OVP'nin hazırlık sürecinde reel sektörün beklenti ve sorunlarını Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a iletme imkânı bulduklarını vurgulayan Ardıç iş dünyasının görüşlerinin dikkate alınmasını ve sanayinin önceliklerinin programa yansıtılmasını son derece değerli bulduklarını ifade etti.

"ANKARA SANAYİSİ YENİ YATIRIM VE İHRACAT İMKÂNLARI ELDE EDECEK"

Savunma sanayii, sağlık endüstrileri ve stratejik sektörlerde kritik teknolojilerin yerli kapasitesinin geliştirilmesini ekonomik güvenlik açısından son derece önemli bulduklarını aktaran Ardıç, güçlü üretim ve mühendislik birikimine sahip Ankara sanayisinin bu süreçte yeni yatırım ve ihracat imkânları yakalayacağını söyledi. ASO olarak program hedeflerinin somut uygulama araçlarına dönüştürülmesi sürecinde ilgili kurumlarla iş birliği içinde katkı sunmaya hazır olduklarını da dile getirdi.

"BÜYÜME HEDEFİNİN YÜZDE 5’E YÜKSELTİLMESİ ÇOK KIYMETLİ"

Sürdürülebilir büyümenin temelinin sanayinin üretim ve ihracat kapasitesi olduğunu vurgulayan Seyit Ardıç, büyüme hedeflerini şu sözlerle değerlendirdi:

"Sürdürülebilir büyümenin temeli, sanayinin üretim ve ihracat kapasitesidir. Bu bakımdan büyümenin program dönemi boyunca kademeli olarak yüzde 3,3’ten yüzde 5’e yükselmesinin hedeflenmesini ve bu patikanın imalat sanayimizin üretim ve ihracat kapasitesini güçlendirecek politikalarla desteklenmesini son derece kıymetli buluyoruz."

Ardıç, programda büyümenin; yeşil ve dijital dönüşüm, Ar-Ge, beşerî altyapı ve yüksek katma değerli dönüşüm temelinde ele alınmasının, Türkiye'nin teknoloji yoğun ve ihracat odaklı büyüme iradesini yansıttığını kaydetti.

İMALAT SANAYİİ GÜÇLENDİRME PROGRAMI’NA TAM DESTEK

Programın en önemli yeniliklerinden birinin İmalat Sanayii Güçlendirme Programı olduğunu dile getiren Ardıç, bu yaklaşımın sahadaki sanayicilerin ihtiyaçlarıyla örtüştüğünü belirtti.

Ardıç, finansman, enerji, nitelikli iş gücü, yeşil ve dijital dönüşüm, ihracat ve kamu alımlarını içeren bütüncül çerçevenin sanayinin ölçek kazanmasına önemli katkı sağlayacağını vurguladı.

Program dönemi sonunda enflasyonun %9’a, cari açığın milli gelire oranının %1,6’ya ve bütçe açığının %2,8’e düşürülmesinin makroekonomik istikrar açısından kritik önemde olduğunu ifade etti.

Dış ticarette rekabetçilik kapsamında sadece mevcut firmaların satış artışının yeterli olmadığını dile getiren Ardıç, ihracatçı firma sayısının artması ve yüksek katma değerli ürünlerin payının yükselmesi gerektiğini söyledi.

Muhabir: Cemil Cahit Saraçoğlu