Ankara 37. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın bugünkü duruşmasına, bazı tutuksuz sanıklar, müşteki aileler ve taraf avukatları katıldı.

Mahkeme Başkanı, dosyaya gelen evrakı okuduktan sonra sanıklar hakkındaki adli kontrol tedbirlerine ilişkin cumhuriyet savcısına söz verdi.

Görüşü sorulan cumhuriyet savcısı, tutuksuz sanıklar Yavuz Selim Karaman, İbrahim Konca, Bedri Yaşar ve Kadir Dursun hakkında uygulanan "konutu terk etmeme" şeklindeki adli kontrol tedbirinin "yurt dışına çıkış yasağı"na çevrilmesini, ayrıca dosyadaki eksikliklerin giderilmesini istedi.

Söz verilen müşteki avukatları, cumhuriyet savcısının görüşüne katılmadıklarını, celse arasında gelen belgelerdeki aleyhe olan hususları kabul etmediklerini belirterek, bazı sanıklar hakkında uygulanan "konutu terk etmeme" şeklindeki adli kontrol tedbirinin devamını, sanık İbrahim Konca'nın ise adli kontrol tedbirini ihlal ettiğini ileri sürerek tutuklanmasını talep etti.

Yangında eşi ve 3,5 aylık bebeğini kaybeden müşteki Mustafa Şahin, cumhuriyet savcısının görüşüne katılmadığını belirterek, şöyle konuştu:

"Olayın üzerinden tam 1 yıl geçti, ben eşimi ve oğlumu kaybedeli tam 1 yıl oldu. Kaç celse oldu hala dinlenemeyen tanıklar var. Ben sanıkları her görüşümde yine yangını yaşıyorum. Geçen duruşmadan bu yana hiçbir şey değişmedi. Savcı bey neye dayanarak konutu terk etmeme kararını kaldırıyor anlayamıyorum. İbrahim Konca bu kararı ihlal etmiş. Mahkemenin bu sanığı tutuklu yargılaması için daha ne yapabilirim bilmiyorum. Daha deliller toplanmamışken ev hapsinin kaldırılmasını istemek kabul edilebilir bir şey değildir."

Müşteki beyanının ardından söz verilen sanık avukatları, henüz dinlenmeyen tanıkların dinlenmesini ve dosyaya gelen belgelerde yer alan aleyhe hususları kabul etmediklerini belirterek, müvekkilleri hakkında uygulanan "konutu terk etmeme" şeklindeki adli kontrol tedbirinin kaldırılarak, bunun yerine "yurt dışına çıkış yasağı" veya "il dışına çıkış yasağı" şeklindeki adli kontrol tedbirlerinin uygulanmasını istedi.

Söz verilen sanık İbrahim Konca, diş tedavisi gördüğünü ve evinin konumunun tedavi gördüğü yere uzak olduğunu belirterek, "'Konutu terk etmeme' şeklindeki adli kontrolümü isteyerek ihlal etmedim. 8 tane dişimin çekilmesi gerekiyor. Tansiyon hastasıyım. Her gün 1 dişim çekiliyor ve hastaneye gitmem gerekiyor. Yol zaten 3 saat sürüyor. Bilerek ve isteyerek herhangi bir ihlalde bulunmadım. Adli kontrolümün kaldırılmasını ya da değiştirilmesini istiyorum." beyanında bulundu.

Diğer tutuksuz sanıklar da eski savunmalarını tekrar ettiklerini belirterek haklarındaki adli kontrol tedbirlerinin kaldırılmasını istedi.

Beyanların ardından ara kararını açıklayan mahkeme, dosyadaki eksikliklerin giderilmesine ve önceki celsede dinlenilmesine karar verilen tanıkların gelecek duruşmada hazır edilmesine karar verdi.

Ayrıca mahkeme, sanıklar Yavuz Selim Karaman, İbrahim Konca, Bedri Yaşar ve Kadir Dursun hakkında uygulanan "konutu terk etmeme" şeklindeki adli kontrol tedbirini kaldırarak yerine "yurt dışına çıkış yasağı" ve "il dışına çıkış yasağı" şeklindeki adli kontrol tedbirlerinin uygulanmasına, diğer tutuksuz sanıklar hakkındaki mevcut adli kontrol tedbirlerinin ise devamına hükmetti.

Duruşma, 16 Ekim'e ertelendi.

OLAYIN GEÇMİŞİ

Çankaya ilçesi Alacaatlı Mahallesi'nde bulunan bir sitedeki 26 katlı binada, 12 Temmuz'da çıkan yangında biri bebek 3 kişi hayatını kaybetmişti.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yangına ilişkin başlatılan soruşturmada, yangının çıkmasına yol açacak yapı eksikliklerinin sorumlusu olduğu belirtilen 4 kişi tutuklanmıştı.

Başsavcılığın olaya ilişkin hazırladığı iddianamede, binanın şaft boşluğundan geçen elektrik iletim hattının metal kılıfının 10. kat seviyesinde deformasyona uğradığı, yangının bu bölümdeki aşırı ısınma ve gevşek bağlantı gibi sebeplerle iletim hattındaki "şase patlaması" sonucu başladığı tespitine yer verilmişti.

İddianamede, yangının çıkmasına yol açacak yapı eksikliklerinin sorumlusu olduğu belirtilen yüklenici firmanın müteahhidi, asansör bakım firmasının sahibi, site yöneticisi ve yapı denetim şirketi firmasının sahibinin de bulunduğu 13 sanığın "taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan 15'er yıla kadar hapisle cezalandırılmaları istenmişti.

İddianame, Ankara 37. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilmişti.

Kaynak: AA