ELDER Yönetim Kurulu Başkanı Barış Erdeniz, 1.İnovasyon, Yaygınlaştırma ve Girişimcilik Günleri’nde sektörün gelecek dönem hedeflerini, yatırım planlarını ve COP31 hazırlıklarını değerlendirdi.
Elektrik dağıtım şebekelerinin 2035 yılına kadar önemli ölçüde güçlendirilmesi gerektiğini belirten Erdeniz, bu kapsamda en az 50 milyar dolarlık yatırım ihtiyacı öngördüklerini söyledi. 2026-2030 döneminde 18,5 milyar dolarlık yatırım tavanı belirlendiğini kaydeden Erdeniz, planlı bakım kaynaklarıyla birlikte önümüzdeki beş yılda yaklaşık 22 milyar dolarlık bir büyüklüğe ulaşılacağını ifade etti.
BEŞ YILDA 22 MİLYAR DOLARLIK YATIRIM
Elektrik dağıtımının uzun vadeli ve yüksek sermaye gerektiren bir altyapı faaliyeti olduğuna dikkati çeken Erdeniz, yatırımların sürdürülebilirliği açısından uygun maliyetli finansmana erişimin önem taşıdığını vurguladı.
Yüksek finansman maliyetlerinin yatırım projelerinin ekonomik koşullarını zorlaştırabildiğini belirten Erdeniz, uluslararası finans kuruluşları, kalkınma bankaları ve yeşil finansman mekanizmalarıyla iş birliklerini önemli gördüklerini dile getirdi.Erdeniz, enerji dönüşümünün gerektirdiği yatırımların yalnızca yeni hat ve trafo yapımından ibaret olmadığını belirterek, mevcut altyapının daha verimli kullanılması, dijitalleşmenin hızlandırılması ve şebekelerin gelecekteki ihtiyaçlara hazırlanması gerektiğini kaydetti.
DAĞITIM SEKTÖRÜNDEN EKONOMİYE 33 MİLYAR DOLARLIK KATKI
Özelleştirme sonrasındaki 12 yıllık dönemde elektrik dağıtım sektöründe yaklaşık 20 milyar dolarlık yatırım gerçekleştirildiğini belirten Erdeniz, aynı dönemde dağıtım hattı uzunluğunun yüzde 60, trafo sayısının ise yüzde 67 arttığını bildirdi. Yaklaşık 16 milyon yeni abonenin sisteme dahil olduğunu aktaran Erdeniz, sektörün doğrudan ve dolaylı olarak yaklaşık 100 bin kişilik istihdama katkı sağladığını ifade etti. 2021-2025 uygulama döneminde 11,2 milyar dolarlık yatırım tavanının üzerine çıktıklarını belirten Erdeniz, yalnızca 2025 yılında yapılan yatırımın 2,5 milyar doları aştığını söyledi.
Özelleştirme bedeli olan 13 milyar dolarla birlikte Türkiye ekonomisine toplam 33 milyar dolarlık katkı sağlandığını ifade eden Erdeniz, müşteri memnuniyetinin de yüzde 75 seviyesine ulaştığını kaydetti.
YILLIK YATIRIM BÜYÜKLÜĞÜ 4 MİLYAR DOLARI AŞABİLİR
Türkiye’nin elektrik tüketimindeki artışın şebeke yatırımlarını hızlandırdığını belirten Erdeniz, yürürlükteki Ulusal Enerji Planı’nda elektrik tüketiminin 2025’te yaklaşık 361 teravatsaatten 2035’te 510 teravatsaate yükselmesinin öngörüldüğünü aktardı.
Elektrikli araçlar, çatı tipi güneş enerjisi sistemleri ve depolama teknolojilerinin de şebekede yeni kapasite ve işletme ihtiyaçları oluşturduğunu ifade eden Erdeniz, beşinci tarife dönemindeki 18,5 milyar dolarlık yatırım tavanının yıllık ortalama 3,7 milyar dolara karşılık geldiğini belirtti.
Yıllık yaklaşık 700 milyon dolarlık yatırım niteliğindeki planlı bakım harcamalarının da hesaba katılmasıyla toplam büyüklüğün 4 milyar doların üzerine çıkabileceğini söyleyen Erdeniz, şebeke yaşının kontrol altında tutulması ve akıllı, esnek, dayanıklı altyapının oluşturulması için yatırımların sürekliliğinin sağlanması gerektiğini vurguladı.
ELEKTRİK FATURALARI NASIL ETKİLENECEK?
Yeni yatırımların elektrik faturalarına olası etkisine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Erdeniz, elektrik dağıtımının düzenlemeye tabi bir kamu hizmeti olduğunu ve tarifelerin Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından belirlendiğini hatırlattı.
Dağıtım yatırımlarının maliyetinin tarifelere yalnızca düzenleyici mekanizma çerçevesinde yansıyabileceğini belirten Erdeniz, değerlendirmelerin sadece yatırım maliyeti üzerinden yapılmaması gerektiğini söyledi.
Güçlü dağıtım şebekelerinin elektrikleşmeyi ve yenilenebilir enerji kaynaklarının sisteme katılmasını kolaylaştırdığını ifade eden Erdeniz, yatırımların yapılmaması durumunda ortaya çıkabilecek kesintilerin, kapasite yetersizliğinin ve ekonomik kayıpların da dikkate alınması gerektiğini kaydetti.
KAYIP-KAÇAK ORANI YÜZDE 8,8’E GERİLEDİ
Elektrik dağıtım sektöründe kayıp-kaçak oranının 2013’te yüzde 18,5 seviyesindeyken 2025’te yüzde 8,8’e düşürüldüğünü belirten Erdeniz, bu iyileşme sağlanmasaydı sektörün toplam maliyetinin yaklaşık 3 milyar dolar daha yüksek olacağının hesaplandığını bildirdi.
Teknik kayıpların şebekenin fiziksel özelliklerinden, kaçak tüketimin ise hukuka aykırı elektrik kullanımından kaynaklandığını belirten Erdeniz, şirketlerin maliyetleri tarifelere sınırsız biçimde aktaramadığını vurguladı.
Kayıpların azaltılması, kaçak elektrik kullanımıyla mücadele edilmesi ve verimlilik kazanımlarının kalıcı hale getirilmesinin sektör açısından öncelik olduğunu ifade etti.
AKILLI SAYAÇLAR İÇİN AYRICA ÜCRET ALINMAYACAK
Milli Akıllı Sayaç Sistemi’nin yalnızca sayaç değişiminden ibaret olmadığını belirten Erdeniz, sistemin ölçüm, haberleşme ve veri yönetimi kapasitesini geliştirerek şebekenin daha etkin işletilmesine katkı sağlayacağını söyledi.
Program kapsamında değiştirilen sayaçlar için tüketicilerden ayrıca sayaç değişim bedeli alınmadığını aktaran Erdeniz, akıllı sayaçlarla tüketicilerin elektrik kullanım alışkanlıklarını daha yakından takip edebileceğini kaydetti.
Bu dönüşümün ELDER’in “Dağıtım 2.0” vizyonunun önemli yapı taşlarından biri olduğunu belirten Erdeniz, hedeflerinin mevcut kapasiteyi daha verimli kullanan ve değişen ihtiyaçlara daha hızlı yanıt veren bir dağıtım sistemi oluşturmak olduğunu ifade etti.
ELEKTRİKLİ ARAÇLAR ŞEBEKEDE YENİ İHTİYAÇLAR OLUŞTURUYOR
Elektrikli araç sayısının 2035’te yaklaşık 7 milyona, 2040’ta ise 13 milyona ulaşmasının öngörüldüğünü belirten Erdeniz, temel meselenin toplam elektrik ihtiyacından çok, araçların aynı anda şarj edilmesiyle oluşabilecek anlık güç talebi olduğunu dile getirdi.
Aynı mahallede çok sayıda aracın akşam saatlerinde şarja bağlanmasının yerel şebekede kapasite ihtiyacını artırabileceğine dikkati çeken Erdeniz, akıllı şarj uygulamaları, talep yönetimi ve zamanında gerçekleştirilecek trafo ve hat yatırımlarının önemini vurguladı.
Çatı tipi güneş enerjisi sistemleri ve depolama teknolojilerinin de elektrik akışını çift yönlü hale getirdiğini belirten Erdeniz, vatandaşların gelecekte yalnızca elektrik tüketen değil, aynı zamanda elektrik üreten ve depolayan aktörler olacağını ifade etti.
Bu değişimin geleneksel şebeke işletmeciliği anlayışını dönüştürdüğünü belirten Erdeniz, “Dağıtım 2.0” yaklaşımının elektriği yalnızca taşıyan bir yapıdan, üretimi ve tüketimi izleyen, veriyi işletme kararlarına dönüştüren akıllı, esnek ve dayanıklı bir sisteme geçiş anlamına geldiğini kaydetti.
COP31’DE ŞEBEKE YATIRIMLARI VE FİNANSMAN GÜNDEME TAŞINACAK
ELDER’in COP31’e resmî gözlemci kuruluş statüsüyle katılacağını belirten Erdeniz, Mavi Bölge’de elektrik dağıtım sektörünün yatırım perspektifini ve teknolojik dönüşüm çalışmalarını uluslararası ziyaretçilerle paylaşacaklarını söyledi.
Üyesi oldukları Utilities for Net Zero Alliance (UNEZA) ile birlikte 10 Kasım’da enerji dönüşümünde şebekelerin rolü, yatırım ihtiyaçları ve finansman konularını ele alan bir oturum düzenlemeyi planladıklarını aktaran Erdeniz, uluslararası kuruluşlar ve sektör temsilcileriyle yeni iş birlikleri geliştirmeyi hedeflediklerini belirtti.
Enerji dönüşümünün güçlü elektrik dağıtım şebekeleri olmadan gerçekleştirilemeyeceğini vurgulayan Erdeniz, Türkiye’nin 2035’e kadar ihtiyaç duyduğu en az 50 milyar dolarlık yatırım tutarını uluslararası paydaşlarla paylaşacaklarını ifade etti.
Erdeniz, “Enerji dönüşümünün görünmeyen kahramanı şebekelerdir” diyerek şebeke yatırımlarının iklim finansmanı gündeminde daha güçlü yer edinmesi gerektiğini dile getirdi.
AR-GE PROJELERİ SAHAYA TAŞINACAK
Elektrik dağıtım sektöründe dijitalleşme ve teknoloji geliştirme çalışmalarının önemine de değinen Erdeniz, EPDK’nın desteğiyle 2014’ten bu yana önemli bir Ar-Ge birikimi oluştuğunu söyledi.
Ar-Ge projelerinin yalnızca geliştirilmesinin değil, sahada uygulanmasının ve yaygınlaştırılmasının da önemli olduğunu belirten Erdeniz, inovasyon, yaygınlaştırma ve girişimcilik faaliyetleriyle sektörün ihtiyaçlarını teknoloji geliştiren kurumlar ve girişimcilerle buluşturmayı hedeflediklerini kaydetti.
EPDK’nın 5 Eylül 2026’da yayımlanan düzenlemelerinin prototip geliştirme, doğrulama testleri, pilot uygulamalar ve sertifikasyon gibi süreçlere katkı sağlayabileceğini ifade eden Erdeniz, Ar-Ge projelerinin kullanılabilir ürünlere dönüşmesinin kolaylaşacağını belirtti.
Ar-Ge projelerinin yaygınlaştırılmasına yönelik yatırım tutarının 2025’te 332 milyon liraya ulaştığını aktaran Erdeniz, yerli yazılım ve ekipman geliştirilmesini de sektörün teknolojik yetkinliği açısından stratejik bir öncelik olarak değerlendirdiklerini söyledi.
Elektrik dağıtımının kritik altyapı hizmetlerinden biri olduğunu hatırlatan Erdeniz, dijitalleşme sürecinde siber güvenlik, teknik standartlara uygunluk ve sistemlerin birlikte çalışabilirliğinin de gözetilmesi gerektiğini vurguladı.
HEDEF, DAHA AKILLI VE DAYANIKLI BİR ŞEBEKE
Türkiye’nin elektrik dağıtım altyapısının son 12 yılda önemli ölçüde güçlendiğini belirten Erdeniz, bugün 1,6 milyon kilometreyi aşan dağıtım hattı ve 573 binden fazla trafoyla yaklaşık 52 milyon tüketiciye hizmet verildiğini ifade etti.
2035’te tüketici sayısının 64 milyona ulaşmasının, dağıtık üretim tesisi sayısının bugünkü seviyesinin yaklaşık üç katına çıkmasının ve elektrikli araç sayısının 7 milyona ulaşmasının öngörüldüğünü aktaran Erdeniz, bu dönüşümün şebekenin kapasitesinin artırılmasını ve daha akıllı hale getirilmesini zorunlu kıldığını söyledi.
Dağıtım şirketlerinin hizmet kalitesinin EPDK tarafından kesinti süresi ve sıklığı, teknik kalite, tüketici memnuniyeti ile iş sağlığı ve güvenliği gibi göstergeler üzerinden değerlendirildiğini hatırlatan Erdeniz, yatırımların tüketicinin günlük hayatında hissedilir iyileşmeler oluşturmasını amaçladıklarını kaydetti.
Erdeniz’e göre önümüzdeki dönemin temel hedefi, artan elektrik talebini karşılayabilecek, yenilenebilir enerji kaynaklarını sisteme entegre edebilecek ve değişen tüketim alışkanlıklarına uyum sağlayabilecek bir altyapı oluşturmak. Bu dönüşümün gerçekleşmesi için ise yatırımların yanı sıra uzun vadeli finansmana erişim, dijitalleşme ve kurumlar arası koordinasyon belirleyici olacak.


