CHP'nin içi kaynıyor...

Son seçimler partinin yüzde 20’ler kıyısında karaya oturduğunu, Altılı İttifak kuvvetlerinden gelen yardımın da gemiyi harekete geçirmeye yetmediğini herkese gösterdi...

Öyle ki artık geminin kaptanı da “değişim” rüzgârına karşı çıkamıyor.

***

Ancak kaptanın kaptanlıktan vazgeçmek gibi bir niyeti yok!..

“Başkanlık altın tepsi içinde kimseye sunulmaz. Ben kaptanlığı bırakmam, Kurultay’a gelin devirebilirseniz devirin” diyor...

Kurultay delegelerinin seçimler öncesi hangi yöntemlerle belirlendiğini bilen parti içi muhalifler ise bu işi Kurultay’dan önce bitirme çabası içinde.

***

Buna rağmen Kılıçdaroğlu’nu da kapsayan bir değişim talebi durmuyor...

Ekrem İmamoğlu'nun "İktidar için değişim" adlı bir internet sitesi kurmasıyla işler iyice kızışmış durumda. Öyle görünüyor ki, Kılıçdaroğlu’nun seçimlerden önce şöyle ya da böyle partiye kabul ettirdiği “Ekrem oğlum, bir dönem daha belediye başkanlığını devam ettirecek, inşallah çok hayırlı işler yapacak!” söylemi artık İmamoğlu’nu durdurmaya yetmiyor...

Kılıçdaroğlu’nun “değişimi de ben yaparım” tavrı Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ı da isyan ettirmiş bulunuyor. Kılıçdaroğlu’na “Aklımızla alay etme!” diye seslenen Özcan "Genel Başkan artık değişimin kaçınılmaz olduğunun farkına varır mı diye bekledim ama onun emarelerini görmüyorum. Tam tersi emareler görüyorum. Kongreler takvimi başlamış. Görevden alınan örgütler var. CHP tarihinde ilk kez oluyor. Bu şunu gösteriyor; Kemal Kılıçdaroğlu ve başarısız ekibi yeni kurultayda 'nasıl seçiliriz'in derdine düşmüşler." diye isyan ederek Bolu’dan Ankara’yü yürüyüş başlatıyor.

***

Ancak bu tür çabaların da Kılıçdaroğlu’nu caydırmaktan çok kızıştıracağı görülüyor. “Değişim” çabalarının önünü kesmek için partisinin tüm MYK’sını istifa ettirdikten sonra kendisine daha sadık bir MYK oluşturan Kılıçdaroğlu, delege yapısını da kendisine uygun hale getirmek için çabalarına hız vermiş bulunuyor...

Bugüne kadar “Kılıçdaroğlu”na destek vererek güçlenmek isteyen partinin merkezi ve yerel önderleri oluşan yeni tablo karşısında karamsarlığa kapılıp geri çekilirken, Kılıçdaroğlu’nun yeni MYK’sı örgütlerde yönetime dayanarak yükselmek isteyen yeni ve ateşli Kılıçdaroğlu destekçilerini işbaşına getiriyor...

Mahalle delege seçimlerinin başladığı bugünlerde, yapılan bu “görevlendirmeler”, muhalifler tarafından “kurultay süreçlerine müdahale” olarak değerlendirilse de süreç işliyor.

***

Kılıçdaroğlu’nun büyük kozu, cumhurbaşkanlığı seçiminde aldığı yüzde 48 oy!..

Oysa Cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turunda Kılıçdaroğlu’na oy veren 25 milyon seçmenin önemli bir bölümünün CHP’ye ve Kılıçdaroğlu’na karşı olan ama Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığına daha fazla karşı olanların oyu olduğunu herkes biliyor. Aksi olsaydı Altılı İttifak partilerinden beşinin açık desteğine rağmen CHP’nin oyu yüzde 25’te kalmazdı...

İttifak’ın en problemli müttefiki olan İYİ Parti lideri Akşener’in “Bir oy Kemal’e bir oy Meral’e” sloganıyla yürüttüğü kampanya da Kılıçdaroğlu’na verilen oyların yüzde 10 civarında bir bölümünün aslında onun “seçilebilir” olmadığı gerekçesiyle son ana kadar direnen İYİ Partili seçmenlerden geldiğini gösteriyor. Bugün ne o seçmenlerin ne de diğer beş partiden gelen desteğin Kılıçdaroğlu’nun arkasında olmadığı açık bir gerçek. Sarıgül’ün aslında olmayan partisinin CHP’ye katılmasıyla yapılan aşının da bu durumu değiştirmeye yetmeyeceğini herkes görüyor.

(Devam edecek)