Doğuştan gelen ve genellikle yaşamın ilk yıllarında fark edilen, karmaşık bir nöro-gelişimsel farklılık olarak tanımlanan otizm 1985 yılında her 2 bin 500 çocuktan 1’inde görülürken, son araştırmalara göre bugün her 36 çocuktan 1’inde görülüyor. Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilen ‘Dünya Otizm Farkındalık Günü otizmin varlığına dikkat çekmek için her yıl nisan ayının ilk haftası kutlanıyor. 

Eczacı-Homeopat Ezgi Nevçehan, otizmi, her bireyin kendine özgü bir yolculuğu olan ve geniş bir spektrumda görülen bir nörogelişimsel bozukluk olarak ifade etti.  Bu farklılıkların gücünü kavramak için daha fazla anlayış ve empatiye ihtiyaç olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi:“Otizmli bireylerin dünyayı nasıl algıladığını ve deneyimlediğini anlamak için onların bakış açısını dinlemeliyiz. Bu, toplum olarak birbirimize daha fazla saygı göstermemiz ve destek olmamız gerektiği anlamına gelir. Ancak, bu farklılıkların ne kadar güçlendirici olabileceğini, nasıl birer zenginlik kaynağı olduğunu görmek için kalbimizi ve zihnimizi açmalıyız. Otizm, sadece bir zorluk değil, aynı zamanda eşsiz yetenekler ve bakış açıları sunan bir fırsattır.” 

Tez-Koop-İş üyeleri Mimarlar Odası’nı protesto edecek Tez-Koop-İş üyeleri Mimarlar Odası’nı protesto edecek

Ezgi Nevçehan, toplumun hala otizmi anlamakta ve kabul etmekte zorlandığını belirtti. Otizmin, hala birçok yanlış inanç, ön yargı ve ayrımcılıkla karşılaştığına değindi. Nevçehan otizmle ilgili şunları dile getirdi: “Herkesin değerli olduğunu ve toplumun bir parçası olmaya hak kazandığını kabul etmeliyiz. Otizm Farkındalık Haftası, bu önemli konuda farkındalık yaratmanın ve toplumu eğitmenin bir fırsatıdır. Ancak, asıl önemli olan, bu farkındalığın sadece bir hafta ile sınırlı kalmamasıdır. Otizm spektrumunda olan bireyler ve aileleri, her zaman destek ve anlayışa ihtiyaç duyarlar. Bizler, onların seslerini duyurmalı, haklarını savunmalı ve onların yanında olmalıyız.” 

Muhabir: Nursel DİLEK MANAVBAŞI