongre kararı aldı. Ben 342 oyla seçilmiştim; olağanüstü kongrede delegelerin tamamı bana oy verdi. Böyle bir şey olsa gidip tamamı bana oy verirler miydi? Ben bu kongreyi 32 oy farkıyla kazandım ve gururla söylüyorum; kongrelerdeki en yüksek oy farkıydı. 3-5 tane delegenin iradesini “fesada uğrattığımö iddia edildi. Elimizde YSK kararıyla verilmiş 3 tane mazbata var; ortada bir kayyum garabeti var. Diyor ki kaybeden listenin adayı Veli Gümüş: 2023 yılının Ağustos ayı başında Özgür Çelik beni aradı, benden oy istedi, sonra FaceTime’dan aradı; ‘Fahrettin Abinle konuş’ dedi. Ben o tarihte Bahçelievler ilçe başkanıydım. 20 Ağustos’ta yapılacak Bahçelievler’deki seçimde yeniden başkan adayıydım. İstanbul İl Başkanlığı için Eylül ayında aday oldum. Veli Gümüş ile Ekim’de 342 saniye konuşmuşum. Kendisiyle Ekim’de yaptığım görüşmeyi Ağustos’ta yapılmış gibi gösteriyor’ ifadelerini kullandı.
'SUÇUMUN NE OLDUĞUNU BİLSEM ONA GÇRE SAVUNMA YAPACAĞIM'
Rıza Akpolat savunmasında, "Ben CHP’de gençlik kolları ilçe yöneticiliği yaptım, 6 yıl boyunca Beşiktaş Belediye Başkanlığı görevimi sürdürdüm. Tutuklandığım gün itibarıyla ne sosyal medya paylaşımı yaptım ne de herhangi bir demeç verdim. Buna rağmen hakkımda olur olmaz iftiralar atıldı. İtirafçı olduğum da söylendi. Bunu iddia eden organize kötülükle nasıl mücadele edebilirim diye düşündüm; ancak sabredeceğim, iddianame yazılacak, yargılama yapılacak dedim kendi kendime. Nasıl ki itirafçı olduğumuz yalanı iddianame ortaya çıkınca çürüdüyse, tüm iddialar da yargılama sürecinde tek tek çürüyecektir. Ses kaydında adımız yok. İddianameyi okudum, bir suçlama bulamadım. Acaba hukukçu olmadığım için mi anlamadım diye düşünerek avukatlarıma sordum. 'Bana isnat edilen suç ne' Avukatlarım da bir suç bulamadı. Suçum herhalde Özgür Çelik’le yakın arkadaş olmak. Ben suçumun ne olduğunu bilirsem ona göre savunma yapacağım, bir delil sunulursa ona göre konuşacağım; ama o da yok" şeklinde konuştu.




