İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Genel

Başkan Yavaş imzalı çevreci projeler hayata geçiyor 

Genel

Can dostlara sıcak yuva 

Magazin

İngiltere güzeli Muğla'ya hayran kaldı 

Genel

Dev Projeye miniklerden büyük destek 

Kültür-Sanat

Piyanist İdil Biret'ten "19 Mayıs" konseri

Genel

Europa-Orient/Doğu-Batı Dostluk Ve Barış Ralli'si Ankara'dan yola çıktı

Genel

19 Mayıs'ı başkentin zirvesinde kutladılar

Spor

Engelleri bocceyle aştılar 

Genel

 Lüks otomobilini 1 milyon adet taşla kapladı 

Kültür-Sanat

Çankaya'da Fınal Four heyecanı yaşanacak 

Genel

Ankara 19 Mayıs'ta tek yürek olacak 

Genel

 Engelsiz Çankaya için el ele 

Sağlık

Sağlık Haberleri

Kilo veremiyorsanız sebebi 'duygusal' olabilir

AA 14.04.2019 12:23
Kilo veremiyorsanız sebebi 'duygusal' olabilir

Beslenme ve Diyetetik Bölümü Uzmanı, diyetisyen Tanoğlu, "Kilo veremiyorsanız, verdiğiniz kiloları koruyamıyorsanız veya yeme atakları yaşıyorsanız sebebi duygusal açlık olabilir." dedi.

Uzmanlar, yaklaşan yaz mevsimi öncesi kilo vermek isteyenlerin diyetleri bilinçli yapması gerektiğine işaret ederken, zayıflayamamanın çeşitli nedenleri olabileceği konusunda da uyarılarda bulunuyor.

Medicana Kadıköy Hastanesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Uzmanı, diyetisyen Maria Tanoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, birçok kişinin kilo verememekten veya verdiği kiloları geri almaktan şikayet ettiğini, bu durumun altında yatan sebebin duygusal açlık olabileceğini söyledi.

Tanoğlu, her başladığı diyeti çok hızlı bir şekilde bozan, sabah kararlılıkla başlanan rejimlerde gün içerisinde tatlı krizi yaşayıp buna yenilen, yemek masasından kalkıp 10 dakika gibi kısa süre içerisinde açlık hissetmeye başlayanların "duygusal açlık" ile karşı karşıya olabileceğine işaret ederek, şunları kaydetti:

"Açlık duygusunu fizyolojik ve duygusal olmak üzere ikiye ayırıyoruz. Fizyolojik açlık, vücudun enerji ihtiyacı için duyulan gerçek açlıktır. Duygusal açlık ise vücudun değil, beynin açlığıdır. Özellikle stres, aşırı üzüntü, öfke, yalnızlık duygusu, günlük hayatın getirdiği güçlükler nedeniyle negatif duyguların tetiklenmesiyle oluşan hormonal değişimlerimiz doğrultusunda duygusal açlık ortaya çıkar. Kilo veremiyorsanız, verdiğiniz kiloları koruyamıyorsanız veya yeme atakları yaşıyorsanız sebebi duygusal açlık olabilir. Fiziksel olarak midenizin dolu olduğunu bildiğiniz ama kendinizi hala aç hissettiğiniz her an duygusal açlık yaşıyor olabilirsiniz.

Normal şartlar altında bir tabak yemekle doyduğunuzu bildiğiniz fakat o gün bir tabak yediğiniz halde doymadıysanız 'dikkat' dediğimiz noktaya gelmişsinizdir. İkinci tabağı yemeden önce kendinize 'dur' deyip 20 dakikanın dolmasını bekleyin. Bırakın beyne tokluk sinyali gitsin. 20 dakikadan sonra hala açsanız önce mutlaka su için ve bulunduğunuz ortamı 5-10 dakika dahi olsa değiştirin. Yaşadığınız şeyin duygusal açlık olduğunu, midenizin aslında dolu ve doygun olduğunu hissedeceksiniz. Yapılan araştırmalar üzüntü, öfke, stres, can sıkıntısı, yalnızlık gibi sebeplerin duygusal açlığa yol açabileceğini belirtiyor."

"10 kadından yalnızca biri başladığı diyeti bitirebiliyor"

Maria Tanoğlu, sağlıklı kilo verebilmek için yapılması gerekenlere değinirken, metabolizmayı hızlandırarak zayıflama sürecinin hızlandırılabileceğini aktardı.

Tanoğlu, vücudun ihtiyacı kadar su içmeye özen gösterilmesi gerektiğine işaret ederek, "Günlük su ihtiyacı kişinin kilosu başına 30 mililitre olacak şekilde hesaplanabilir. Örneğin 70 kilo olan bir bireyin gün içerisinde içmesi gereken su miktarı 2.100 mililitre kadardır." ifadelerini kullandı. Her gün en az 30 dakika yürüyüş yapılması, mutlaka düzenli hareket edilmesi, kürlerle metabolizmanın hızlandırılması tavsiyelerinde bulunan Tanoğlu, bir kase yoğurda zencefil, zerdeçal ve tarçın ekleyerek hazırlanan kürün son ara öğünde tüketilebileceğini, üzerine bol bol su içilerek kürün etkisinin maksimuma çıkartılabileceğini anlattı.

Diyete başlamak kadar diyeti sürdürmenin de ayrıca önemli olduğunu vurgulayan Tanoğlu, şöyle devam etti: "Başlanan diyeti bitirebilmek 10 kadından birinde görülebilen bir durum aslında. Bu durumu beyin ile mide arasındaki psikolojik savaş olarak nitelendirebiliriz. Yan dal olarak psikoloji okumamın esas sebeplerinden biri de bu süreçte danışanlarımı iyi yönlendirebilmek. Çünkü kilo verme süreci sadece sağlıklı beslenmeyle değil, danışanların psikolojik süreçlerini de iyi bir şekilde yürütmeyi becerebildiğimizde başarılı oluyor. Diyeti sürdürülebilir kılmak için atılması gereken adımlardan bir tanesi, yaptığınız programın diyet değil, sağlıklı beslenme olduğunu kabul etmenizdir. Bu nedenle diyetisyeninizden günlük hayata uyarlanabilir listeler düzenlemesini talep edin. Çünkü yeni benimseyeceğiniz beslenme modelini kabul edip hayatınıza adapte ettiğiniz sürece başarılı olacaksınız. Karar verdiğiniz anda hemen uygun olduğunuz ilk güne diyetisyen randevusu alın ve başlayın. Diyete başlamak için pazartesiyi beklemenize gerek yok."

"Kriz anında gelen tatlı isteği, meyve ve tarçın ilaveli yoğurt yenilerek kırılabilir"

Medicana Kadıköy Hastanesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Uzmanı, diyetisyen Tanoğlu, kişinin ruh halini, iştah ve duygu durumlarını etkileyen serotonin, endorfin gibi hormonların beyin ve bağırsakta bulunduğunu hatırlatarak, serotonin eksikliğinde kişinin depresif ve yorgun olduğunu, bu nedenle stres, üzüntü, öfke, günlük hayatın getirdiği güçlüklerden kaynaklı negatif duygular yaşanan dönemde seviyesi düşen hormonlar sebebiyle kişilerin duygusal açlık hissi yaşadığını ve yüksek kalorili ürünler tüketmeye yöneldiğini anlattı.

Basit adımlarla kişilerin bu atakları kontrol altına alabileceğini belirten Tanoğlu, duygusal açlık atakları geldiği zaman abur cubur, fast food tarzında bol şekerli ve yağlı besinler tüketmenin yapılan en büyük yanlışlardan biri olduğuna dikkati çekti. Tanoğlu, şu tavsiyelerde bulundu: "Bu tip kriz anında gelen tatlı isteği, meyve ve tarçın ilaveli yoğurt yenilerek kırılabilir. Kişinin canı çok yemek istiyorsa yemeli. Çünkü yeme isteği kontrol edilemiyorsa stresi daha da artacaktır, o zaman porsiyon kontrolüne dikkat ederek yemek yenmeli. Diğer yandan serotonin seviyesine olumlu katkı sağlayan ve doğal antidepresan özelliği taşıyan besinler bu tip atak anlarında çok faydalı olacaktır. Örneğin, muz, çilek, kuşkonmaz, çeri domates, çikolata, patates, Hindistan cevizi, yoğurt... Arada yaşanan yemek atakları sonucu fazla kaçırılan besinler diyetteki başarı yüzdesini 100'den 70'e çeker ama sıfırlamaz. Yani bir öğünde kaçamak yapıldığı için 'diyet sona erdi beslenme düzeni tamamen bozuldu' diye düşünülmemeli. Bir sonraki öğünden beslenme programına uygun bir şekilde beslenmeye devam edilmelidir."

"Kişi kendisine 10 dakika süre tanımalı"

Maria Tanoğlu, tatlı krizi ya da aşırı yeme isteği geldiği zaman bu stresi kırabilmek için kişinin kendisine 10 dakika süre tanıması gerektiğini söyledi. Tanoğlu, şunları kaydetti: "Örneğin, çok çikolata yemek istiyorsa '10 dakika sonra yiyeceğim' diyerek zaman kazanmalı. Bu arada mutlaka önce bir bardak su içip, sonrasında dışarı çıkıp hava almalı. Çalışan kişiler ofiste müzik dinleyerek dikkatlerini başka yöne yoğunlaştırabilir hem de rahatlayıp stresten uzaklaşabilir. Ev hanımı ise mutfaktan çıkmalı, o an bulunduğu ortamdan uzaklaşmalı. Kişi kendini 10 dakika sonrası için şartlandırmalı. Bu süre içinde yeme isteğiniz azalacaktır. Stresin yol açtığı duygusal açlığı yenmenin en temel yollarından biri ise kasları aktive etmektir. Kaslar aktive oldukça stres azalır. Bunun için yürüyüş, yüzme, pilates, yoga gibi iyi hissettiren aktiviteler yapılabilir."