TBMM’de düzenlediği basın toplantısında Ak Parti’nin 25 yılını değerlendiren Öztrak, AK Parti’nin temel hak ve hürriyetler, hukuk devleti, demokrasi ve ekonomi alanında 25 yıllık karnesinin kırıklarla dolu olduğunu söyledi.
TEK KİŞİLİK ZORBA REJİMİ
Hükümeti’nin çiftçiye zulmettiğine, hak ettiği desteği vermediğine de dikkat çeken Öztrak, “Daha dün, Yağlık ayçiçeği tohumu ithalatına uygulanacak gümrük vergisi indirimini, hasat sürerken iki ay öne çekti. Ayçiçek üreticisini mağdur eden bu düzenleme kim için yapıldı? Hükümet, kim ya da kimler için çiftçiyi ithalat sopasıyla dövüyor?” diye sordu. Türkiye’nin meselelerini çözecek güce ve potansiyele sahip olduğunu belirten Öztrak, bunun için ülkenin önündeki en önemli engelin artık giderek bir Zorbalar Rejimine dönüşen tek kişilik yönetim olduğunu vurguladı.
TERÖRSÜZ TÜRKİYE YASASINA ŞARTLI DESTEK VERDİK
Terörün bitirilmesi ve terör örgütünün feshedilmesi sürecinde çıkarılan Çerçeve Yasaya, partilerin değil, devletin projesi olarak gördükleri için 4 temel kriterlerini ortaya koyarak, şartlı destek verdiklerini ifade eden Öztrak, Suriye’de terör örgütünün kendini feshetmesi ve SDG’nin silahlı yapılarının Suriye ordusuna entegrasyonu sürecine dair risklerin, devletin istihbarat örgütleri tarafından dikkatle izlenmesi gerektiğinin altını çizdi. Öztrak, Anayasa’nın ilk 4 maddesinin, üniter devlet yapısının ve milletin bölünmez kardeşliğinin CHP için tartışılmaz olduğunu kaydetti.
Öztrak, düzenlediği basın toplantısında şu başlıklarda değerlendirmeler yaptı:
AĞUSTOS MİLLETİMİZİN PRANGALARI SÖKÜP ATTIĞI AYDIR
Ağustos ayının sonuna geldik. Siyasette, ekonomide ve dış politikada tansiyonun yükseleceği yeni bir döneme giriyoruz. Ağustos, tarihimizde önemli zaferlerin yaşandığı bir aydır. Bize Anadolu’nun kapısını açan Malazgirt Zaferi, Ağustos ayındadır. Büyük Taarruz’un ayıdır. Yine ağustos ayında, Başkomutanlık Meydan Muharebesi’nde kazanılan zaferle milletimiz, kendisine vurulmak istenen prangayı söküp atmış, emperyalizmin biçtiği müstemleke gömleğini parçalamıştır.
Bu ay, AK Parti de 25’nci yaşını gösterişli bir törenle kutladı. Bugün bu ülkede yaşayanların yarıya yakını, kendini bildi bileli Erdoğan’dan başka hükümet başkanı görmedi. 25 yıl, bir ülkenin makus talihini yenmesi, kalıcı refaha ulaşması için yeterli bir süredir. Nitekim 25 yılda; Güney Kore, dünyanın en zengin ülkeleri arasına girdi. Çin, geri kalmış bir tarım toplumundan, dünyanın en büyük ikinci ekonomisine dönüştü. Polonya, yıkık dökük bir ülkeyken büyük bir sanayi ekonomisi oldu. Peki, AK Parti işbaşına gelirken ne vadetti, 25 yılda ne yaptı?
TÜRKİYE 25 YILDA HAK-HUKUK-ADALETTE DİBİ GÖRDÜ
AK Parti 2002 seçimlerine giderken açıkladığı ilk Seçim Bildirgesi’nde, “Temel hak ve özgürlüklerin, AB standartlarına yükseltileceğini” vadetmişti. 25 yıl sonra… Türkiye, Dünya Özgürlük Endeksi’nde Nijerya, Tanzanya, Pakistan gibi ülkelerle birlikte “Özgür olmayan” ülkeler ligine düştü. Son 20 yılda özgürlüklerin en ağır yara aldığı ülkeler arasında yer aldı.
25 YIL ÖNCE DE ENFLASYONDA İLK BEŞTEYDİK, BUGÜN DE…
Aynı beyannamede AK Parti, “Enflasyonla Mücadele” başlığı altında, “2001 yılı itibariyle sadece dört ülkenin enflasyon oranı, Türkiye’nin üzerinde kalmıştır” diyor, “Tek haneli enflasyon” hedefi koyuyordu. Yıl 2026… Bugün yine, dünyada enflasyonu en yüksek beşinci ülkeyiz. Aradaki tek fark şu: 2001’de önümüzdeki ülkeler Angola, Kongo, Zimbabve ve Beyaz Rusya’ydı. Bugün önümüzdeki ülkeler Venezuela, İran, Güney Sudan ve Arjantin…
HER ÇOCUK 6 BİN 234 DOLAR BORÇLA DOĞUYOR,
2002 yılında bu ülkede, her çocuk dünyaya 1.997 dolar dış borçla gelirken, bugün bu üçe katlandı. Artık her çocuk, dünyaya gözlerini 6 bin 234 dolar dış borçla açıyor. AK Parti geldiğinde İcra İflas Dairelerindeki dosya sayısı 8,6 milyondu. Yani her sekiz kişiden birine bir icra dosyası düşüyordu. Şimdi her üç kişiden birine bir icra dosyası düşüyor.
FAİZ SEBEP DEDİ, FAİZ FATURASINI ÜÇE KATLADI
25 yıl önce hükümetlerin bütçeden ödediği faiz 250 milyar dolardı. Erdoğan yönetiminde, ülkenin son 25 yılda ödediği faiz 685 milyar dolar. Yolsuzluk karnesi de kırıklarla dolu…Türkiye, Yolsuzluk Algı Endeksi’nde 2014’te 64. Sıradaydı, tek kişilik rejime geçtiğimiz 2018’de 78. Sıraya, 2025 itibariyle de 124. Sıraya kadar düştü. Bu, bugüne kadar gördüğümüz en kötü seviye!
TÜM HÜKÜMETLERİN 5 KATI KAYNAK KULLANDI
Cumhuriyetin kurulmasından AK Parti’nin göreve gelmesine kadar geçen 79 yılda 57 hükümet görev yaptı. Bu Hükümetler; 160 milyar doları iç ve dış borç, 8 milyar doları özelleştirme geliri, 546 milyar doları da vergi geliri olmak üzere toplam 713 milyar dolar kaynak kullandı. AK Parti hükümetleri ise son 24 yılda; 246 milyar doları iç ve dış borç, 66 milyar doları özelleştirme geliri, 3 trilyon 407 milyar doları da vergi geliri olmak üzere toplam 3 triyon 719 milyar dolar kaynak kullandı.
UCUBE SİSTEMDE MİLLETİN SORUNLARI ÇÖZÜLEMEDİ
Önceki Hükümetler her 100 dolar kaynak karşılığında ülkeye 714 dolar gelir sağlarken, Erdoğan Hükümetleri sadece 524 dolar gelir sağlayabildi. Özellikle tek kişilik ucube sisteme geçildikten sonra, ekonomi çok kötü yönetildi. Trilyonlar son derece verimsiz kullanıldı. Bu iktidarın son 25 yılda harcadığı trilyonlarca dolarlık kaynağa rağmen hala emeklilerimiz “Geçinemiyoruz” diye feryat ediyor. Gazilerimiz parklarda hak mücadelesi verirken polis şiddetine uğruyor. Genç öğretmenler yıllarca atanmıyor. Haklarını aradıklarında üstlerine biber gazı sıkılıyor. Çocuklar yakında okula başlayacak. Aileler bu yıl da, “Masrafları nasıl karşılayacağım” diye kara kara düşünüyor.
VAATLER YERİNE GELMEDİ, BİR ARPA BOYU YOL GİDİLEMEDİ
Ülkede gelir dağılımı 2002’den bu yana düzelmiyor. Türkiye, üyesi olduğu OECD içinde gelirin en adaletsiz paylaşıldığı ülkeler arasında yer alıyor. Özetle yasakları, yoksulluğu ve yolsuzluğu bitirme iddiasıyla iş başına gelen AK parti yönetimleri, 25 yılın sonunda her üç vaadini de yerine getirmedi. Erdoğan’ın alayiş valayişle kutladığı AK Partili 25 yılın vatandaşlarımıza, ülkemize faturası çok ağır oldu. Özgürlükler ve demokrasi alanında hızla gerilerken, vatandaşlarımızın yaşam standartlarında bir arpa boyu yol gidilemedi.
EN BÜYÜK ENGEL ZORBALAR REJİMİNE DÖNÜŞMEYE BAŞLAYAN TEK KİŞİLİK REJİM
Ülkemiz, bereketli topraklarıyla, yer kürenin kalbindeki konumuyla, taşı sıksa suyunu çıkarabilecek genç nüfusuyla, dünyanın her köşesinde alın teri döken iş insanlarıyla, en güç durumlarda, en ağır krizlerde bile doğru teşhis ve doğru tedavi ortaya konduğunda hızla toparlanabilen ekonomisiyle, vatandaşlarına dünyanın en ileri ülkelerindeki refah seviyesini sağlayabilir. Bugün bunun önündeki en büyük engel, artık otokrasiden üst üste gelen krizleri çözmek yerine, ülkeyi yönetme aygıtı haline getiren, vatandaşlarına korku salarak kendine bağlamaya çalışan, milletin kesesindekini yandaşın ve çıkar ağlarının kasalarına aktaran, bir “Zorbalar Rejimine” dönüşmeye başlayan tek kişilik rejimdir. Türkiye’nin, sorunun sebebi olan bu kötü yönetimle çözüm üretme ihtimali yoktur. O yüzden gömleğin doğru iliklenecek ilk düğmesi bu yönetimin milletin oyuyla evine gönderilmesidir.
DÖRT AYAKLI PROGRAMLA TÜRKİYE AYAĞA KALKAR
CHP TBMM Grup Başkanı Faik Öztrak toplantıda 4 önerinin olduğu bir program önerisi de yaptı. Öztrak şöyle devam etti:
“1) Saray rejiminin yıprattığı hukuk devleti, adalet, demokrasi ve yıktığı kurumsal kapasite yeniden ayağa kaldırmalıdır. Adına Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi denen ucube rejimden, Güçlendirilmiş Parlamenter Sisteme geçilmeli, ülkede adaleti, güveni ve öngörülebilirliği yeniden tesis edilmelidir.
2) Bu sağlam zemin üstünde uzun vadeli bir planlamayla, tutarlı ve akılcı politikalarla; genç nüfusumuzu çağın gerektirdiği yeteneklerle donatıp üretime katarak; verimliliği, etkinliği ve küresel rekabet gücümüzü artırmayı önceleyerek; yatırım, istihdam, teknoloji eksenli bir dönüşümü gerçekleştirerek üretim ekonomisi hayata geçirilmelidir.
3) Kimseyi geride bırakmayan, toplumun tamamını kucaklayan akılcı politikalarla ekonomide sürdürülebilirlik sağlanmalı, ortaya çıkacak refah adaletle paylaşılmalıdır.
4) Bu politikalar mali, parasal, çevresel sürdürülebilirliği muhafaza ederek uygulanmalıdır.”





