Özel Haber

ILO: Yaşam boyu öğrenme öncelikli strateji olmalı

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) “Yaşam boyu öğrenme ve gelecek için beceriler” başlıklı yeni bir rapor hazırlayarak hükümetlere sundu. Rapor, kapsayıcı ve erişilebilir öğrenme sistemlerine yönelik yatırımların güçlendirilmemesi halinde ülkeler arasında ve ülke içinde eşitsizlikleri artırma riski taşıdığı konusuna dikkat çekiyor.

Dijitalleşme ve yapay zeka (AI), yeşil dönüşüm ve demografik değişimler çalışma hayatını yeniden şekillendirirken, ILO çalışan anketleri, çevrim içi iş ilanı analizleri, kurumsal veriler ve eğitimde neyin işe yaradığını ortaya koyan 174 çalışmanın incelenmesine dayanan “Yaşam boyu öğrenme ve gelecek için beceriler” başlıklı yeni rapor hazırladı.

Hükümetlere yaşam boyu öğrenmeyi ekonomik ve sosyal politikaların merkezi bir bileşeni haline getirmeye çağrısında bulunan rapor, kapsayıcı ve erişilebilir öğrenme sistemlerine yönelik yatırımların güçlendirilmesini öneriyor. Aksi halde bu dönüşümlerin ülkeler arasında ve ülke içinde eşitsizlikleri artırma riski taşıdığı konusuna dikkat çekiyor.

Rapor, yaşam boyu öğrenmeye yönelik kapsamlı bir yaklaşım benimsenmesi çağrısında bulunurken, bu yaklaşımın yalnızca örgün eğitimle sınırlı kalmayıp işyerlerinde ve toplum genelinde öğrenme ve eğitim fırsatlarını da kapsaması gerektiğini vurgulanıyor.

Yaşam boyu öğrenmenin de yalnızca istihdam edilebilirlik ve verimlilikten ibaret olmadığı, insana yakışır işi, gerçek inovasyonu, aktif vatandaşlığı ve sosyal içerimi destekleyerek sürdürülebilir büyüme ve kalkınmaya yönelik her etkili stratejinin temel taşlarından birini oluşturduğu ifade ediliyor.

Birçok ülkede öğrenme sistemleri parçalı yapısını koruduğu ve kronik olarak yeterli şekilde finansman sağlamadığına dikkat çekilen raporda, “Yüksek gelirli ülkelerde dahi, ülkelerin %34’ü kamu eğitim bütçelerinin %1’inden daha azını yetişkin öğrenimi ve eğitimine ayırmaktadır. Düşük gelirli ülkelerde ise bu oran %63’e yükselmektedir” tespiti yapılıyor.

Yüksek gelirli ülkeler genellikle daha gelişmiş kurumsal yapılardan faydalandığına dikkat çekilen raporda, kurumlar arası zayıf koordinasyon ve öğrenme fırsatlarına eşitsiz erişim gibi önemli zorlukların devam ettiği kaydediliyor. Daha düşük gelirli ülkelerde ise sınırlı finansman ve yetersiz altyapı gibi yapısal engellerin, öğrenme sistemlerinin kapsamını ve etkinliğini daha da kısıtladığı vurgulanırken, “Hükümetler, işveren örgütleri ve işçi örgütlerinin tümünün bu süreçte önemli bir rolü bulunmaktadır. Rapor, öğrenmeye daha geniş ve eşit erişimin sağlanması, eğitim sistemlerinin güçlendirilmesi ve yaşam boyu öğrenme politikalarının bireylerin yaşam koşullarına daha iyi uyum sağlayacak şekilde geliştirilmesi çağrısında bulunmaktadır. Ayrıca güçlü yönetişim, koordinasyon, finansman ve sosyal diyalog mekanizmalarına duyulan ihtiyacı vurgulamaktadır. Kararlı adımlar atılmadığı takdirde, rapor çalışma hayatının geleceğini şekillendiren dönüşümlerin küresel işgücünün geniş kesimlerini geride bırakma riski taşıdığı uyarısında bulunmaktadır” değerlendirmesi yapılıyor.