Özel Haber

“Şiir, ruhumun en hakiki dili”

Halk ozanlığı geleneğinden gelen Şair Adem Eminoğlu, şiiri bir tercih değil, yaşamının doğal bir parçası olarak gördüğünü vurguladı. Başkent’e konuşan Eminoğlu, kalemini millet, vatan, inanç ve insan ruhunun derinliklerinden beslediğini belirtti. Çağın dilini yakalayarak genç nesillere ulaşmayı hedeflediğini dile getirdi.

Şair Adem Eminoğlu, şiire çocukluğundan itibaren aşina olduğunu söyledi. Türkiye’nin tanınmış halk ozanlarından Aşık Sıtkı Eminoğlu’nun oğlu olarak büyüdüğünü ve çocukluk yıllarını ustaların meclislerinde geçirdiğini anlattı. Bağlamaların çalındığı, şiirin konuştuğu bu ortamlarda geliştiğini ifade eden Eminoğlu, 17-18 yaşlarında ilk şiirini kaleme aldığını dile getirdi. Ona göre şiir, bir uğraş veya hobi değil; duyguların, gözlemlerin ve toplumsal değerlerin ifade bulduğu en doğal dil.

“ŞİİR, TOPLUMUN KOLEKTİF RUHUNU DA YANSITIYOR”

Eminoğlu, şiirlerinde milli ve manevi değerleri, tarih ve kültür izlerini ön plana çıkardığını söyledi. Gurbet, hasret ve özlem gibi duyguların Anadolu insanının ruhuna işlemiş olmasının şiirlerinde güçlü bir yansıması olduğunu belirtti. Toplumsal olaylara da eğildiğini, kahramanlık destanlarından günümüzün sosyal sıkıntılarına kadar uzanan geniş bir perspektifle eserler ürettiğini anlattı. Tasavvufi derinlik, inanç ve irfan çizgisinin de şiirlerinin temel kaynakları arasında yer aldığını vurguladı. Ona göre şiir, yalnızca bireysel duyguları değil, toplumun kolektif ruhunu da yansıtıyor.

GELECEK PLANI GENÇLERE ULAŞMAK

Eminoğlu, günümüz gençlerinin dijital dünyaya yoğun şekilde hapsolmuş olmasına rağmen bunun şiire ulaşmak için bir fırsat olduğunu söyledi. Sade ve anlaşılır bir dil kullanarak sosyal medyada gençlere hitap etmeye çalıştığını vurguladı. Çağdaş şiir biçimlerini de deneyerek halk geleneğinden kopmadan eserlerini evrenselleştirmeyi hedeflediğini dile getirdi. Geleceğe yönelik olarak üç şiir kitabını yayımlamayı ve kurgusu hazır olan roman projesini hayata geçirmeyi planladığını belirtti; şiirin onun için her an doğabilen, ruhu besleyen bir ifade biçimi olmaya devam ettiğini söyledi.

Devamı için tıklayınız.