Panele; Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner’in yanı sıra Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı ve Tarihi Kentler Birliği Başkanı Mansur Yavaş ve Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği Başkanı ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay katıldı. Panelde, yerelden başlayarak afete dirençli toplumsal modellerin oluşturulması ve afetle mücadelede sürdürülebilirlik başlıkları masaya yatırıldı.

Başkan Güner: “Afetlere dirençli kentler ve toplumlar artık teknik bir tartışma konusu olmanın ötesinde, doğrudan doğruya kamusal bir zorunluluk ve etik bir sorumluluk haline gelmiştir.”

Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği tarafından düzenlenen Afetlere Dirençli Kentler ve Toplumlar Paneli, Çankaya Belediyesi ev sahipliğinde Zübeyde Hanım Sosyal Tesisinde gerçekleştirildi.

Panele; Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ile Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği Başkanı ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, alanında uzman akademisyenler, kamu kurumları ve yerel yönetim temsilcileri katıldı. Panelde, afetlere karşı dirençli kent ve toplumların oluşturulmasına yönelik bilimsel ve uygulamaya dönük başlıklar, dört oturumda ele alındı.

AFETLE MÜCADELE, TÜM PAYDAŞLARLA AKIL VE BİLİMLE YÖNETİLMELİDİR

Panelin açılış konuşmasını yapan Başkan Güner, Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği’nin kurulduğu günden bu yana afete dirençli kent modeli üzerinde çalıştığını belirtti.

Başkan Güner, konuşmasına şu sözlerle devam etti;

"Çankayamızın da kurucularından olduğu Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği, yaşanabilir ve sürdürülebilir kentler inşa edilmesi, kentlerimizin sağlıklı hale getirilmesi, afet dirençli kent modelinin ortaya konulması gibi pek çok başlık altında kurulduğu günden bu yana çalışmalarını sürdürüyor. Bugün de burada kentlerimizin geleceğini ve yaşam hakkını ilgilendiren çok önemli bir başlık etrafında bir araya gelmiş bulunuyoruz. Afetlere dirençli kentler ve toplumlar artık teknik bir tartışma konusu olmanın ötesinde, doğrudan doğruya kamusal bir zorunluluk ve etik bir sorumluluk haline gelmiştir. Özellikle 6 Şubat depremi de göstermiştir ki bugün alınan kararların bedelini, yarın gelecek kuşaklar ödemektedir. İşte bu kuşaklara, çocuklara, henüz doğmamış bebeklere karşı biz seçilmiş yöneticilerin ve kentin, yurdun tüm paydaşlarının sorumluluğu bulunmaktadır. Onlara güvenli kentler, sağlıklı, yaşanabilir ve sürdürülebilir kentler bırakmak için afetle mücadeleyi temenniyle değil akıl ve bilimle, aceleyle değil uzmanlıkla, kapalı kapılar arkasında değil bugün burada olduğu gibi toplumun ve kentlerin tüm paydaşlarıyla sürdürmek gerektiğine yürekten inanıyorum. Bugün Türkiye Sağlıklı Kentler Birliğimizin de işte bu ilkeler ve hedefler doğrultusunda gerçekleştirdiği toplantının, düzenlenecek panel ve çalıştayın bu amaçlara hizmet edeceğini umuyor, bilgiyi çoğaltan, iş birliğini güçlendiren ve yerel yönetimlere yön veren sonuçlar üretmesini diliyorum.”

MÜDAHALE ODAKLI DEĞİL, ÖNLEYİCİ VE PLANLI AFET YÖNETİMİ

Dr. Cemil Tugay, Türkiye’nin afet yönetiminde yeni ve bütüncül bir döneme girmesi gerektiğini vurguladı. Tugay, merkezi ve yerel yönetimlerin iş birliği içinde, müdahale odaklı değil önleyici ve planlı bir afet yönetimi anlayışı geliştirmesinin zorunlu olduğunu ifade etti.

6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremlerde hayatını kaybeden yurttaşları anan Tugay, afet yönetiminde başarının kriz sonrası toparlanma hızıyla değil, afetlerin yaşanmasını engelleyen sistemlerle ölçülmesi gerektiğini söyledi. Türkiye’nin artık deprem, sel, yangın ve kuraklığın birbirini tetiklediği “çoklu kriz” sürecinde olduğunu belirten Tugay, yalnızca 2024 yılında binlerce afet olayının yaşandığına dikkat çekti.

Afetlere dirençli kentlerin tesadüfen oluşamayacağını vurgulayan Tugay, bu hedefe ancak ortak akıl, bilimsel planlama ve kurumlar arası koordinasyonla ulaşılabileceğini ifade etti. Panelin, afetlere karşı daha dirençli şehirler ve toplumlar oluşturma yolunda önemli bir adım olduğunu da sözlerine ekledi.

ABB Başkanı Mansur Yavaş ise "Özellikle 6 Şubat depreminden sonra şunu gördük ki Türkiye'de şu anda en güçlü kurum, 30 büyükşehir belediye başkanı ve diğer büyük belediyelerimiz. Çünkü köy hizmetlerinin kapatılmasıyla artık bundan sonra büyükşehir belediyeleri, ekipman olarak, ekip olarak, eleman olarak, teknik eleman olarak en güçlü kuruluşlar haline geldi. Bunu da 6 Şubat'ta iyice hissettik. Türkiye'deki tüm belediyeler deprem bölgesine koştu. Kendi gücü yettiği kadarıyla oralarda çalışmalar yaptılar” dedi.

BAKANLIKLAR VE HÜKÜMETLE İŞ BİRLİĞİ YAPMALIYIZ

İklim krizinin yarattığı sonuçların bakanlıklar ve hükümetle iş birliği içinde değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Mansur Yavaş, “Ankara'nın üzerinde artık yağmur bulutu, kar bulutu hemen hemen gelmiyor. Bunlar büyük krizler ve bunları hep birlikte Sağlıklı Kentler Birliği olarak yönetmek durumundayız. Bunu yapabilecek Türkiye'deki en önemli kuruluşun belediyeler olduğunu düşünüyorum. Bu nedenle hükümetin, bakanlıkların iyi bir iş birliği yapmak suretiyle bir an evvel belediyelerle el ele vererek çalışmalarını sürdürmeleri lazım. Bir diğer konu dünyadaki savaş tehlikesi. Savaş tehlikesi çıkınca Çevre Bakanlığı talimat verdi: 'Bütün illerimizin tamamında sığınak yeniden yapılacak. Sığınaksız yer kalmayacak.' Dolayısıyla bunlar da yine belediyeler aracılığıyla yapılacak ve bundan sonra ruhsat verirken zaten sığınak zorunlu ama demek ki biraz daha bütün insanları orada toplayabileceği şekilde yapılacak. İşte bunların tümünün planlamasının belediyeler üzerinden yapılması gerekiyor. Bu nedenle bu tür konuların burada tartışılarak ve üstelik başımıza gelen olayları da deneyimleri de paylaşmak suretiyle aynı zamanda bunları da bakanlıklara aktararak, birlikte iş birliği yaparak kentlerimize daha iyi hizmet yapabiliriz diye düşünüyorum" dedi.

UZMANLAR SÜRDÜRÜLEBİLİR KATILIMCI MODELLERİ DEĞERLENDİRDİ

Panelin ilk oturumu olan “Afetlere Dirençli Kentler” başlığı, SKB Danışma Kurulu Üyesi, İTÜ Şehir ve Bölge Planlama Bölümünden emekli Prof. Dr. Handan Türkoğlunun moderatörlüğünde yapıldı. Oturumda, SKB Danışma Kurulu Üyesi ve ODTÜ Şehir ve Bölge Planlama Bölümü Öğretim Üyeleri Doç. Dr. Meltem Şenol Balaban ile Doç. Dr. Ender Peker, SKB Danışma Kurulu Üyesi ve İstanbul Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümünden Doç. Dr. Burcu Zeybek ve MSGSÜ Şehir ve Bölge Planlama Bölümünden Dr. Tuğçe Tezer kent planlaması, iletişim ve yerel yönetim perspektifinden afetlere dirençli kentlerin nasıl inşa edilebileceğini değerlendirdi.

“Afetlere Dirençli Toplumlar” başlıklı ikinci oturum ise BM Nüfus Fonu (UNFPA) Türkiye’den Dr. Gökhan Yıldırımkaya moderatörlüğünde gerçekleştirildi. Oturumda TOBB ETÜ Psikoloji Bölümünden Prof. Dr. A. Nuray Karancı, ODTÜ Sosyoloji Bölümünden emekli Prof. Dr. Sibel Kalaycıoğlu, Başkent Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümünden Mine Nihan Kürekçi ve İzmir Büyükşehir Belediyesi Veteriner İşleri Dairesi Başkanlığından Murat Aras, toplumun afetlere hazırlığı, sosyal dayanıklılık ve kırılgan grupların korunması konularında görüşlerini paylaştı.

Panelin üçüncü oturumu olan “Afet Yönetimi ve Kurumlararası Koordinasyon”, DEÜ Halk Sağlığı Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Türkan Günay’ın moderasyonunda gerçekleştirildi. Oturumda afet yönetiminde risk azaltma, hazırlık süreçleri ve kurumlararası koordinasyon başlıkları ele alındı. Oturuma; AFAD Afet Risklerini Azaltma ve Önlem Dairesi temsilcisi Abdulkadir Tezcan, Ankara Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Kemal Çokakoğlu, Ankara Büyükşehir Belediyesi Afet İşleri ve Risk Yönetimi Dairesi Başkanı Özkan Erel, İzmir Büyükşehir Belediyesi Afet İşleri Dairesi Başkanı Eylem Ulutaş Ayatar, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Afet Hazırlık Şube Müdürü Dr. Emir Fatih Akbulat ile Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği Proje Koordinatörü Umut Berker Sevilmiş katıldı.

Kaynak: Bülten