Özel Haber

Şahin: Görünmeyen park, güvensiz park demektir

Kent planlaması ve mahalle kültürü üzerine yaptığı çalışmalarla tanınan Prof. Dr. Savaş Zafer Şahin, mahalle parklarının neden ıssızlaştığını ve güvenlik risklerinin nasıl çözülebileceğini değerlendirdi. Şahin, meselenin sadece fiziksel değil, temelinde bir “sosyal kopuş” olduğunu vurguladı.

Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Öğretim Üyesi, Şehir Plancısı ve Sivil Toplum Gönüllüsü Prof. Dr. Savaş Zafer Şahin, mahalle parklarındaki güvenlik ve kullanım sorunlarına ilişkin açıklama yaptı. Parkların kaderinin henüz kağıt üzerindeyken belirlendiğine dikkat çeken Şahin, güvenliğin anahtarının "doğal gözetim" ve "katılımcı tasarım" olduğunu ifade etti.

MAHALLELİ TASARIMA NASIL KATILIR?

Parkların tasarım sürecinde mahallelinin devre dışı kalmasının aidiyet duygusunu zedelediğini belirten Şahin, katılımın güvenlikle olan bağını şu sözlerle açıkladı: “Bir parkın güvenliği aslında tasarımından önce, kimin için yapıldığıyla başlar. Eğer kadınlar, çocuklar ve yaşlılar tasarım sürecine dahil edilmemişse, o park onların değildir.”

Mahalle parklarının ıssızlaşmasının temel nedeninin çoğu zaman fiziksel değil, sosyal kopuş olduğunu ifade eden Şahin, kullanıcıların ihtiyaçlarını yansıtmayan mekânların doğal olarak sahiplenilmeyeceğini belirtti. Pratikte katılım için; mahalle ölçeğinde katılımcı tasarım atölyeleri yapılmasını, park açılmadan önce geçici kullanım (prototip) denemeleri yürütülmesini, çocuklar ve yaşlılar için yerinde gözlem ve birlikte tasarım süreçlerinin işletilmesini öneren Şahin, “Katılım bir ‘anket’ değil, birlikte üretim sürecidir. İnsanlar tasarladıkları mekânı korur.” dedi.

“ARTIK ALAN” PLANLAMA HATASI

Türkiye’deki şehircilik pratiklerinde parkların konumlandırılma biçimini eleştiren Şahin, bu durumun parkı sosyal yaşamın merkezinden kopardığını ifade etti. Şahin, “Türkiye’de mahalle parkları çoğu zaman planlanmaz; artakalan boşluklara sıkıştırılır.” dedi.

Bu yaklaşımın; görünürlüğün azalması, erişimin zayıflaması ve sürekliliğin kesilmesi gibi sonuçlar doğurduğuna dikkat çeken Şahin, konumlandırma ve güvenlik ilişkisi hakkında şu tespitte bulundu: “Bir parkın güvenliği, konumunun merkeziliğiyle doğrudan ilişkilidir. Görünmeyen park, güvensiz park demektir.”

Şahin, parkların yol kenarına, aktif cephelere ve günlük akışa entegre edilmemesinin güvenlik risklerini ciddi biçimde artırdığına vurgu yaptı.

GÜVENLİK: BEKÇİ Mİ, TASARIM MI?

Güvenlik konusunda teknolojik veya polisiye tedbirlerden ziyade “doğal gözetim” kavramına vurgu yapan Prof. Dr. Şahin, şu ifadeleri kullandı: “En etkili güvenlik unsuru kamera ya da bekçi değil, insanın kendisidir.”

Doğru tasarlanmış bir parkta; sürekli kullanıcı akışı olması, farklı yaş gruplarının aynı anda bulunması ve günün farklı saatlerinde kullanımın devam etmesi gerektiğini belirten Şahin; bekçinin destekleyici olabileceğini ancak tek başına çözüm olmadığını vurguladı. Şahin, “Boş park tehlikelidir. Kalabalık park kendini korur.” diye konuştu.

KAMERA GÜVENLİĞİ SAĞLAR MI?

Dijital izleme sistemlerinin suç önlemedeki gerçek etkisini değerlendiren Prof. Dr. Savaş Zafer Şahin, kameraların sınırlı bir etkiye sahip olduğunu belirterek şunları söyledi: “Kamera suç işlemeden önce değil, çoğu zaman suçtan sonra devreye girer. Güvenlik teknolojik değil, mekânsal ve sosyal bir üretimdir.”

Kameraların caydırıcılık sağlayabileceğini ancak tek başına güvenlik üretmediğini hatırlatan Şahin; eğer bir park boş, karanlık ve işlevsizse kameranın sadece kayıt alacağını, suç riskini ortadan kaldırmayacağını ifade etti.

BAKIMSIZLIĞIN SOSYAL MESAJI

Fiziksel ihmallerin toplumsal algıdaki karşılığına değinen Şahin, “Kırık Cam Kuramı”na (Broken Windows Theory) atıfta bulunarak bakımsızlığın bir güvenlik zafiyeti yarattığını söyledi. Şahin, “Kırık bir bank, sönük bir lamba sadece fiziksel bir sorun değildir; ‘burası sahipsiz’ mesajıdır.” dedi.

Küçük ihmallerin daha büyük ihlalleri tetiklediğini ve bakımsızlığın denetimsizlik algısı yarattığını belirten Şahin, “Bir parkın bakımı sadece estetik değil, güvenlik politikasıdır.” ifadelerini kullandı.

İDEAL BİR MAHALLE PARKI NASIL OLMALI?

Prof. Dr. Savaş Zafer Şahin, yaşayan ve güvenli bir mahalle parkı oluşturmak için şu kriterlerin altını çizdi:

Çok işlevli kullanım (oyun, spor, dinlenme, buluşma),

Sürekli aktivite (sabah yürüyüşü, akşam sosyalleşme),

Açık ve görünür tasarım (kapalı, kör noktaların azaltılması),

Çevreyle entegrasyon (kafeler, yollar, konut cepheleri),

Sürekli bakım ve aydınlatma.

Şahin, son olarak “Güvenli park tasarlanmaz; yaşatılır. En güvenli park, insanların sadece geçtiği değil, kalmak istediği parktır.” Dedi.