Konuyu, TBMM Genel Kurulu’nda gündeme taşıyan Bankoğlu, Tele1’e kayyım atanması, T24’e erişim engeli getirilmesi ve gazetecilere yönelik adli süreçleri aynı baskı zincirinin parçaları olarak değerlendirdi.
“BASIN AĞIR ABLUKA ALTINDA”
Türkiye’nin ağır bir baskı döneminden geçtiğini ileri süren Bankoğlu, son dönemde sosyal medya hesaplarına yönelik kısıtlamalara, haber sitelerine erişim engellerine ve medya kuruluşlarına yönelik operasyonlara dikkat çekti.
Bankoğlu, Halk TV’ye yönelik polis baskını ve kayyım kararının, iktidarın politikalarını eleştiren medya kuruluşlarına yönelik müdahalelerin yeni bir halkası olduğunu savundu. Gazetecilerin haber merkezleri yerine adliye koridorlarında vakit geçirmek zorunda kaldığını belirten Bankoğlu, gazeteci Bahadır Özgür’ün gözaltına alınmasını da eleştirerek basın üzerindeki baskının giderek arttığını ifade etti.
Bankoğlu, iktidarın kamuoyunun gerçeklere ulaşmasını engellemeye çalıştığını öne sürerek, vatandaşların iktidara yakın medya kuruluşlarından ziyade kendi sorunlarını ve ülkenin gündemini aktaran bağımsız yayın organlarını takip ettiğini söyledi.
“ASIL KORKUNUZ FON KRİZİNİN HABERLEŞTİRİLMESİ”
Konuşmasında fon krizine özel bir başlık açan Bankoğlu, Halk TV’ye yönelik müdahalenin arkasında kamuoyunun bu konudaki haberlerden haberdar olmasının önüne geçme amacı bulunduğunu iddia etti.
Fon krizine ilişkin haberlerin iktidar çevrelerinde rahatsızlık yarattığını savunan Bankoğlu, kamu kaynaklarıyla bağlantılı olduğu ileri sürülen mali iddiaların yeterince sorgulanmadığını belirtti. Bankoğlu, söz konusu süreçte sorumlulara hesap sorulmadığını öne sürerek “Milyarları götürenler Saray’da ama hırsızlığı manşet yapan kanala polis baskınıyla kayyım atanıyor!” ifadelerini kullandı. Bankoğlu, fon krizine ilişkin iddiaların kamuoyu önünde açıklığa kavuşturulması ve sorumluların hesap vermesi gerektiğini vurguladı.





