Yıldız Anadolu, şu an Hamamönü sanat sokağındaki çalışmalarında tek bir resim tekniğine bağlı kalmadan farklı tarzlarda üretim yapıyor. Ebru çalışmalarını resimle birleştiren Anadolu, ebru üzerine güller, Galata Köprüsü ve Kız Kulesi gibi figürler işleyerek farklı eserler ortaya çıkarıyor. Öğrencilerinin de kendi istekleri doğrultusunda üretmesine alan açan Anadolu, resimde temel çizim tekniklerini öğretirken kişilerin kendi tarzlarını bulmalarına önem veriyor.

ÇOCUKLUKTA BAŞLAYAN RESİM TUTKUSU

Resimle çocukluk yıllarında tanışan Yıldız Anadolu, bu ilgisini aldığı eğitimle mesleğe dönüştürdü. Anadolu, “Çocukluğumdan beri bütün ailenin resim ödevlerini yaparak başladım. Allah vergisi bir yeteneğim varmış; ama yetenek olmasa da resim sanatı öğretilebilir ve öğrenilebilir bir sanat. Biraz resim seven herkes ‘Ben yapamam’ diyor. Asla böyle düşünmesinler. Eğitimle, öğretimle her şeyin üstesinden gelirler. Çünkü çizmenin de şekilleri var, dersi var, her şeyi var. Ben Gazi Üniversitesi Resim-İş Öğretmenliği mezunuyum. Bütün kuralları, kaideleri orada öğrendik.” dedi.

“BEN RESİM ÖĞRETMENİ OLDUĞUM İÇİN HER TARZDAN YAPIYORUM”

Tek bir üsluba bağlı kalmadan çalışan Anadolu, öğrencilerinin yaşına ve beklentisine göre eğitim veriyor. İleri yaştaki öğrencilerinin özgürce resim yapmasına alan açan usta, temel çizim tekniklerini de öğretiyor. Anadolu, “Resim öğretmeni olduğum için her tarzdan yapıyorum. Ayrı seçtiğim bir tarz yok. Çünkü hepsini bilmek ve öğretmek durumundayım. Öğrencilerim olduğu için onlara istediklerini öğretiyorum. Buraya çok ileri yaşta hanımlar, beyler geliyor. Ben onlara gençlere öğrettiğim gibi öğretmiyorum. ‘Biz gönlümüzce resim yapmak istiyoruz’ diyorlar. Onlara da gönüllerini serbest bırakıyorum ama hiç olmazsa bir çizmeyi öğretiyorum.” dedi.

GÖNÜLLÜ DERSLERLE ÖĞRENCİLERİNE ULAŞIYOR

Yıldız Anadolu, kendi atölyesinin yanı sıra Çayyolu Semt Meclisi’nde de gönüllü resim dersleri veriyor. Özellikle öğrenciler konusunda hassas davranan Anadolu, sanat eğitimini gönüllü olarak sürdürüyor. Anadolu, “Kendim ders veriyorum. Hele öğrenciler okuyorsa hiç kıyamıyorum, gönülden veriyorum. Çayyolu’nda mesela gönüllü resim dersleri veriyorum. Çayyolu Semt Meclisi’nde, orada da ileri yaşta insanlar var. Onlara gönüllü ders veriyorum.” ifadelerini kullandı.

EĞİTİME YENİDEN DÖNEREK MEZUN OLDU

Yıldız Anadolu’nun meslek yolculuğunda önemli bir dönüm noktası, yarıda kalan üniversite eğitimine yıllar sonra yeniden başlaması oldu. 2000 yılında Gazi Üniversitesi’ne dönen Anadolu, birinci sınıfı yeniden okuyarak 2004’te mezun oldu.

Bu süreci anlatan Anadolu, “İlk girişte kazandım üniversiteyi. Sonra eğitimime ara vermek zorunda kaldım. 2000 yılında af çıkınca ‘Ne yaparsanız yapın, ben gidiyorum okula’ dedim. Birinci sınıfımı saymadılar, sıfırdan başlattılar. Çok şükür 2000’de girdim, 2004 yılında mezun oldum.” diye konuştu.

ESERLERİNDE FARKLI TEKNİKLERİ BULUŞTURUYOR

Anadolu, ebru çalışmalarının yanı sıra yağlı boya ve alkollü mürekkeple de eserler üretiyor. Ebru üzerine güller işleyen, Galata Köprüsü ve Kız Kulesi’ni yorumlayan Anadolu, özellikle Atatürk portrelerinde benzerliği yakalamak için defalarca çalışma yaptığını belirtti. Anadolu, “Çok uğraşıyorum. O yüzden Atatürk resimlerim hiç kalmıyor, hepsi satıldı. Ben de buraya geldiğimizden beri daha başlamadım. İlham gelmesi lazım, hakikaten doğru. İstek olmasa bu iş olmaz zaten ama hakikaten ‘hazırım’ demeniz lazım Atatürk resmi çizmek için” dedi.

SANATIN İYİLEŞTİRİCİ YÖNÜ

Ressam Anadolu, resim ve ebrunun yalnızca bir uğraş olmadığını, insanların kendilerini iyi hissetmelerine de katkı sunduğunu düşünüyor. Özellikle sanatla üretmenin kişiye kendini ifade etme alanı açtığını vurguluyor.

Sanatın kendisi için taşıdığı anlamı anlatan Anadolu, “Sanatın hangi dalı olursa olsun, insanın ruhunu, bedenini, zihnini aydınlık tutar. Bu müzik de olabilir, resim de olabilir, heykel de olur, seramik de olur. O çamurla uğraşınca içinizdeki bütün sıkıntıları atarsınız. Resim yaparken de öyle.” ifadelerini kullandı.

Muhabir: Melahat TAŞ