Çeşitli nedenlerle doğal yaşam alanlarında yaralanan, zehirlenen ve yardıma muhtaç hale gelen kurt, alaca sansar, çakal, oklu kirpi, yaban kedisi, dağ keçisi, kaçakçılardan kurtarılan yavru sincaplar ile Fırat kaplumbağası, kara leylek, şahin, kartal ve puhu gibi nesli tükenme tehlikesi altında olan hayvanlar Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Genel Müdürlüğü ile Dicle Üniversitesi (DÜ) işbirliğiyle kentte kurulan Dicle Yaban Hayvanı Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezine getiriliyor.

DKMP Diyarbakır Şube Müdürlüğünde yaban hayvanları üzerine çalışma yürüten veteriner hekim Kasım Ertürk ve Emre Yalçın, DÜ Veteriner Fakültesindeki akademisyenlerin de katkısıyla merkezde bulunan ameliyathanelerde, rehabilitasyon birimlerinde, gözlem ve karantina odalarında yaban hayvanlarının bakım ve tedavilerini yapıyor.

Burada tedavi edilen yaban hayvanlarının bir kısmı yeniden doğayla buluşurken bir bölümünün ise uçma ve yürüme yetisini kaybettiği için merkezde bakımına devam ediliyor.

Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü bünyesinde görevli veteriner hekimler klinik hizmetinin yanı sıra yaban hayvanlarının doğadaki yaşamsal döngülerini de takip ediyor.

"4 yılda 1500 yaban hayvanına hizmet

Veteriner hekim Kasım Ertürk, AA muhabirine, yaban hayatının korunması için veteriner hekimlerin de hizmet verdiğini söyledi.

Yaralı yaban hayvanlarının tedavisini yaptıklarını, tedavisi tamamlanan ve doğaya salınması uygun hayvanları da habitatına uygun yerlerde doğayla buluşturduklarını ifade eden Ertürk, görev yaptıkları Dicle Yaban Hayvanı Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezinin bölgedeki ilk ve tek merkez olduğunu aktardı.

Ertürk, DKMP Şube Müdürlüğünde görevli veteriner hekimler olarak hem merkezde hem sahada 7 gün 24 saat esaslı canla başla çalışma yürüttüklerini dile getirerek, öncelikli hedeflerinin yaralı getirilen yaban hayvanlarının ilk müdahalesini yaprak bir an önce tedavisine başlamak olduğunu kaydetti.

"Merkezler yeni nesil hekimlere pratik yapma imkanı da sunuyor"

Ertürk, 2020'de kurulan merkeze yaralı ve bakıma muhtaç 1500 yaban hayvanının geldiğini anlatarak, şunları söyledi:

"Çoğunlukla kanatlı yırtıcı grubu misafir ediyoruz. Onun dışında bölgemizin nadir türleri arasında izlenen Fırat kaplumbağası, alaca sansar, kurt, tilki gibi hem sürüngen hem memeli birçok farklı türe ev sahipliği yaptık. Veteriner hekim denilince toplumda ilk olarak evcil ve çiftlik hayvanlarını tedavi eden hekim akla geliyor. Ancak yaban hayvanlarının korunması, gelecek nesillere aktarılması için 'yaban hayatı veteriner hekimleri' ülkemizde çok kritik bir rol üstlenmektedir. Genel müdürlüğümüzün ülke genelinde kurduğu merkezler, yaralı yaban hayvanlarını tedavi etmenin yanı sıra veteriner fakültelerinde yetişen yeni nesil hekimlere pratik yapma imkanı sunuyor."

Veteriner hekim Emre Yalçın da doğada yaralı halde bulunan yaban hayvanlarını tedavi ve rehabilite ederek, doğaya salınmaları için mücadele verdiklerini belirtti.

Taze buğday başakları odun ateşinde firiğe dönüşüyor Taze buğday başakları odun ateşinde firiğe dönüşüyor

Yalçın, "Merkezimizde bazı günler arı kuşlarına bazı günler kurtlara kimi günler ise flamingo gibi nadir görülen türlere müdahale ediyoruz. Zor gibi görünse de gurur verici bir iş. Ülkemiz yaban hayatı açısından çok zengin. Yeni nesil veteriner hekim arkadaşlara bu alanda kendilerini geliştirmelerini tavsiye ediyorum." dedi.

Kaynak: AA