CHP’li Biçer Karaca, yargılama sürelerinin uzunluğu hakkında TBMM’ye sunulan araştırma önergesi hakkında CHP Grubu adına söz aldı. Konuşmasında hak arama özgürlüğü ve makul sürede yargılanma hakkına dikkat çeken Biçer Karaca, “Adalet yerini bulsun isterse kıyamet kopsun” dedi.
ADALETİN YARA ALDIĞI NOKTA: UZUN TUTUKLULUK SÜRELERİ
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Anayasa Mahkemesi kararlarının büyük bir kısmını ya da başvurularının önemli bir kısmını makul sürede yargılamanın tamamlanamamasına ilişkin bireysel başvuruların oluşturduğunu vurgulayan Biçer Karaca, “Uzun tutukluluk süreleri, iddianameler hazırlanmadan geçen ve yargılamayı, savunmayı yapmayı bekler iken tutukluluğun bir cezai yaptırıma dönüştüğü bir hukuk ve yargılama anlayışını bugün konuşacağız. ‘Ekonomik kriz’ diyoruz, bir ‘adalet krizi’nin de en önde gelen sebeplerinden birini burada araştırmak durumunda olmalıyız” değerlendirmesi yaptı.
BU NE ÖFKE BU NE HINÇ!
“Belediye başkanımız Sinem Dedetaş'ı, Üsküdar halkının yüzde 50'den fazlasının oyunu alarak seçilmiş birini, siz sabahın altısında alıp derdest edip götürüyorsunuz” sözleri ile konuşmasına devam eden Biçer Karaca, “Sinem Dedetaş Başkanımızla ilgili söylenecek çok şey var; canınızı neden yaktığını biliyoruz çünkü atı aldınız, biniciyi hazırladınız ama Sinem Başkan o atla Üsküdar'ı geçmenize izin vermedi. Yine kamunun mallarına çökmenize izin vermedi, Üsküdar halkının parasını kendi yandaş vakıflarınıza aktarmaya ‘Dur’ dedi, canınızı çok yaktı, biliyoruz, bu nedenle de bugün ona böyle bir muameleyi reva görüyorsunuz” ifadelerini kullandı.
HUKUKDIŞI MUAMELELER KABUL EDİLEMEZ
İzmir önceki dönem Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in de bir yılı aşkın süredir tutuklu olduğunu, iddianamesinin hazırlanmadığını ve tutukluluğunun gözden geçirilmesi için mahkemenin karşısına çıktığını hatırlatan Biçer Karaca, “Mahkemenin karşısında diyor ki: ‘Suçum ne?’ Suçunu dahi bilmeden hakkında iddianame hazırlanmadan bir yılı aşkın süredir tutuklu. Bunun gibi aslında birçok belediye başkanımız, birçok yurttaşımız maalesef aynı muameleyle karşı karşıya…” sözleriyle eleştirdi.
ADALETE ERİŞİM ENGELLERİ KALKMALI
Adalet Bakanlığı istatistiklerinde Cumhuriyet başsavcılıklarında soruşturma süresinin 155 gün olduğunu hatırlatarak devam eden Biçer Karaca, “Diyelim ki dava açıldı, ceza mahkemesinde, ilk derece ceza mahkemesinde ortalama 248 gün sürüyor, istinafta 245 gün, Yargıtay Ceza Kurullarında 628 gün, eğer Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru hakkı kullanılırsa 533 gün, yetmiyor, AYM'ye giderse 551 gün, toplam 2.360 günde ancak adalete erişebilmek ve haksızlığa uğradığını ispat edebilmek gibi bir durumla karşı karşıya kalacak; bu böyle olmaz” sözleriyle eleştirdi. Biçer Karaca sözlerini şöyle tamamladı:
ADALET SARAYLARINDA ADALET YOK!
“Koca koca adliye sarayları var ama içinde adalet yoksa hukuk devletine olan güven, hukuka güven endeksinde yerle bir ediliyorsa o zaman hukuk devletinden de bahsedemezsiniz, o zaman adil yargılanma hakkından da bahsedemezsiniz. Hele ki bütün bu süreçleri geçirip hak ihlaline uğradığını ispat edenler Anayasa Mahkemesi kararı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına rağmen adalete erişemiyorsa o zaman hukuk devletinin ruhuna el Fatiha demek lazım. Ben son olarak diyorum ki: Hukuk devleti varsa ekonomi, toplumsal sorunlar çözülebilir. Demişler ya "Adalet yerini bulsun, isterse kıyamet kopsun."




