Özel Haber

Suç oranları arttı, suçun mahiyeti değişti

TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu Başkanı AK Parti İstanbul Milletvekili Müşerref Pervin Tuba Durgut, suç oranlarında dünyada ve ülkemizde artış olduğunu belirtiyor. Ancak yaşadığımız dijital ortamda suçun mahiyetinin değiştiğine dikkat çekerek ‘siber zorbalık ve dijital suçların’arttığını bunun içinde yeni önlemler alınması gerektiğini ifade ediyor.

Loading...

İtalyan şef Andrea Minguzzi ile çellist Yasemin Akıncılar’ın 15 yaşındaki oğlu Mattia Ahmet Minguzzi, 14 ve 15 yaşındaki iki kişiyle yaşanan bir tartışmanın ardından beş yerinden bıçaklanarak öldürüldü.

Geçen yıl 23 yaşındaki Hakan Çakır, 14 ve 17 yaşlarındaki iki kişiyle “laf atma” nedeniyle yaşanan tartışmada hayatını kaybetti.

En son 14 Ocak’ta İstanbul Güngören’de, aralarında çocukların da bulunduğu iki grup arasında “yan bakma” gerekçesiyle çıkan kavgada, 15 yaşındaki E.Ç. 17 yaşındaki Atlas Çağlayan’ı bıçakladı. Hastaneye kaldırılan Çağlayan tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirdi; E.Ç. tutuklandı.

Ahmet Minguzzi, Hakan Çakır ve Atlas Çağlayan… Türkiye’de son dönemde yaşanan gençlik şiddeti vakalarıyla gündemde. Yaşanan bu olaylar, gençler arasındaki şiddetin yalnızca münferit vakalardan ibaret olmadığını gösteriyor. Gençler arasında artış gösteren şiddet vakaları meclisi de harekete geçirdi. TBMM Genel Kurulunda, çocukların suça sürüklenmesine yol açan nedenlerin tüm boyutlarıyla incelenerek koruyucu ve önleyici mekanizmalar geliştirilmesi amacıyla Meclis Araştırma Komisyonu kuruldu. Komisyon şimdiye kadar 8 toplantı bir de saha çalışması gerçekleştirdi. Komisyon Başkanı AK Parti İstanbul Milletvekili Müşerref Pervin Tuba Durgut komisyon çalışmalarını www.başkentgazete.com.tr Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Nursel Dilek Manavbaşı’na değerlendirdi.

-Komisyon çalışmalarıyla ilgili şu ana kadar neler yapıldı? Komisyon hangi aşamada?

İlk toplantıda olayı bilimsel bir metoda oturtmak istedik. Daha sonra çocuk suçluluğunu etkileyen her katmandaki bireysel, bireylerarası organizasyonel, çevresel, politik bütün düzlemlerdeki faktörleri hem analiz ediyoruz hem de müdahale alanlarını tespit ediyoruz. Bu çerçevede konunun muhataplarını davet ediyoruz. Milli Eğitim Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Aile Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı hatta Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımızı da çağıracağız. Komisyona bakan düzeyinde katılım sağlanıyor. Çevre bakanı neden derseniz, bu işin bir de çevresel boyutu var. Çocuk dostu, güvenli şehirler, kadın dostu şehirler, daha modern şehircilik anlayışları gelişiyor. Böyle bir vizyonla da ilerlemek istiyoruz. Ne eksiğimiz var onu görmüş oluyoruz. Paydaşlarımızı çağırdık. Sahada bununla ilgili çalışan kurumları, akademisyenleri dinliyoruz.

-Elde ettiğiniz sonuçlara bakarak suça sürüklenen çocuklarda bir artış var mı?

Dünyada da Türkiye’de de OECD ve UNİCEF raporları bizi teyit ediyor. Suçluluğun provelansında bir artıştan ziyade mahiyetinde bir değişiklik görüyoruz. Siber zorbalık gibi dijital suçların arttığını görüyoruz. Suçun mahiyeti değişirken insan yaralama, öldürme, çok elim hadiselere de şahit olduk. Dünyada bu tür elim hadiseler yaşanıyor. Ancak çağda değişti. Dijital mecralar çocukları bambaşka boyutlara taşıyor. Oralarda örgütlenebiliyorlar. Sonra o empati duygusunu yok edecek ya da böyle şiddeti özendirecek dijital içeriklere maalesef çocuklar çok fazla maruz kalıyor.

-Temel ortak risk sadece bu mu? Aile, eğitim vs. bu anlamda ne kadar etkin?

Bu konuda aslında dünya literatüründe şimdiye kadar dinlediğimiz akademisyenler ve kurumlar birbirini teyit eder nitelikte. En önemli risk faktörlerinden birisi aile tabii ki. Aile derken neyi kast ediyoruz. Fonksiyon icra edemeyen aile. Aile kavramı zedelendikçe bunun toplumdaki yansımalarını görüyoruz. Parçalanmış aile ya da şiddetin olduğu parçalanmamış aile de bir risk faktörü. Ama bazen anne baba ayrıdır ama sevgiyi, saygıyı, eğitimi öğretebilen ailelerde var. Burada boşanmış aileleri kastetmiyorum.

Suçun okul çıkışlarında arttığını gösteren araştırmalar var. Bunlarla ilgili ne gibi önlemler alınabilir?

Çok önemli bir risk faktörü de okulu bırakma, okul terki ya da okula tutunamamakta bir risk faktörü. Çocukları okul sonrasında güvenli alanlarda gelişimine, eğitimine katkıda bulunmakta çok önemli. O kritik saatlerin önemini bizde fark ettik. Buna yönelik çalışmalarımız olacaktır. Yerel yönetimlerin ne kadar önemli olduğunu da fark ediyoruz. Bu nedenle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği bakanımızı da dinleyeceğiz. Bu önemli bir konu. Meseleyi bütün yönleriyle ele alıyoruz. Bu işte failde var; ama elim hadiselerde çok mağdur çocuklarda var. Biz mağduriyetleri gidermeye yönelik hukuki düzenlemeleri de ele alarak ilerliyoruz.

-Yasal bir boşluk var mı?

Dünyada ve Türkiye’de bu meseleyi tartışıyor. Belirli bir yaşa sosyal medya yasağı bütün dünyada tartışılıyor. İster istemez bu noktalarda açıklar var. Bunları bilimsel zeminde tartışıp varsa açıklık, kapatmak revize etmek bu komisyonun önemli görevlerinden biri.

-Epstein belgelerini nasıl değerlendirirsiniz?

Aslında bu olayda ne kadar korkunç, nasıl çürümüş oligarkların elinde böyle çetelerin olduğunu gördük. Bu bizi daha da ürküttü. Gerçekten biz kime emanetiz, çocuklarımız kime emanet? Çok ütopik gelen şeylerin aslında gerçek olduğunu dünyayı korkunç çetelerin yönettiğini fark ettik. Ki bu buzdağının görünen yüzü. Dolayısıyla çocuklarımızı korumak daha önemli bir mesele haline geliyor. Her zamankinden daha fazla kenetlenmemiz, çocuklarımızı korumamız gereken bir çağda yaşıyoruz.