YÖK Başkanı Erol Özvar, iş dünyasında karşılığı olmayan bölümlerin kademeli olarak kapatılacağını, 10 üniversitede ise tarım odaklı yeni programlar açılacağını duyurdu. Henüz resmi listeler açıklanmasa da YÖK’ün bu yeni kararının 2026 sınav sürecine nasıl yansıyacağını Psikolog, Eğitim Uzmanı ve Rehberlik Ekipleri Amiri Salim Ünsal verilerle yorumladı.
“PSİKOLOJİ, ECZACILIK VE MİMARLIK ÖNEMLİ DEĞİŞİKLİK BEKLİYORUZ”
Salim Ünsal, kontenjan daralmasının bu yıl vakıf üniversitelerine yönelebileceğini belirterek şu verileri paylaştı:
"Kontenjan dağılımları itibariyle son 2 yıldır önceki teamüllerin aksine zaten genel bir daralmaya gidiliyor. 2024 yılında Devlet üniversitelerinin tüm ikinci öğretim programları kapatılarak 79 binlik bir azalma ile ilk kez tanışmıştık. 2025 yılında ise kapsam daha da genişletilerek bazı bölümlerde köklü kontenjan eksilmelerine gidildi ve devlet üniversitelerinde 190 bine varan kontenjan eksilmesi yaşandı. Bu azalma da nispeten öğrencilerin yüksek oranda tercih ettiği bazı programlara yansıdı. Örneğin geçen yıl Eşit Ağırlıklı puan türünde Çalışma Ekonomisinde yüzde 48, Kamu Yönetiminde yüzde 46, Hukukta yüzde 45 ve Uluslararası İlişkilerde ise yüzde 34'lük bir azalmaya gidildi. Sayısal puan türünde ise Fen Bilgisi Öğretmenliğinde yüzde 53, İlköğretim Matematik Öğretmenliğinde yüzde 34, Diş Hekimliği ve Veterinerlikte yüzde 32, Elektrik Elektronik Mühendisliğinde ise yüzde 23 oranında bir eksilme yaşandı. "dedi.
Kontenjan eksilme trendinin bu yıl da devam edeceğini şu ana kadar YÖK tarafından yapılan beyanatlardan anlaşıldığını vurgulayan Salim Ünsal şunlara dikkat çekti:
“Beklentimiz bu yıl devlet üniversitelerinden ziyade vakıf üniversitelerindeki programların kontenjanlarının eksilmesinin daha yüksek olabileceği yönünde. Mezun sayısının yüksekliği bakımından özellikle hukuk ve diş hekimliğinde eksilme devam edecekken, Psikoloji, Eczacılık ve Mimarlık gibi mezun enflasyonu yaşanan bölümlerde önemli değişikliklerin olacağını bekliyoruz."
YENİ AÇILAN BÖLÜMLER İŞ GARANTİSİ SAĞLAR MI?
Üniversitelerin iş garantisi verme misyonu olmadığını vurgulayan Ünsal, piyasadaki karşılık için zamana ihtiyaç olduğunu belirtti:
"Üniversitelerin hiçbir programının iş garantisi verme gibi bir lüksü ve misyonu yoktur ne yazık ki. Ancak ihtiyaç analizleri, sektörler ve piyasa verilerine bakılarak bazı bölüm mezunlarına daha fazla ihtiyaç duyulacağı da bir realitedir. Akademi bünyesinde birbirinden farklı 350 üzerinde lisans 200 üzerinde ise ön lisans programları bulunuyor. Her yeni yılda ise bu çeşitlilik artıyor. Özellikle son 2 yıldır yapay zekâ, yeşil enerji ve teknoloji odaklı pek çok yeni programlar akademinin bünyesine dahil ediliyor. Çeşitlilik olarak artsa da kontenjan olarak iptal edilenlerin yanında büyük bir yekûn da oluşturmuyor bu bölümler. Bu programların piyasada karşılık bulmasının da biraz daha süreye ihtiyaç duyacağını düşünüyorum. Tüm dünyada akademik alanlar mesleklerde hızlı bir değişim ve dönüşüm var ve üniversiteler bu değişim dönüşümün ne yazık ki önünde değil hala arkasından koşmaya çalışıyor."
2026’DA ÜNİVERSİTEYE YERLEŞMEK DAHA MI ZOR OLACAK?
Ünsal, adayları bekleyen rekabet dengesini "40 bin" sınırı üzerinden açıkladı:
"Kontenjanlar son 2 yılda 1 milyon 89 binden 837 bine kadar geriledi. Bu sene de bu azalma trendinin sürmesini bekliyoruz. Ancak son iki yılda olduğu gibi büyük oranlı radikal bir eksilmenin yaşanmayacağını düşünüyorum. Elbette akademinin koltuk sayısının azalması rekabeti artıran bir unsur olacaktır. Lakin başvuru sayısından da 130 binin üzerinde bir azalmanın yaşandığı yıla girdik. Bu da demek oluyor ki kontenjanlarda 40 binin altında bir eksilme yaşanırsa rekabet açısından geçen yıldan farklı bir tablo çıkmayacaktır. Ancak 40 binin üstünde bir eksilme yaşanırsa bu hem rekabetin artmasını sağlar hem de yerleşme şansını biraz zora sokabilir. "