Şebnem Demirörs’ün el emeği üretim yolculuğu, okuduğu “Küçük Mucizeler Dükkânı” adlı kitaptan aldığı ilhamla başladı. Emekli olduktan sonra el sanatlarına yönelen Demirörs, seramikten örgüye kadar uzanan geniş bir yelpazede, kendi kendine öğrendiği tekniklerle üretim yapıyor.
"KÜÇÜK BİR DÜKKÂN HAYALİYLE BAŞLADI"
Emekli olduktan sonra Ankara Kalesi'nde kendi dükkânını açan Şebnem Demirörs, yıllardır ilgi duyduğu el sanatlarını burada üretmeye başladı. Demirörs, küçük bir dükkân hayalinin zamanla gerçeğe dönüştüğünü şu şekilde anlattı:
"Ben sosyal hizmet uzmanıyım. Emekli olduktan sonra ne yapsam diye düşünürken okuduğum bir kitap bana küçük bir dükkân hayali kurdurdu. Sonra bir gün arkadaşımla Kale'yi gezerken Pilavoğlu Han'da bir dükkân bulduk ve orası bizim oldu. Bir süre orada çalıştık. Daha sonra buraya taşındım ve kendi dükkânımı açtım. Şimdi elimden geldiğince burayı güzelleştirmeye çalışıyorum. Aslında el işiyle uğraşmak yıllar içinde gelişen bir şey oldu. Seramik yapmaya başladım, örgüler ördüm, çantalar yaptım. Emekli olduktan sonra da bunlara daha fazla zaman ayırma fırsatı buldum.”
"CANIM NE İSTERSE ONA EVRİLİYORUM"
Demirörs, dükkânında örgü, seramik ve takı çalışmalarını bir arada yürütüyor. Ürettiği ürünlerin büyük bölümünü el emeğiyle hazırlayan Demirörs, zamanla farklı alanlara yönelerek üretim yelpazesini genişlettiğini söyleyerek şunları ekledi:
"Çocuk giysileri yapmayı seviyorum. Motiflerden çocuk kıyafetleri, çantalar ve süslemeler hazırlıyorum. Hasır iplerden ve kâğıt iplerden çantalar örüyorum. Kışın hırkalar, kazaklar yapıyorum. Bunun yanında seramik çalışıyorum; kupalar, bardaklar, servis tabakları üretiyorum. Şimdi de takıya yönelmeye başladım. Seramik parçaları deri ve farklı malzemelerle birleştirerek yeni ürünler ortaya çıkarmaya çalışıyorum. Canım ne isterse ona evriliyorum. Ondan sıkılıyorum buna geçiyorum, bundan sıkılıyorum başka bir şeyle uğraşıyorum."
"BURADA KENDİ FIRINIM VAR"
Ürünlerinin büyük bölümünü kendi atölyesinde hazırlayan Demirörs, seramik çalışmalarını da dükkânındaki fırında üretiyor. Son dönemde seramik takılar üzerine çalıştığını belirten Demirörs, farklı malzemeleri bir araya getirerek yeni tasarımlar ortaya çıkardığını belirtti:
"Burada kendi fırınım var. Seramik çalışmalarımı burada pişiriyorum. Kupalar, bardaklar, servis tabakları yaptım. Şimdi seramikten kolye uçları ve takılar üzerine çalışıyorum. Bunları deri ve farklı malzemelerle birleştiriyorum. Duvar süsleri, magnetler yapıyorum. Çantalarda da hazır aldığım parçaların üzerine kendi motiflerimi ve süslemelerimi işliyorum. Yaz için çilek, limon, karpuz gibi figürler çalıştım. Ürünlerin çoğu tamamen el emeğiyle ortaya çıkıyor.”
"YAPAMAM DİYORDUM, BAŞLAYINCA DEVAMI GELDİ"
Demirörs, ürettiği ürünler için herhangi bir kurs eğitimi almadığını belirtti. Seramiğe kızı sayesinde ilgi duymaya başladığını anlatan Demirörs, zamanla kendi denemeleriyle üretimlerini geliştirdiğini şu şekilde ifade etti.
"Hiç kursa gitmedim. Seramiği biraz kızımdan öğrendim. Kızım iletişim tasarım mezunu, seramik de çalışıyordu. Onun gösterdikleri oldu. Burada çalışan arkadaşlarım da var, takıldığım yerlerde onlara soruyorum. Ama genelde kendi kendime öğrenmeye çalıştım. Aslında sabrım olmadığı için uzun süre 'Ben bunu yapamam' diye düşünüyordum. Sonra bir gayret ettim. İlk öğrendiğim motif hâlâ duruyor, benim için hatırası olan bir çalışma. Yaptıkça insanın eli alışıyor, ürünler de zamanla değişiyor.”
"İNSAN NEYİ SEVİYORSA ONA YÖNELİYOR"
Üretim yapmayı emeklilik sonrası hayatının bir parçası haline getiren Demirörs, yeni şeyler öğrenmeye ve denemeye devam ettiğini söyledi. Kale'deki atölyelerin birbirinden beslendiğini belirten Demirörs, ilgi duyduğu farklı alanlara yönelmeyi sürdürdüğünü vurguladı:
"İnsan neyi seviyorsa ona yöneliyor. Ben de zaman içinde farklı şeyler denemeye devam ettim. Şimdi mesela yağlı boya çalışmayı düşünüyorum. Buranın güzel tarafı, herkesin birbirinden bir şey öğrenmesi. Yan komşumdan farklı şeyler öğreniyorum, başka bir arkadaşım başka bir konuda yardımcı oluyor. Hepimizin yeteneği farklı ama birbirimize destek oluyoruz. Süreç içinde daha neler yaparım bilmiyorum ama üretmeye devam etmek istiyorum. Yaptıkça öğreniyorsunuz, öğrendikçe de yeni şeyler denemek istiyorsunuz.”