CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, haziran ayı enflasyon verilerinin ardından memur ve emekli maaşlarına yapılacak zam oranlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Başevirgen, maaş artışlarının hayat pahalılığı karşısında yetersiz kaldığını savunarak, iktidarın ekonomi politikalarını eleştirdi.

TÜRK-İŞ'in açıkladığı 35 bin 759 liralık açlık sınırını hatırlatan Başevirgen, en düşük emekli maaşının zamla birlikte 23 bin 552 liraya yükseleceğini belirterek, bu rakamın açlık sınırının yaklaşık 12 bin lira altında kaldığını ifade etti.

"Emekli açlık sınırının altında yaşamaya mahkûm ediliyor"

Başevirgen, yaptığı açıklamada, "Yeni zam oranlarıyla bile emekli açlık sınırının yaklaşık 12 bin lira altında maaş alacak. Bu zam değil, yoksulluğun resmileştirilmesidir. Bir ömür çalışmış insanların maaşı bırakın insanca yaşamayı, temel mutfak giderlerini bile karşılamıyor." ifadelerini kullandı.

"Asgari ücret altı ayda yaklaşık 5 bin lira eridi"

Asgari ücretin yılın ilk altı ayında enflasyon karşısında yaklaşık 4 bin 986 lira değer kaybettiğini öne süren Başevirgen, milyonlarca çalışanın alım gücünün düştüğünü savundu.

"Ocak ayında verilen maaş bugün aynı alım gücüne sahip değil. İşçinin cebinden yaklaşık 5 bin lira eksildi. Buna rağmen ara zam taleplerinin gündeme dahi alınmaması kabul edilemez." değerlendirmesinde bulundu.

TÜİK ve ENAG verilerine dikkat çekti

Başevirgen, enflasyon verilerine ilişkin değerlendirmesinde, ENAG'ın haziran ayı enflasyonunu aylık yüzde 1,94, yıllık yüzde 51,49; TÜİK'in ise aylık yüzde 0,99, yıllık yüzde 32,11 olarak açıkladığını hatırlattı.

Vatandaşın resmi istatistiklerden çok günlük yaşam maliyetleriyle karşı karşıya olduğunu belirten Başevirgen, "Markette fiyatlar düşmüyor, kiralar düşmüyor, faturalar azalmıyor. Vatandaş TÜİK tablolarıyla değil, pazardaki fiyatlarla yaşamını sürdürüyor." ifadelerini kullandı.

"Yoksulluğu yönetmek siyaset haline geldi"

Ekonomik krizin yükünün emekçiler, emekliler ve memurların üzerine bırakıldığını savunan Başevirgen, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

"Açlık sınırı 35 bin 759 liraya çıkmış, en düşük emekli maaşı 23 bin 552 lirada kalmış, asgari ücret altı ayda yaklaşık 5 bin lira erimiş. Bunun adı ekonomik program değil, milyonlarca insanı yoksulluğa mahkûm eden bir düzenin itirafıdır. Türkiye'nin sorunu yalnızca enflasyon değil, yoksulluğu yönetmeyi siyaset haline getiren anlayıştır."

Muhabir: Melahat TAŞ